Kocam narsist mi, yoksa ben mi her şeyi büyütüyorum?

3 Ekim 2026

İrem Hanım merhaba,
41 yaşındayım, 12 yıllık evliyim. Son zamanlarda sosyal medyada narsisizmle ilgili videolar karşıma çıkıyor ve her izlediğimde kocamı görüyorum. Tartıştığımızda konu ne olursa olsun sonunda özür dileyen ben oluyorum. Beni kırdığını söylediğimde ‘Sen çok hassassın’ diyor. Başarılarımı küçümsüyor ama kendi başarılarının mutlaka takdir edilmesini istiyor. Arkadaş ortamında son derece çekici, komik ve ilgili. Eve gelince benim duygularımla uğraşmak istemiyor. En kötüsü de artık kendi algımdan şüphe etmeye başladım. Bir tartışmadan sonra bazen ‘Belki gerçekten ben abarttım’ diye düşünüyorum. İnternetteki testleri yapıyorum, videolar izliyorum. Hepsi ‘Narsistten kaç’ diyor. Ama 12 yıllık kocama birkaç Instagram videosuyla narsist demek de bana doğru gelmiyor. Bir insanın narsist olduğunu nasıl anlarsınız?

Değerli Okurum,
Öncelikle sosyal medyaya küçük bir itirazım var. Son yıllarda eski sevgililerin yarısı narsist, diğer yarısı toksik ilan edildi. Böyle giderse dünyada psikolojik olarak sağlam üç kişi kalacağız. Narsistik davranışlar göstermekle narsistik kişilik bozukluğuna sahip olmak aynı şey değildir. Hepimiz zaman zaman bencil, savunmacı veya ilgi bekleyen insanlar olabiliriz. Bir kişilik bozukluğunun değerlendirilmesi ise birkaç video veya internet testiyle yapılmaz.

Ben senin yerinde olsam etiketten önce ilişkinin üzerinde bıraktığı etkiye bakardım.

Duygularını söylediğinde sürekli küçümseniyor musun? Her tartışmanın sonunda kendi hafızandan ve algından şüphe eder hale mi geliyorsun? Onun ihtiyaçlarına büyük yer açılırken seninkiler sürekli “abartı” mı sayılıyor? Kendini ifade etmek yerine onun vereceği tepkiyi hesaplayarak mı yaşamaya başladın?

Bunlar varsa, kocanın hangi etikete uyduğundan bağımsız olarak ilişkinizde konuşulması gereken ciddi bir sorun var. Çünkü bazen insanlar “Narsist mi?” sorusuna o kadar takılıyor ki daha önemli soruyu unutuyor. Sen bu ilişkinin içinde nasıl birine dönüştün?

Sürekli kendinden şüphe eden, özür dileyen ve karşı taraf kızmasın diye küçülen birine dönüştüysen buna bak. Kocana internetten teşhis koyma. Kendine de “Ben çok hassasım” teşhisi koyma. Bu örüntü uzun süredir devam ediyorsa bir terapistle kendi deneyimini konuşman, sosyal medya testlerinden çok daha anlamlı olur.

Sevgilimi mi seviyorum, yoksa sürekli onu kurtarmaya mı çalışıyorum?

İrem Hanım merhaba,
37 yaşındayım, bekarım. Üç yıldır bir ilişkim var ve son zamanlarda kendimle ilgili rahatsız edici bir şey fark ettim. Erkek arkadaşımın hayatındaki hemen her problemi ben çözmeye çalışıyorum. İşi kötü gidince CV’sini ben düzenliyorum. Ailesiyle kavga edince saatlerce onu sakinleştiriyorum. Parasını kötü yönetiyor, ben bütçe yapıyorum. Doktor randevusunu erteliyor, ben alıyorum. Sabah önemli toplantısı varsa ben uyandırıyorum. Bunları benden istemiyor bile. Ben kendiliğimden yapıyorum. Sonra da içten içe kızıyorum. ‘Ben olmasam bu adam ne yapacak?’ diye düşünüyorum. Ama geçen gün daha korkutucu bir soru geldi aklıma. Ya benim hoşuma giden şey tam da bana ihtiyaç duymasıysa? İyi bir sevgili olduğumu sanıyordum. Acaba ben sevgiyi birini kurtarmakla mı karıştırıyorum?

Değerli Okurum,
Mektubundaki en önemli cümle sonuncusu. Ya senin hoşuna giden şey sana ihtiyaç duymasıysa?

İşte bağımlı ilişki dinamiğinin en görünmez taraflarından biri burada olabilir.

Dışarıdan bakıldığında sen müthiş bir sevgilisin. Yardım ediyorsun, toparlıyorsun, hatırlatıyorsun, kurtarıyorsun.

Ama yardım ile sorumluluğu devralmak aynı şey değil. Bir süre sonra sevgilin projen olur.

İşin daha zor tarafı şu. Sürekli ihtiyaç duyulan kişi olmak insana değerli hissettirebilir. “Ben olmazsam yapamaz” düşüncesinin içinde hem büyük bir yük hem de gizli bir güç vardır. Sonra karşındaki insan toparlanmaya başladığında rahatlamak yerine tuhaf biçimde boşluk hissedebilirsin. Çünkü ilişkindeki rolün “sevgili” değil, “kurtarıcı” olmuştur.

Şimdi küçük bir deney yap. Onun çözebileceği bir sonraki problemi çözme, bekle. Rahatsız olacaksın. Belki o da zorlanacak. Ama yetişkin bir insanın kendi hayatının sonuçlarıyla karşılaşmasına izin vermek sevgisizlik değildir. Bazen sevginin en zor hali, yardıma koşmamaktır.

Ve kendine şu soruyu sor. Sana ihtiyacı olmasa yine de onunla olmak ister misin? Bu sorunun cevabı ilişkin hakkında çok şey söyleyebilir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.