Dünya Dönekler Günü’nüz kutlu olsun: Tam 60 yıl önce bugün ne olmuştu?

Bundan tam 60 yıl önce, 17 Mayıs 1966'da İngiltere'nin Manchester kentinde Bob Dylan konserinde 'Judas' diye yuhlanıyordu, yani 'Hain' ve 'Dönek' diye. Bakın o konser tarihe nasıl geçti, aradan geçen 60 yıl bizi nereden alıp nereye getirdi, 60 yıldır bir türlü cevabını bulamadığımız o soru ne?

17 Mayıs 2026

Bugün 17 Mayıs 2026…

Bundan 60 yıl önce tam bugün Dünya Rock müzik tarihine “Judas olayı” olarak geçen bir olay yaşandı.

Tarih 17 Mayıs 1966’ydı…

O gece İngiltere’nin Manchester şehrindeki “Free Trade Hall” denilen salonda, belki de müzik tarihini değiştirecek bir konser vardı.

Sahnedeki sanatçı Bob Dylan’dı…

Folk müzik alanında adı hızla yükselen bir şarkıcıydı.

Önden dördüncü sıradaki iki grafik tasarım öğrencisi

D.A Pennebaker adlı bir kameraman konserin görüntülerini çekiyordu. 

Ancak aynı  gece, salonun önden 4’üncü sırasında  iki genç, daha oturuyordu.

Birinin adı Mark Makin, ötekininki ise Paul Kelly’di…

İngilizce gramer okulunu bırakıp, grafik tasarım okumaya karar vermişlerdi. 

Salona girmek için 1 İngiliz Pounduna bilet almışlardı.

Ellerinde bir Agfa Silette, ötekinde ise Yaschika fotoğraf makinası vardı.

Konser başlarken, müzik tarihinde, ilk “Haini” görüntüleyeceklerinden haberleri yoktu.

Konserin ilk bölümü: Bir o, bir akustik gitar ve ağız armonikası

Bob Dylan her zamanki gibi elinde akustik bir gitarla sahneye çıktı ve o günlerde en meşhur şarkılarını söylemeye başladı.

“Mr. Tambourine Man”, “It’s All Over Now Baby Blue”, “Just Like A Woman…” 

Salonda, “folk müziği akustik gitardan ibaret”  sayan bir kalabalık vardı.

Bob Dylan’ın sahnede tek başınaydı ve enstrüman olarak sadece akustik bir gitar ve ağız armonikası çalmıştı. 

İzlemeye insanlar onu bu tek kişilik haliyle tanıyor ve seviyordu.

Konserin ilk bölümü gayet güzel geçti.

Bob Dylan salondan büyük bir alkış aldı.

İkinci bölüm: Sahneye 8 ton elektronik malzeme geliyor

Ancak ara verilip ikinci bölüme geçildiğinde salondaki seyirciyi şaşırtan bir değişiklik oldu.

Çünkü perde açıldığında sahnede 8 ton elektrikli malzeme vardı. 

Bob Dylan sahneye geldiğinde ise artık elinde akustik bir gitar değil, bir Fender Stratocaster elektrikli gitar vardı.

Seyirciyi asıl şoke eden ise, arkasında tam anlamıyla bir Rock Band’in bulunmasıydı.

Dünya, efsane The Band grubu ile tanışıyor

Adı “The Hawk” olan bir rock’n rol gurubu yani…

Bu gurup daha sonraki yıllarda Bob Dylan’ın arkasındaki efsane haline gelecek “The Band” olacaktı.

Yani Rock müziği tarihinin en önemli şarkılarından biri olan “The Weight”i de söyleyecek gurup.

Dünya bu gurupla da ilk defa orada tanışacaktı.

O andan itibaren Müzik tarihini değiştirecek bir olay başlıyordu.

Dylan ilk şarkısına başladığında kalabalıkta da mırıldanmalar başladı.

Ve bu şarkının sonunda seyircilerden biri ona “Judas” diye bağırdı….

Seyircilerden biri Dylan’a deli gibi bağırıyor: ‘Judas…’

Rock müzik tarihinin dönüşüm anlarından biriydi…

Dylan, elinde akustik gitarla tek başına şarkı söyleyen folk sanatçısından bir Rock müzisyenine dönüşüyordu.

İşte tam o an,  bir hayranı ona “Judas” diye haykırmaya başladı..

Yani Hazreti İsa’yı 30 gümüş sikke karşılığı Romalı askerlere ihbar eden, tarihin en ünlü “Haini…”

Başkaları hep bir ağızdan “Bu gurubu evine gönder” diye haykırarak ona katıldılar.

Salon bir anda çılgına dönmüştü. Herkes sahnede elinde elektrikli gitarla duran şarkıcıyı yuhalıyordu.

Herkesin sevdiği, dönemin yükselen yıldızı Bob Dylan bir anda “Folk müziğin haini” haline gelmişti.

Değişimi istemeyen kalabalığın öfkesi, gitarların bile sesini bastırmıştı.

Yuhalamaların altında grubuna sesleniyor: ‘Şu s…min gitarlarını daha gümbür gümbür çalın…’

İşte o an müzik tarihde unutulmayan bir şey daha oldu.

Bob Dylan bir süre yuhalayan kalabalığı seyretti…

Sonra mikrofondan bütün salonun duyacağı bir sesle arkasındaki rock grubuna seslendi:

“Şu s…min gitarlarını daha gümbür gümbür  çalın…”

Salondan gelen itirazları, küfürleri zerre kadar  iplememişti…

Devrim devam edecekti…

Elektrikli Fender Stratocaster’ler gürlüyordu…

Ve “Like A Rolling Stone”u” söylemeye başladı…

Bizim neslin 60 yıldır cevabını bulamadığı soru salona yayılıyor

“Oradan oraya yuvarlanan bir taş gibi…”

Bizim neslimiz üzerinde belki de en büyük ve en uzun izleri bırakacak ünlü “How Does it Feel” nakaratının şarkısı…

“Nasıl hissettiriyor…Nasıl hissettiriyor…

Evsiz barksız olmak

Büsbütün bilinmez biri haline gelmek…

Tıpkı yuvarlanan bir taş gibi…”

Bugün işte o tarihi konserin 60. yıldönümü

Bugün işte o tarihi konserin 60’ıncı yıldönümü ve biz o sorunun cevabını hala bulabilmiş değiliz…

O yüzden bu şarkı nesiller boyu  Rock müziğin en büyüğü, en unutulmazı olarak kalmıştır.

Bizim hafıza odamızın en mutena yerinde durur 60 yıldan beri…

O iki genç o gece 36 kare fotoğraf çekti

Dördüncü sıradaki iki genç, müzik tarihinin bu ilginç gecesinde, 36 kare fotoğraf çekti.

Bunların 12’si kullanılabilir kalitedeydi.

Antonioni’nin “Blow Up” filmindeki gibi farkında olmadan, rock tarihinin ilk “Judas”ını görüntülediler.

Onların farketmediği, kameralarının gördüğü  şey, folk müziğin, tarihi dönüşümüydü. 

Dylan ertesi uçakta dönerken yanında 36 sayfalık bir şiir vardı

Kolay iş değildi sahnede direnmek…

Bob Dylan, o konserden sonra Amerika’ya dönerken, “Müziği bırakmayı” bile düşünmüştü.

Kucağında, bir yıl önce büyük bir efori ile yazdığı “Like A Rolling Stone” şiirinin  36 sayfalık sözleri duruyordu.

Bu şiirin bir gün müzikte , onu, “Beat Generation” hareketini başlatan Alan Ginsberg’in “Howl” şiirininkine benzer bir  yere getireceğini hayal bile edemezdi. 

Oysa onu Nobel’e götüren geceydi 17 Mayıs 1966

Aradan 60 yıl geçti.

O şarkı bugün ben de dahil bir çok müziksever tarafından “Tarihin en büyük Rock parçası” olarak kabul ediliyor.

The Band, onun arkasında bu şarkıyı yıllarca gümbür gümbür çaldı.

Şarkının girişindeki klavye partisyonu bugün en yaratıcı “İntro” (Şarkı girişi) olarak müzik derslerinde okutuluyor.

Şarkıda geçen “Complet Unkmonwn” sözü, yıllar sonra Bob Dylan’ın hayatını anlatan ve Timothee Chalamet’in oynayacağı filmin adı oldu.

Bob Dylan o şarkılarına yazdığı sözlerle Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.

Bugün ‘Aziz Dönekler Günü’… Bütün döneklere kutlu olsun

Bob Dylan’ın, sahnedeki o direnişi, hayranlarının gözünde bir “Judas” olmayı göze alabilmesi,  aynı zamanda bizim neslimizin tarihine de, “Değişim zamanı geldiğinde, her türlü riski alma, her şeyi şeyi kaybetme pahasına dönüşmeye cüret edebilmenin  sıfır yılı olarak geçti…

Bizim “Dönek” suçlamasından zerre kadar korkmamamızın bir nedeni de 60 yıl önce Manchester’de yaşanan bu olaydı.

Gerektiğinde, kalabalıkları umursamayarak tersine yürümek gerektiğini bizler de o gece öğrendik.

O nedenle bugün “Aziz Dönekler günüdür…”

Değişimi göze alan herkese kutlu olsun…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.