Evet, hepimiz çok etkilendik.
Evet, hepimizin travması oldu bu olay.
Ancak yorumlara bakıyorum; herkes sosyolog, herkes terapist, herkes uzman…
En basitinden otizmle ilgili o kadar abuk sabuk şeyler görüyorum ki…
Röportaj veren çocuklardan biri, katilin otizmli olduğunu söylemiş; buradan bir sürü cahil cahil yorumlar…
Bu korkunç olayı serinkanlınlıkla, gerçek uzmanların yorumlarıyla takip etmeliyiz.
Ayrıca bu, sadece okullardaki güvenlik önlemlerini artırarak çözülemez.
Okul kapatarak da çözülmez.
Çok çok daha derin bir analize ve çözüm haritasına ihtiyaç var.
Bu kadar ağır bir gerçeğin üstüne, bu kadar hafif yorumlar yapılıyor.
Okul katliamlarının tek bir profili yok.
Ama tekrar eden örüntüler var.
Uzun süredir biriken kriz.
Dışlanma.
Yok sayılma.
Aşağılanma.
Silaha erişim.
Ve çoğunlukla -bunu not edin- önceden fark edilebilir uyarı işaretleri…
Bu çocuk katilin bilgisayarında, 11 Nisan tarihli bir plan belgesi varmış.
Psikologlar uyarmış.
Baba, “silah kültürümüzden bahsettim” demiş.
Sistem her noktada başarısız oldu.
Buna, “Daha fazla okul polisi” diye cevap vermek, ateşin üstüne su döktüğünü sanmak gibi.
Bu, bir güvenlik sorunu değil sadece.
Bu, bir ruh sağlığı sorunu.
Bu bir silah erişimi sorunu.
Bu, bir eğitim sistemi sorunu.
Bu, bir erkeklik krizi sorunu.
Bu, bir dijital radikalleşme sorunu.
Bu, içinde bulunduğumuz teknoloji çağının çözemediğimiz pek çok meselesinin sorunu.
Hepsi aynı anda.
Ve biz hâlâ sosyal medyada tanı koyuyoruz.
18 Nisan 2026 - Yorumlara bakıyorum, herkes terapist, herkes uzman
16 Nisan 2026 - Amerika’da duyardık hep, aynı felaket şimdi bizde
14 Nisan 2026 - ‘Keşke’lerle, ‘eyvah’larla ömrümüz tükeniyor, Gamze’lere yazık oluyor
11 Nisan 2026 - Peki temiz çıkanları kim aklayacak?
10 Nisan 2026 - Adana’ya gitmişken Seyhan Çırçır Sanat Merkezi’ni görmeden dönmeyin