60 yaşında bi emekli polis.
Elinde bi pankart:
“Para için değil, onurumuz için.”
Boynunda Türk bayrağı.
Ali Şekeroğlu.
İki çocuk babası.
Ankara’da, Anayasa Mahkemesi’nin önünde, seyyanen zam isteyen emeklilerin arasındaydı. Ve orada, o eylemde yaşamına son verdi.
Yanındakilere son söylediklerinden biri şuymuş:
“Torunum oldu, ona altın takamadım.”
Bir ömür bu ülkeye hizmet etmiş bi adam, torununa bi çeyrek altın alamamanın üzüntüsüyle yaşamına son verdi.
Düşünebiliyor musunuz…
Öbür yanda bi iddia var.
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya.
Hani şu son günlerdr tartışılan fon işi var ya. İddiaya göre; bakan ve eşi bu hisselere 163 milyon lira yatırıyor.
Nisan’da alıyorlar hisseleri, Eylül’de satıyorlar. Çekilen para: 2 milyar 170 milyon lira.
Rakamın büyüklüğünü anladınız değil mi?
İddialar doğru mu, yanlış mı?
Bunu yargı söyleyecek.
Ama şunu ben söyleyeyim:
Aynı hafta içinde bir ülkede biri “geçinemiyorum” diyerek hayatını kaybediyorsa, başka biri hakkında “5 ayda 2 milyar” konuşuluyorsa…
Orada bir şeyler çok ama çok yanlış..
Ali Şekeroğlu’nun pankartında yazan şuydu: Onur.
Tek kelime ama ne kadar büyük değil mi?
29 Eylül 2026 - ‘Onur’ tek kelime ama ne kocaman bir kelime
26 Eylül 2026 - “Buranın ağası sen misin Keko?”
25 Eylül 2026 - Çocuğu eşcinsel anne babalar ne yapsın?
23 Eylül 2026 - Deniz Göktaş 80 gündür tutuklu!
22 Eylül 2026 - Sormak yatırımcının hakkı değil mi? Denetim nerede?