Pervin Buldan açıkladı: Öcalan ‘alt kurul’un başına geçecek

Gazetecilerle bir araya gelen İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan ve Özgür Erol'la İmralı Sekretaryası’ndan Aktaş sürece dair açıklamalarda bulundu: "İsrail Kürt devleti istiyor, DEM’in yerine kurulacak yeni parti Newroz’dan önce ilan edilecek."

Siyaset 20 Ağustos 2026

İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş İstanbul’da gazetecilerle bir araya geldi. Taksim Hill oteldeki buluşmada iki yıl önce başlayan sürecin geldiği aşama, Meclis’ten geçen tartışmalı “çerçzeve yasa” ve bundan sonra atılması öngörülen adımlarla ilgili kapsamlı değerlendirilmelerde bulunuldu.

İktidar yanlısı medyadan kimselerin olmadığı buluşmada açılış konuşmasını yapan İmralı Heyeti üyelerinden DEM Parti milletvekili Av. Faik Özgür Erol, Meclis’ten geçen ve önceki gün Resmi Gazete’de yayınlanarak resmileşen “çerçeve yasa”nın tarihsel bir eşik olduğunu kaydederek sözlerine başladı.

Yasanın kendileri için de büyük bir eksiklik içerdiğini, yasanın yetersiz ve beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu dile getirdiklerini kaydeden Av. Erol, buna rağmen atılan adımın çok önemli olduğunu, bunun bir başlangıç olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

İki yıllık sürecin sonunda tüm eksikliklerine rağmen kronikleşen bir köklü sorunun çözümü yolunda bir kapı açıldığını, bunu çok önemsediklerini vurgulayan Erol açılan bu kapıyı sonuna kadar kullanacaklarını, burayı zorlayacaklarını belirtti. “Silahlı süreç bitiyor, siyasal süreç başlıyor” diyen Erol yeni bir dönemin kapısının aralandığını, bunun çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Daha önceki süreçlerde de kilit rol oynayan DEM Parti milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan ise zorlu bir aşamanın geride kaldığını, ancak kendilerini daha zorlu bir dönemin beklediğini belirterek sürecin toplumsallaştırılmasının önemine dikkat çekti. Çerçeve yasanın ve sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin bilgi veren Buldan “Yasa bizimle birlikte yazılmadı, oluşturulmadı, biz de son anda komisyona geldiği günün sabahında gördük, inceleyebildik. Bizimle paylaşmadılar, neden vermediler biz de bilmiyoruz. Her seferinde ‘hazır’ değil yanıtıyla karşılaştık. Güvenlikçi bir dil kullanılmış, mesele terör parantezine sıkıştırılmaya çalışılmış. Terör, terörist dilinin bu kadar kullanılması doğru değil. Buna rağmen biz kavramlara, yasanın diline değil, siyasi muhtevasına odaklandık. da meselenin siyasi boyutuna odaklandı” dedi.

Yasanın ve sürecin işleyişine dair de Buldan şunları söyledi: “Üst ve alt olmak üzere iki kurul kurulacak. Üst Kurul ilk toplantısını 24 Ağustos Pazartesi günü yapacak. Bu kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlık edecek ve Adalet, İçişleri, Savunma Bakanlıkları ile MİT ile ilgili güvenlik kurumlarından temsilcilerin yer alacak. Siyasallaşma ve Silahsızlanma Kurulu adı verilen kurula ise Abdullah Öcalan Başkanlık yapacak. Bu kurulun üyeleri de devlet görevlilerinden oluşacak. Sivillerin oluşturacağı kurullar içinse bizim girişimimiz, talebimiz var. Burada kadın kurulunun oluşturulmasını özellikle önemsiyoruz.”

Özellikle Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ özelinde gündeme gelen AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili de Buldan “AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasına dönük hem devlet yetkililerine hem de Cumhurbaşkanı’na hep söylüyoruz, son görüşmemizde de söyledik. Bir yorum yapmadı, hiç renk vermeden sadece dinliyor. Yanındaki heyet notlar alıyor, onlara sözü veriyor. Bu konuya çok fazla girmiyorlar. AYM ve AHİM kararları teyit tespit süreci ilerlediği zaman gündeme alınacak diye öngörüyoruz. Selahattin Başkan, Figen Başkan gibi isimlerin de içinde yer aldığı şu an cezaevinde olan arkadaşlarımız teyit tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerinin gerçekleşeceğini düşünüyoruz” dedi.

Daha önceki çözüm süreçlerinde de aktif olarak rol alan Buldan, geçmiş dönemlere kıyasla bu seferki süreçten çok daha umutlu olduğunu şu sözlerle aktardı: “2013’te başka bir toplumsal, siyasal gerçeklik vardı, herkes sürece bugünkü gibi yaklaşmıyordu. Bugün bambaşka bir hava var. Bunda o dönem açılıma karşı çıkan ancak bugün süreci bizzat başlatan isim olan Bahçeli’nin büyük payı var. Kendisi takdir etmek gerek, sürece çok pozitif yaklaştı. Yasa her şey değil tabii ki ama bir başlangıç. Bunun farkındayız. Adım adım yol alacağız, her şeyi bir seferde çözmek mümkün değil.”

Buldan’ın ardından söz alan Veysi Aktaş süreci ortaya çıkaran iç ve dış gelişmelere değinerek bu adımın bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 32 yıllık tutukluluğun ardından geçen yıl temmuz ayında tahliye edilen Aktaş bu sürenin son 10 yılını İmralı’da Öcalan ile birlikte geçiren, sürecin merkezinde yer alan sınırlı sayıdaki isimlerden. Aktaş bu yasanın geçen yıl 11 Temmuz’da ’nin silah yakmasının hemen akabinde çıkması gerektiğini ancak bir yıl gecikmeli ortaya çıktığını söyledi. Geçen her anın önemli olduğunun altını çizen Aktaş 10 Ağustos’ta Meclis’ten geçen 18 Ağustos’ta da yürürlüğe giren yasanın her şeye rağmen tarihi bir dönemeç olduğunu belirterek ilk kez Öcalan’ın statüsünün tanındığını ve Kürtlerin muhatap alındığını ifade etti. Bu yasa ile diyalogdan müzakereye geçildiğinin altını çizen Aktaş, bu sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü de açacağını ileri sürdü: “Öcalan demokratik entegrasyon fikrini cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli bir adım olarak görüyor. Demokratik müzakere, demokratik entegrasyon, demokratik cumhuriyet. Bunlar yeni demokratik bir Türkiye’nin yapı taşlarıdır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır. Sürecin başarısı Türk-Kürt kardeşliğini pekiştirir.”

Dört parçaya yayılan sorunun müzakerelerle çözülmeye çalışılmasının meselelerin zor ve şiddetle giderilmeye çalışıldığı Ortadoğu tarihinde de bir ilk olduğunu kaydeden Aktaş buradaki çözümün tüm bölgeyi de derinden etkileyeceğini belirtti.

Buldan, Erol ve Aktaş sürecin Bahçeli tarafından başlatıldığını özellikle vurguladı. Aktaş sürecin nasıl başladığına dair çarpıcı ifadeler kullandı:

“Ortadoğu’daki dengeler değişiyor. Kürt dinamiği artık vazgeçilmez bir siyasal özne haline geldi. Kürt sorunu artık sadece Türkiye’nin tek başına çözebileceği bir sorun değil. Sorun Ortadoğulaştı, bölgesel hatta küresel bir hüviyet kazandı. Türkiye bunu çözmezse başkaları devreye girer. İsrail bunlardan biri, İngilizler hakeza. Öcalan’ın ‘proto İsrail’ tanımlaması var. İsrail’in varlığını sürdürmek için Kürt devletine ihtiyaç var. İngilizler de yıkılan hegemonyalarını yeniden tesis etmek amacıyla Kürtleri istiyor. Öcalan ‘proto İsrail’e, siyonizme, milliyetçiliğe karşı, ulus devlet istemiyor ve bu planları bozdu. Süreç İsrail faktörü ile ilgili, Bahçeli’nin çağrısıyla başladı, Önderlik geliştirdi. Türk-Kürt ilişkisi yeniden inşa edilmeli. İkili devlet, norm dışı güçler var. Önderlik sorunu Türkiye içinde çözmek istiyor. Dışarıdan olduğu gibi içeriden de norm dışı devlet süreci sabote etmeye kalkışabilir.” 

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan heyet üyeleri İmralı’ya gidişlerin ilerleyen dönemlerde olacağını, gazetecilerin, akademisyenlerin, kanaat önderlerinin Öcalan ile görüşeceklerini, bunun da sürecin toplumsallaşması açısından önemli olduğunu belirtti. Buldan ve Aktaş, SDG lideri Mazlum Abdi’nin de adaya gitmesi gerektiğini kaydetti. Aktaş “Buradaki süreç Suriye’yi de etkiliyor. Mazlum Abdi de adaya gidebilmeli” dedi.

İmralı Heyeti üyesi Av. Erol çerçeve yasanın cezaevlerindeki yaklaşık 4 bin kişiyi etkilediğini, ancak 900 kişinin kapsam dışı olduğunu söyledi. Süreçte ilerleme sağlandığında ilerleyen dönemlerde yasanın bu 900 tutukluyu da kapsayacak şekilde düzenlemeler yapılabileceğini ifade etti. Erol rejimin masayı devirmesi halinde ne yapacaklarına dair soruya ise şöyle yanıt verdi: “Masa devrilirse dönüp eve gitmeyeceğiz. Siyasal mücadeleye devam edeceğiz. Biten sadece silahlı süreç, siyasal mücadele aynen devam edecek.”

Buldan da ikinci bir Habur vakası yaşamaması için titiz davranılacağını, her adımın büyük bir hassasiyetle atılacağını belirterek “Habur acemiliğimize denk geldi. Süreci büyük bir özenle sürdüreceğiz” dedi.

Buldan DEM Parti’nin Eylül başlarında zorunlu kongresini yapacağını hemen ardından da yeni parti çalışmalarına girişileceğini kaydetti. DEM Parti’in yerini alacak yeni partinin yeni bir program, zihniyet, kadro ve örgütlenme tarzına sahip olacağını belirten Buldan muhtemelen gelecek yılki Newroz öncesi parti kuruluşunun tamamlanacağını ifade etti. Bu partinin yeni dönemin ruhunu yakalayacağını, Öcalan’ın da bunu çok önemsediğini ilave etti.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.