🏆 DÜNYA KUPASI 2026 MERKEZİ 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → 🏆 Dünya Kupası 2026 Merkezi Keşfet →

Özgür Özel: Ekrem’i de satmam, Mansur Beyi de satmam

CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel, dün iki demeç verdi, partideki tartışmalar için "Anlaşabiliriz ama kurultayda anlaşabiliriz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurultay yaptırmamak, partinin kalbini sökmektir. Kurultay yapsınlar, gerisi onların olsun" dedi.

Siyaset 17 Haziran 2026

Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, partisinin bir an önce kurultaya gitmesini ve bugünkü atanmış yönetimin yerine seçilmiş bir yönetim gelmesini istiyor. Özel dün iki yayın kuruluşuna, Medyascope ve İlkeTV’ye söyleşiler verdi ve bu görüşünü uzun uzun anlattı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Medyascope’dan Ruşen Çakır ve Özgecan Özgenç’e verdiği söyleşide mutlak butlan kararıyla atanan yönetimle uzlaşma zemini olup olmadığına ilişkin soruya, uzlaşmanın ancak kurultayla mümkün olabileceğini söyledi. “Anlaşabiliriz ama kurultayda anlaşabiliriz” diyen Özel, seçimsiz bir sürecin zamana yayılmasına rıza göstermeyeceklerini belirtti. Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Biz ilk günden itibaren şunu söyledik: Anlaşabiliriz ama kurultayda anlaşabiliriz. Seçimsiz bir süreçte, zamana yaymakta anlaşamayız. Buna milyonların tepkisi var, sadece benim tepkim yok. Şöyle anlaşma olmaz, diyelim karşı taraf anlaşmada bizden yarım kilo et istiyor sadece. Ama yarım kilo et olarak kalbimizi istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ne kurultay yaptırmamak, partinin kalbini sökmektir. Kanı beyne, organlara pompalayan o. Şimdi uzlaşalım, biz uzlaşmada varız. Biz şunu söylüyoruz: ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni ayakta tutun, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü engellemeyin.’ Onlar diyor ki ‘Ya biz çok bir şey istemiyoruz ki, koca CHP’den yarım kilo et istiyoruz.’ Ama o da kalbimiz, kurultay yapmamak istiyorlar. Nasıl verelim kalbimizi? Kurultay yapsınlar, gerisi onların olsun.”

“Temel motivasyonumuz ayrılmak değil, seçilmişlerin yönettiği döneme dönmek”

Özel, temel motivasyonlarının partiden ayrılmak değil, CHP’yi kurultaya götürerek seçilmiş yönetimin işbaşına gelmesini sağlamak olduğunu belirtti. Özel, iddiaları şöyle değerlendirdi:

“Bizim temel motivasyonumuz ayrılmak değil, temel motivasyonumuz partimizi bir kurultaya götürerek seçilmişlerin yönettiği döneme dönmek. Çünkü bariz ki saray yargısının almış olduğu, Türkiye siyaset ve hukuk tarihinde görülmemiş bir kararla, altı yıl önce pandemide yapılmış bir kurultayın sonucuna götürüyorlar partiyi. Bu olacak iş değil. Şunu söyleyeyim, saray yargısının aldığı bir kararla yönetilen bir Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimse ne muhalefet beklesin, ne direnç beklesin, ne de bu rejimin değiştirilebilmesini beklesin. O yüzden mutlaka, ben ya da seçilmiş bir genel başkan ve seçilmiş bir yönetimin görevin başında olması gerekiyor. Birincisi bu. Temel motivasyonumuz burada kalmak ve partimizi geri almak. İkincisi, bir seçimde Kemal Bey’i yenmişim. İkinci, üçüncü, dördüncü seçimde de karşıma rakip çıkmamış. Geçerli oyların bütününü almışım. Eski delegeden almışım, yeni delegeden almışım.

Parti tarihinde ilk kez delinmemiş bir anahtar liste yapmışız. Ecevit’in bile listeleri delinmiş, bizim delinmemiş bugüne kadar. Bu partinin birlik beraberliğe ne kadar önem verdiğini gösteren bir şey. İlkinde Kemal Bey’i yendim. İkinci, üçüncü kurultayı kazandım. Dördüncü kurultayda, CHP’li herhangi birisiyle yarışsaydık ve o kazansaydı; yeni kazanan başkanın ne günahı vardı da bu mahkeme kararıyla dört yıl önceki genel başkan geliyor? Bu akılla, mantıkla, zihinle savunulabilecek bir şey değil. Benim suçum son kurultayı kazanmak mı? Son kurultayda rakip çıkmamışlar, yarışmamışlar. Şimdi mahkeme kararıyla geliyorlar. E son kurultayda bir rakibim olsaydı o kazansaydı, bu mahkeme kararıyla Kemal Bey’le hiç teması olmayan rakibim niye genel başkanlığı kaybetsin de Kemal Bey gelsin? Akıl alır bir şey değil. O yüzden biz burada kalacağız.

Şöyle bir şey görüyorlar: CHP kendi içinde bir kavga halinde olursa, birbiriyle meşgul olursa iktidara tehdit olmaz. Ama CHP bu durumdan sıyrılır, ayrı bir parti kurarsa da büyük bir alternatif olabilir. Ona karşı da içeride dışarıda bu tip lafları duyuyorum: ‘Başka parti kurarlarsa dokunulmazlıklar kalkar, yargılanırlar.’ Bu özgürlüğümüzle ülkemizi takas etmemizi öneren bir şantaj. Ben bugüne kadar hiçbir şantaja teslim olmadım. Bundan önceki şantajlara teslim olsaydık, belki butlan da gelmezdi. Bana ‘Akıllı ol, uslu dur, partinin başında otur’ diyorlardı. ‘Ekrem’i sat’ diyorlardı. Ben 10 yaşından beri bir arkadaşımı satmadım ama sonuçta Ekrem’i satmak bir arkadaşı satmak değil, Türkiye’nin geleceğini satmak. Bugün için Mansur Bey’i hedefe koyarlarsa, Mansur Bey’i satmak da Türkiye’nin geleceğini satmak. Yani AK Parti’ye karşı kazanabilecek kimi yalnız bırakırsak bu Türkiye’nin geleceğini satmak olur. Demek ki yeni parti kurmamızdan endişe edenler, özgürlüğümüzle Türkiye’nin geleceğini takas etmeye çalışıyorlar. Ben bunu kabul etmiyorum.”

“Benim bir endişem yok”

Özel, kendisinin tutuklanması ihtimaline ilişkin soruya, “19 Mart yaşandığında benden böyle bir performans kimse beklemiyordu. Ama bütün zor şartlar, bütün krizler kendi liderini ve kendi çözümünü yaratır. Ülkesini, partisini seven milyonlarca insanın bir adım önüne birisi çıkar. Orada benim bir endişem yok” yanıtını verdi.

Dokunulmazlığı kaldırılırsa…

Özel, İlke TV’den Kemal Avcı ile yaptığı söyleşide de benzer konuları dile getirdi.

Yeni parti kurmanın birden çok dinamiği olduğunu kaydeden Özel, “Bizim birinci amacımız, gayemiz, planımız partimizi bir an önce seçilmiş bir yönetime kavuşturmak. Yani bir an önce kongreyi yapmak, yaptırmak. Bu konuda bütün yollara rağmen hukuksuzca bunun yaptırılmaması durumunda diğer seçeneklerle ilgili değerlendirmeler yapacağız. Ama bu konuda böyle bugünden yarına acilci bir tutum içinde olup da bir şey yapmak durumunda değilim. Sahada en çok duyduğum söz ‘parti kur, arkandayız’ daha çok duyduğum söz “partiyi bunlara bırakma” sözü. ‘Partiyi bunlara bırakma’ diyorlar. Bu sözler çok azalıp yeni “parti şart” sözleri çoğalırsa sokağın sesini duymamak olmaz. Ama bugün, daha o noktada değiliz” ifadelerini kullandı.

“Ekrem Başkan’la görüş ayrılığımız yok”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni parti kurulması konusunda hızlı hareket edilmesi gerektiği görüşünde olduğu iddiası sorulan Özel, yeni parti konusunda İmamoğlu ile bir görüş ayrılığı olmadığını söyledi.

Özel, “Ekrem Başkan hep şöyle söylüyor: ‘Genel Başkan’ın siyasi sezgileri, kararları çok önemli. Ona hepimiz destek olmalıyız ama en doğru kararı Genel Başkan’dan gelir, eminim’. Hep böyle bir yaklaşımı var Ekrem Başkan’ın. Ben dışarıdan elbette onu destekliyorum. O da bizi destekliyor ama bu mesele sadece Ekrem Başkan’la da konuştuğumuz, yürüdüğümüz bir mesele değil. Partinin bütün dinamikleriyle tartıştığımız, tüm belediye başkanlarımızla, tüm milletvekillerimizle, tüm yöneticilerimizle, partinin eski yeni tüm kadrolarıyla tartıştığımız bir sürecin içindeyiz. Ama bir fikir ayrılığından ziyade birbirine güvenen ve inanan iki yol arkadaşı olduğumuzu ifade edeyim.” dedi.

“Benim açımdan Kılıçdaroğlu’yla diyalog kapıları kapanmadı”

Kılıçdaroğlu ile diyalog kapılarının kapanmadığını da ifade eden Özel, “Bir tane ön şartımız var. Partiyi kurultaya götürecek samimiyet ve dirayetin gösterilmesi” dedi. Özel, “Seçim olmaksızın partiyi yönetmeye kalkmak ya da bir yıllık bir takvim yayıp seçimlere bir yıl kaldığı için de o kongreyi de yapamayıp partiyi genel seçimlere, atanmış bir şekilde götürmeye çalışıldığında diyalog kurmak zor oluyor. Maalesef şöyle bir durum var. Kemal Bey bizden kurultay yapmamasına rıza göstermemizi istiyor. Bizden bir tek bunu istiyor. Başka bir şey istediği yok. Yani Kemal Bey bizden yarım kilo et istiyor ama kalbimizi istiyor. Bunu nasıl verelim?” dedi.

“Mehmet Uçum’un açıklaması anayasanın arkasından dolanmak”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum erken seçim için, 16 Nisan 2028 tarihini işaret ettiği hatırlatılan Özel,  “Mehmet Uçum’un açıklaması anayasanın arkasından dolanmak. Seçimler zamanında yapılırsa aday olamayacak Cumhurbaşkanı’nı şeklen bir ay önce erkene alınmış bir seçimde aday olabiliyormuş gibi düşünüyor. Bunu yapmak için iki şeye ihtiyacı var. Bunlardan bir tanesi anayasa değişikliği yapması lazım ya da o oylamaya, anayasanın arkasından dolandığı oylamaya 360 oy bulması lazım. Demek ki bu konularda böyle bir plan var ve onu işletmeyi düşünüyorlar” diye konuştu.

Dokunulmazlığı kaldırılırsa ne yapacak?

Avcı’nın “Hakkınızda onlarca fezleke var. Dokunulmazlığınız kaldırılırsa siyaset yasağına kadar gidebilecek ihtimallerden endişe eden seçmenize ne mesaj vermek istersiniz?” sorusu üzerine Özel “Ben ülke için endişe ediyorum. Demokrasi için, ülkenin geleceği için, barış için, kardeşlik için. Benim için endişe etmesinler. Bu ortak değerler için endişe eden herkesle bir mücadele hattında buluşursak hepimiz birbirimizi koruyabiliriz. O yüzden hani bir yıldır en çok duyduğum söz: “kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”. O yüzden benim şahsımda bir endişeye gerek yok. Eğer Türkiye demokrasisi ana muhalefet liderinin önce bir darbeyle partisinin başından uzaklaştırılıp sonra da tutsaklaştırılması ve muhalefetin lidersizleştirilmesi sınavından geçecekse bu sınavı hep beraber veririz. Ama ben buna cesaret edebileceklerini de düşünmüyorum. Böyle bir ayıbı, böyle bir utancı Türkiye’ye yaşatmamalarını da öneririm” dedi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.