Bakan Gürlek “Fenerbahçe kafilesine saldırı yeniden incelenecek” dedi, Ali Koç teşekkür etti

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla Fenerbahçe Futbol A Takımı'na 4 Nisan 2015'te Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya yönelik dosyada alınan "kanun yararına bozma" kararı verildi. Eski Başkan Ali Koç bakan Gürlek'e teşekkür etti.

Spor 27 Mayıs 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla, Fenerbahçe kafilesine yönelik 4 Nisan saldırısı dosyası yeniden incelemeye alındı. Bakanlık, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin incelemesi sonucu dosyaya ilişkin “kanun yararına bozma” kararı aldı.

Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

“Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon’da gerçekleştirilen silahlı saldırı, milletimizin hafızasında derin izler bırakmış, sporun ruhuna ve toplumsal huzurumuza yönelmiş kabul edilemez bir eylem olarak kayıtlara geçmiştir.

Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam etmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik.

Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi tarafından söz konusu dosya yeniden ve titizlikle incelendi. Yapılan inceleme neticesinde, dosyaya ilişkin “kanun yararına bozma” kararı dün itibarı ile alındı.

Bu karar ile birlikte, daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Amacımız; bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği vazife doğrultusunda adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.”

Yargıtaybaşsavcısı “usulden” bozma istedi

Başsavcılığın kanun yararına bozma istem yazısında, 4 Nisan 2015’te Çaykur Rizespor ile Fenerbahçe arasında oynanan maçın ardından, Trabzon Havalimanı’na doğru ilerleyen Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse, Sürmene ilçesi Soğuksu Mahallesi viyadük girişinde av tüfeğiyle ateş açıldığı hatırlatıldı.

Saldırıda otobüs şoförü Ufuk Kıran’ın sol şakak bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, otobüsün de zarar gördüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüpheliler Emre Altıntaş ve Nihat Saka hakkında “birden fazla kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs” ve “mala zarar verme” suçlarından yürütülen inceleme sonucunda, kamu davası açılmasına yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığınca 4.8.2020 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği aktarıldı.

Yazıda, yine aynı soruşturma dosyası üzerinden şüphelilerin tespiti ile yakalanmaları maksadıyla 8.2.2021 tarihinde “daimi arama kararı” verildiği ancak bu işleme rağmen eksikliklerin giderilmediği kaydedildi.

Söz konusu dosyanın, 10.4.2015 tarihli fezleke ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin ardından, Trabzon Başsavcılığının yetkisizlik kararıyla eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyayı Sürmene Başsavcılığına iade ettiği, ancak kanun gereği bu durumun usule aykırı olduğu belirtildi.

İvedi ve zorunlu işleri tamamlanmış soruşturma dosyasının fezlekenin düzenlenmesinden itibaren Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına ait olması gerektiği, eksikliklerin ise yetkisizlik kararı ile dosya iade edilerek değil, mahalline talimat yazılması usulü suretiyle giderilmesi gerektiği vurgulandı.

Telefon otobüsle benzer yerlerde sinyal verdi

Yazıda, soruşturma dosyasında çok sayıda müşteki ve tanığın beyanına başvurulduğu, şüphelilerin HTS kayıtlarının incelendiği, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin çözümlendiği ve olay yerinde kapsamlı araştırma yapıldığı ifade edildi. Tanık beyanlarında olay günü bölgede siyah renkli Seat Leon marka bir aracın görüldüğünün anlatıldığı, söz konusu aracın Emre Altıntaş ile bağlantılı olduğunun değerlendirildiği belirtildi.

Başsavcılığın yazısında, şu ifadelere yer verildi:

“Dosyada mevcut HTS kayıtlarına göre, şüpheli Emre’nin telefonunun Fenerbahçe kafilesinin otobüsü ile benzer yerlerde sinyal verdiği ve Nihat’ın olay günü pek çok telefon görüşmesi yaptığının anlaşıldığı, bu telefon görüşmelerinin olay saati ve sonrasında yoğunlaştığının görüldüğü, Emre’nin Rize iline giderken yanında olan Kenan Altıntaş’ın da 10.4.2015 tarihli beyanında Emre’nin olay günü sürekli telefonla bir yerlere mesaj yazdığını, mesajları kız arkadaşına yazdığını düşündüğü belirtildi.

Yine olaydan sonra, olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede Zafira marka av tüfeğinin ele geçirildiği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 5.4.2015 tarihli raporu ile anılan tüfeğin yiv ve setinin olmadığı, bu nedenle silah elde olsa dahi tetkik konusu olup olay yerinden elde edilen 4 şevrotin ile bir plastik tapanın istismal edildiği silahı tespit etmenin mümkün olmadığının ancak olay ile ilgisine yönelik delil olabileceğinin bildirildiği, şüpheli Nihat’ın evinde ele geçirilen tüfeklere ilişkin ise anılan Müdürlükçe düzenlenen 11.4.2015 tarihli rapor ile bölge dahilinde meydana gelen bir olayda kullanılmadıklarının tespit edildiği ancak 07.04.2015 tarihli olay, çalışma ve araştırma tutanağında, Nihat’ın sosyal medyada avcılık yaptığı görüntülerde yer alan tüfeğin Zafira marka av tüfeğine çok benzediği belirtilmesine rağmen bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldı.”

Mevcut delillerin şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte olduğu değerlendirilen yazıda, bu delillerin mahkeme tarafından tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca soruşturmanın, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suç olması nedeniyle Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Başsavcılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi kapsamında Trabzon 1. Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın reddine ilişkin kararının kanun yararına bozulmasını istedi.

Ali Koç teşekkür etti

Fenerbahçe’nin eski başkanı Ali Koç AA muhabirine yazılı açıklamasında, “4 Nisan 2015 tarihinde takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı, yalnızca kulübümüzü değil, doğrudan ülkemizin huzurunu hedef alan planlı bir suikast girişimidir. Bu hain eylemin üzerinden yıllar geçmiş olsa da, faillerin adalet önüne çıkarılması konusundaki kararlılığımız en ufak bir taviz vermeden devam etmektedir. Bugün gelinen noktada; faillerin bulunması ve adaletin tecelli etmesi adına uzun süredir sabırla, inatla ve tavizsiz bir şekilde yürüttüğümüz hukuki mücadelenin çok önemli bir aşaması olan ‘kanun yararına bozma’ kararının olumlu neticelendiğini kamuoyuna yansıyan gelişmelerden takip etmekteyiz. Yaptığımız başvuruyu değerlendirerek bu kritik karara imza atan Adalet Bakanlığımıza, hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi adına gösterdikleri irade için teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Davanın ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade ettiklerini hatırlatan Koç, “Camiamızın malumudur ki; bizler bu davanın daha ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacağımızı en güçlü şekilde ifade etmiş ve gerekli başvuruları yapmıştık. Nitekim görevde bulunduğumuz yıllar boyunca konuyu yalnızca her 4 Nisan’da gündemde tutmakla yetinmedik; bu dosyanın tozlu raflara terk edilmemesi, örtbas edilmeye çalışılan izlerin aydınlatılması ve meselenin devletimizin en üst mercilerinde kararlılıkla takip edilmesi en büyük önceliğimiz oldu. Hukukçularımızla birlikte her bir detayının bizzat takipçisi olduğumuz bu sürecin bugün adaletin kapısını aralayan bir karara dönüşmesi, Fenerbahçe’nin haklı davasındaki sarsılmaz iradesinin bir sonucudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Fenerbahçe’nin haklarını savunmanın ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesi olduğunu aktaran Ali Koç, şunları kaydetti:

“Bizler için Fenerbahçe’nin hakkını ve hukukunu savunmak, süreli makamların veya unvanların getirdiği bir görev değil; ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesidir. Dün kulübümüzü yönetme onurunu taşırken bu davanın nasıl peşini bırakmadıysak, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla sürecin tam merkezinde ve takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, süreç boyunca emeği geçen ve taşın altına elini koyan ilgili yönetim kurulu arkadaşlarımıza ve değerli hukukçularımıza da yürekten teşekkür ediyorum. Bu gelişmenin, karanlık ellerin adalet önünde hesap vereceği günlerin habercisi olmasını temenni ediyor; devletimizin ilgili kurumlarının bu süreci nihayete erdireceğine olan inancımı koruyorum.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.