Özgür Özel, 'Seçilmiş CHP' adını verdiği hareketinin ilk meydan buluşmasını İzmir'de yaptı. Cumhuriyet Alanı valilik tarafından kapatıldı, gelen kalabalığa TOMA'lar müdahale etti. Bunun üzerine Özgür Özel kalabalıkla Gündoğdu alanına yürüdü, mitingini orada yaptı. Mitinge katılıkm büyük oldu.
Özgür Özel daha iki gün önce “Artık iki CHP var” demişti, “Atanmış CHP ve seçimi CHP.”
İşte o “Seçilmiş CHP” ilk meydan mitingini, ilk büyük gövde gösterisini salı günü İzmir’de yaptı. Henüz sadece bir gün önce çağrı yapılmasına rağmen onbinlerce İzmirli mitingin yapılacağı söylenen Cumhuriyet Alanı’na gitmek istedi. Ama valilik bir gün önce burayı mitinge kapatmış, yerine de adres olarak Gündoğdu alanını göstermişti.
Polisler geceden başlayarak Cumhuriyet Meydanı’nı ablukaya almış, çevik kuvvet ve TOMA’ları meydana konuşlanmıştı. Kalabalık, meydanı çevreleyen ve girişi engelleyen barikatları zorlamaya başlayınca TOMA’lar kalabalığın üzerine su sıkmaya başladı. Bazı vatandaşların TOMA’ların üzerine çıkıp araçları tahrip etmeye çalıştıkları görüldü.
O sırada Özgür Özel de eşi ve kızıyla birlikte meydana geldi, manzarayı görünce de kalabalığa hep birlikte Gündoğdu alanına yürümelerini teklif etti. Böylece olaylar yatıştı, kalabalık Özgür Özel’le birlikte Gündoğdu’ya kadar yürüdü ve miting burada yapıldı.
Özel, otobüs üzerinden İzmirlilere seslenirken, CHP’nin başına mahkeme kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP’nin genel başkanını 2 milyon CHP üyesinin seçmesi çağrısında bulunduç
Özel konuya ilişkin şunları söyledi:
“Kemal Beye 2 Milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum.
Kemal Bey bu öfkeyi durduracak olan şey, bu partinin gerçek sahiplerine, madem delegeleri beğenmediniz, esas sahibine soralım. 2 milyon üye genel başkanı seçsin.
Eğer koyarsanız, ben çıkacağım son seçilmiş genel başkan olarak aday olacağım. Seçilmezsem, kazanan adayın elini kaldıracağım ve ömrüm boyunca yanında gezeceğim.”
Kemal Kılıçdaroğlu’nu bugün evinde ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi ve 24. Dönem İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, Özel’in “2 milyon üyeye danışalım genel başkan seçelim” teklifine cevap verdi.
Sarı, “Genel Başkanımız ‘En makul, en doğru zamanda bir kurultay yapalım’ dediği halde, ‘bu kurultay nasıl olabilir, ne yapabiliriz, yol haritamız ne olabilir’ konularını konuşmak üzere geldiğimiz halde bütün diyalog kapılarını kapatmışlardı. Yani bundan sonrasını ben siyasi polemik olarak görüyorum açıkçası. Yani yol bellidir, yol haritası bellidir, yapılacaklar bellidir. Bu çerçevede ilerleyeceğiz biz” ifadelerini kullandı.
Beni ilk siz bağrınıza bastınız
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
-İlk genel başkan seçildiğimde, ilk başta bu şehir bütün dengeleri değiştirmiştir. İlk genel başkan oldum, beni bağrınıza siz bastınız.
-Zaman şimdi öfkeyi umuda çevirme, zaman bu noktadan yeniden umut çıkarma, bu öfkeden enerjiden yeni bir yürüyüş çıkarma zamanı. Zaman ülkeyi kurtarma zamanı.
-(Cumhuriyet Meydanı’nın yasaklanmasına ilişkin) Bize 30 bin kişiyle, İzmir Özgür Özel’i bağrına bastı demesin, o fotoğraf çekilmesin, İzmir’deki enerji hiçbir yerden görülmesin istemişler.
-Zaten her sokak dolu, Kordon dolu, zaten orası bizi almayacak.
-CHP, kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir’i işgal edenler binaları işgal ettiler. Onar binalara sahiptiler ama gerçek CHP’liler inanca ve kararlılığa sahiptiler. Bu ülkenin kaderi ile partinin kaderi iç içedir.
-(Hain Kemal sloganlarına ilişkin) Öfkenizi anlıyorum. O konuda çok önemli bir çağrı yapacağım. O konuda çok tarihi bir çağrı yapacağım.
-CHP bir kez daha kapatılmış durumda. Önce 9 Eylül 1923’te kuruldu darbeciler kapattı, sonra 9 Eylül 1992 Erol Tuncer ve arkadaşları partiyi kurdu maalesef geçtiğimiz 22 Mayıs 2026’da AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan, onun talimatına uyan, AKP Yargı Kolları CHP’yi bir kez daha kapattı.
-İzmir’de AK Parti’ye MHP’ye oy veren çok değerli yurttaşlara söylüyorum. Esas mesele Tayyip Erdoğan, bu yenilenen güçlenen iktidara yürüyen partinin cumhurbaşkanı adayını hapse atarak, partiyi iyi yönetilmeyen kendisi için en avantajlı şekle sokmaya çalışmasından ibarettir. Rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır.
-Tayyip Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur. Diyor ki, “hadi bakalım CHP’nin başına mutlak butlan, Türkiye’nin başında ‘mutlak sultan.’ Mutlak butlanla mutlak sultan ittifakına geçit vermeyeceğiz.
-Bu kalabalıktan, günlerdir duyduklarından, yazılanlardan kimse mutluluk duyduğumu düşünmesin.
-Madem ki hep diyoruz ya, ‘delege, delege.’ Gelsin bayramdan sonraki iki hafta içindeki pazar günü, nasıl Ekrem Başkanın seçilmesi için sandığı koyduysam, Kemal Beye 2 Milyon üyemize genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Kemal Bey bu öfkeyi durduracak olan şey, bu partinin gerçek sahiplerine, madem delegeleri beğenmediniz, esas sahibine soralım. 2 milyon üye genel başkanı seçsin.
-Eğer koyarsanız, ben çıkacağım son seçilmiş genel başkan olarak aday olacağım. Seçilmezsem, kazanan adayın elini kaldıracağım ve ömrüm boyunca yanında gezeceğim. Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Genel başkanı 2 milyon üye seçerse parti ayağa kalkar.
-Orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek, sonrasında davul zurnayla bir kurultay yapıp, 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız.
-Kemal Bey yıllarca, yanınızda görev yaptık, bir gün saygıda kusur etmedik. Partinin başarısı için ter döktük. Birlikte başaramadık ama artık özeleştiri dedik dinletemedik. Aday olduk, nasıl yöneteceğimizi anlattık, sonrasında sözümüzü tuttuk. Partiyi birinci parti yaptık.
-Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin. İktidar yürüyüşünü durdurmayın. İktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem. Kimseyle pazarlık etmem. Arkadaşlarımı satmam ben bu yoldan dönmem.
-İçinde bulunduğumuz durum kişisel hesap günü değildir. Bu milletin istemediği kimse gelip partide yönetici olamaz. Genel Başkan yardımcısı olamaz, partinin sözcüsü olamaz, genel başkanı olamaz. Buna heves etmeyin.
-Sorulan sorulara kaçamak cevaplar verenler, başkasının planının parçası olur. Buna izin vermeyin. Bu protestoyu durduracak, iktidar yürüyüşünü durduracak bir adım varsa o da derhal sandıktır.
-Ben, sizden öfke protesto değil iktidar sloganları duymak istiyorum.