Türkiye, kripto varlıkları piyasasını vergi sistemi içine dahil eden bir model tercih etmiş oluyor. Önümüzdeki dönemde uygulamanın nasıl işleyeceği ve özellikle uluslararası platformlardaki işlemlerin nasıl izleneceği ayrı bir tartışma konusu olacak.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından gerçekleştirilen veya aracılık edilen satış ve transfer işlemleri üzerinden on binde üç oranında “kripto varlık işlem vergisi” alınacak. Verginin mükellefi yatırımcılar değil, işlemlere aracılık eden platformlar olacak ve vergi aylık olarak beyan edilip ödenecek. Kripto varlıklar uzun süredir vergi hukukunun gri alanlarından birini oluşturuyordu. İşlem hacmi hızla büyürken, bu kazançların hangi kurallara göre vergilendirileceği hem yatırımcılar hem de idare açısından belirsizdi. TBMM’ye sunulan yeni kanun teklifi bu belirsizliği gidermeyi hedefliyor.
Teklif incelendiğinde kripto varlıklara ilişkin dört temel düzenleme öne çıkıyor: işlem vergisi getirilmesi, kripto gelirlerinin açıkça gelir vergisi kapsamına alınması, platformlar üzerinden kaynakta kesinti yoluyla vergileme ve KDV istisnası.
Öncelikle kripto varlık işlemlerine özgü yeni bir vergi öngörülüyor. Buna göre kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından gerçekleştirilen veya aracılık edilen satış ve transfer işlemleri üzerinden on binde üç oranında “kripto varlık işlem vergisi” alınacak. Verginin mükellefi yatırımcılar değil, işlemlere aracılık eden platformlar olacak ve vergi aylık olarak beyan edilip ödenecek.
Bu yönüyle düzenleme, teknik olarak bankacılık sektöründe uygulanan bazı işlem vergilerine benzer bir mantığa dayanıyor. Çok sayıda ve hızlı gerçekleşen işlemlerin bulunduğu bir piyasada vergilemenin idari olarak daha kolay yürütülmesi amaçlanıyor.
Ayrıca, kripto varlık işlem vergisi kapsamındaki varlıkların teslimi de KDV’den istisna edilecek.
Teklifin ikinci önemli yönü, kripto varlıklardan elde edilen kazançlara ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu’na açık düzenlemeler eklenmesi. Bunlara göre gerçek kişilerin kripto varlıklardan elde ettiği gelir gayrimenkul sermaye iradı olarak vergiye tabi olacak, kripto varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ise kural olarak değer artışı kazancı sayılacak. Faaliyetin ticari bir organizasyon içinde yürütülmesi halinde ilgili kazanç ticari kazanç olarak vergilendirilecek.
Kripto varlıklardan elde edilen kazançlar aslında herhangi bir değişiklik yapılmaksızın da gelir vergisine tâbi tutulabilirdi. Fakat, teklifte yer alan düzenlemeler hem bu varlıkların hangi gelir kategorisi kapsamında değerlendirilmesinin istenildiğini açıklığa kavuşturdu, hem de özel bir düzenleme olmadığında belirsiz kalacak bazı hususlara ilişkin yasal zemini hazırlamış oldu.
Teklifte yer alan düzenlemelerden önem arz eden bir diğeri de vergileme tekniğinde tercih edilen yöntem. SPK tarafından yetkilendirilen platformlar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen kazançlar için tevkifat yani vergi kesintisi yapılması öngörülüyor.
Buna göre platformlar, kripto varlık alım satım kazançları ile bu varlıklardan elde edilen bazı gelirler üzerinden %10 oranında vergi kesintisi yapacak. Bu kesinti çoğu gerçek kişi yatırımcı açısından nihai vergileme niteliğinde olacak ve ayrıca beyanname verilmesi gerekmeyecek. Yetkilendirilmiş platformlar dışında yapılan işlemlerden elde edilen kazançlar ise yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek.
Bu model aslında Türk vergi sisteminde oldukça tanıdık. Ücretlerde, mevduat faizlerinde ve bazı sermaye piyasası gelirlerinde de benzer şekilde kesinti yoluyla vergileme uygulanıyor.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde bu düzenlemelerin amacının vergilemede belirlilik sağlamak ve vergi dışında kalan alanları kapsama almak olduğu ifade ediliyor.
Gerçekten de kripto piyasası büyüdükçe iki sorun daha görünür hale gelmişti: önemli tutarlara ulaşan kazançların sistem dışında kalması ve yatırımcıların hangi kurallara tabi olduklarını tam olarak bilmemesi. Teklifte yer alan düzenlemeler bu iki soruna aynı anda çözüm üretmeyi hedefliyor.
Teklif edilen düzenlemeler ile Türkiye, kripto varlıkları piyasasını vergi sistemi içine dahil eden bir model tercih etmiş oluyor. Önümüzdeki dönemde uygulamanın nasıl işleyeceği ve özellikle uluslararası platformlardaki işlemlerin nasıl izleneceği ayrı bir tartışma konusu olacak. Ancak şu noktayı net şekilde belirtmek mümkün: Kripto varlıklardan elde edilen kazançlar artık vergi dışında kalmayacak.