🏆 DÜNYA KUPASI 2026 MERKEZİ 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → 🏆 Dünya Kupası 2026 Merkezi Keşfet →

Kocam her gece ben uyuduktan sonra eve geliyor

13 Haziran 2026

İrem Hanım merhaba,
44 yaşındayım, 16 yıllık evliyim. Eşim son iki yıldır iş nedeniyle çok yoğun olduğunu söylüyor. Gerçekten önemli bir pozisyonda çalışıyor ve sürekli toplantıları var. Ama dikkatimi çeken bir şey var. Neredeyse her gece saat 23.00’ten sonra eve geliyor. Bazen 23.30, bazen gece yarısı. Ben de sabah erken kalktığım için çoğu zaman uyumuş oluyorum. Hafta sonları ise yorgun olduğunu söylüyor. Böyle olunca cinsellik neredeyse hayatımızdan çıktı. Bazen içimden çok kötü şeyler geçiyor. Acaba gerçekten işi mi yoğun? Yoksa bilinçaltında eve geç gelerek yakınlaşmaktan mı kaçıyor? Hatta bazen kendi kendime ‘Bu adam toplantıları özellikle mi bu saatlere koyuyor?’ diye düşünüyorum. Beni sevdiğini söylüyor. Aldattığına dair bir şey de görmedim. Ama bir kadın ne kadar süre kendini bekleme odasında hissedebilir? Erkekler gerçekten işi bahane ederek cinsellikten kaçabilir mi?

Değerli Okurum,
Bence senin asıl korkun aldatılmak değil. İstenmemek. Ve ikisi aynı şey değil.

Şimdi dürüst olalım. Evet, bazı insanlar gerçekten çok yoğun çalışır. Ama bir ilişkiyi yoran şey çoğu zaman yoğunluk değil, sürekli ertelenmektir. Bir akşam geç gelir. Anlarsın. Bir hafta yoğun olur. Yine anlarsın. Ama bu durum aylarca, yıllarca sürüyorsa insanın aklına “Bu gerçekten iş mi, yoksa bana ayrılmayan zaman mı?” diye geliyor.

Bir de çok konuşulmayan bir gerçek var.Bazı erkekler yaş aldıkça cinsellikten değil, cinselliğin getirdiği beklentiden kaçmaya başlar. Yorgunluk, performans kaygısı, stres, kilo, sağlık sorunları, özgüven kaybı olabilir. Bilinçaltı geç gelirse zaten herkes uyumuş olur diye düşünebilir. Bir evlilikte cinselliğin bitmesinden önce genellikle zaman ayrılması biter. Çünkü insanlar sadece yatakta değil, hayatta da birbirine yaklaşır. Paylaşımlar azaldıkça “Hayatında bana yer kalmadı mı?” diye düşünebilirsin.

Eğer sürekli iş, toplantılar ve ekranlar senden önce geliyorsa, bir süre sonra yatak odasından önce kalp kırılır. Bu konuşulması gereken bir konu. Ona bir kadının sadece sevilmek istemediğini, öncelik de istediğini anlatabilirsin.

Ben değiştim, eşim aynı kaldı. Şimdi suçlu muyum?

İrem Hanım merhaba,
42 yaşındayım, 17 yıllık evliyim ve iki çocuk annesiyim. Geçen yıl doktor kontrolünde zayıflama iğnesi ile kilo vermeye başladım. Yaklaşık 30 kilo verdim. Düzenli yürüyüş yapıyorum, kıyafetlerime özen gösteriyorum, kendimi yıllardır ilk kez iyi hissediyorum. Sorun şu ki eşim hiç değişmedi. Hâlâ aynı şekilde yaşıyor. Spor yapmıyor, kendine bakmıyor, sürekli televizyon karşısında ya da telefonda. Akşamları eşofmanla uyuyakalıyor. Ve bunu yazarken kendimi çok kötü hissediyorum ama artık ona karşı cinsel istek duymuyorum. Eskiden ikimiz de benzer durumdaydık. Şimdi ise sanki farklı hayatlarda yaşıyoruz. O hâlâ bana yaklaşmak istiyor ama ben içimden gelmediği için sürekli bahane buluyorum. Bazen kendime kızıyorum: Acaba kibirli mi oldum? Acaba kilo verince gözüm mü açıldı? Yoksa çekim gerçekten değişebilir mi?

Değerli Okurum,
Burada mesele sadece kilo değil. Kimlik değişimi. Sen sadece zayıflamadın.Kendine yatırım yapmaya başladın. Aynaya bakışın, enerjin, özgüvenin değişti.Ve şimdi eşine baktığında sadece kilosunu görmüyorsun, sen ilerlerken yerinde kalan birini görüyorsun. İşte asıl kırılma burada.

Şimdi çok dürüst olalım.Kadınlar çoğu zaman sadece fiziksel görüntüye aşık olmaz. Çabaya aşık olurlar. Bir erkek spor salonuna gitmek, kaslı olmak zorunda değildir. Ama birçok kadın “Kendine değer veriyor mu?” diye bakar. Çünkü kendine değer veren insanın enerjisi farklıdır.

Bir de şu var… Sen değişirken eşin seni alkışladı mı, destekledi mi, yoksa eski halindeki seni özleyip yerinde mi kaldı? Sen eşine baktığında sadece fiziksel değişimi değil, hayata karşı merakını, heyecanını ve çabasını kaybetmiş bir adam görüyorsun olabilir. Ve kabul edelim; bu erotik bir görüntü değildir. Çünkü kadınlar çoğu zaman bir erkeğin bedeninden önce enerjisine karşı istek duymayı bırakır.

Ama burada dikkat etmen gereken önemli bir nokta var:Bir evlilikte çekim kaybolduğunda hemen tartıya bakmak kolaydır. Asıl zor olan, aradaki bağı sorgulamaktır. Belki sorun eşinin kilosu değildir. Belki uzun zamandır birbirinizi sevgili olarak görmeyi bırakmışsınızdır.

Bu yüzden karar vermeden önce kendine şu soruyu sor:”Ben eşimin bedenini mi özlüyorum, yoksa eskiden olduğu adamı mı?” Eğer özlediğin şey onun enerjisi, hayata katılımı ve sana duyduğu ilgi ise, bunlar yeniden inşa edilebilir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.