
Serdar Turgut’a bilgi notu: Armageddon Savaşı bundan 108 yıl önce yaşandı ve o savaşı biz kaybettik
Bugünlerde, yayıncım The Kitap’ın talebi üzerine ‘Çocuklar İçin Atatürk’ adlı bir kitap çalışması içindeyim; zaten ezbere bildiğimi düşündüğüm Atatürk biyografisini bir kez daha çalışıyorum, o yüzden de içim dışım Atatürk olmuş durumda.
İnsan her şeyi aklında tutamıyor tabii, Atatürk biyografisi çalışırken hatırladım, bizim tarihimizde, 1. Dünya Savaşında yaşadığımız çok acı bir askeri yenilgi var. Bu yenilgi o kadar acı ki, sonunda Osmanlı’yı (Atatürk’ün önerisiyle) düşmanla mütareke aramak zorunda bıraktı. O yenilgi Mondros Mütarekesinin kapısını, yani Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu getirdi.
O savaşın adı, tarihe “Megiddo Muharebesi” olarak geçti.
Megiddo, Serdar Turgut’un yazılarını takip edenlere tanıdık gelmiş olabilir. Bu savaşa ismini veren yer, hani şimdi İsrail ve Amerika’nın yeniden peşine düştüğü “Armageddon” adlı nihai savaşın yapılacağı yer olacağına inanılan tepenin adı.
Yani, bundan 108 yıl önce aslında bir “Armageddon Savaşı” yaşandı. Savaşın bir tarafında İngiliz general Sir Edmund Allenby vardı; diğer tarafında da Osmanlının 4, 7 ve 8. ordularından oluşan “Yıldırım Ordular Grubu” komutanı olarak bir Alman generali, Liman von Sanders.
İngiliz orduları daha önce Filistin içlerine girmiş ve 9 Aralık 1917’de Osmanlı Kudüs’ü kaybetmişti. Bunun üzerine cephe hattı Kudüs’ün kuzeyinde, büyük ölçüde Ürdün nehri üzerinde kurulmuştu ve bugünkü Ürdün’den, yani Amman’dan Akdeniz kıyısındaki Yafa kentine kadar uzanıyordu.
Yıldırım Ordular Grubu’nu oluşturan üç ordudan ikisi Ürdün nehrinin Batısında, yani nehirle Akdeniz arasında, biri ise doğusunda cepheyi tutuyordu. Komutan Liman ve Sanders ise karargahıyla Nasıra’daydı (Haritada Nazareth).
Başlangıçta bu cephenin Alman komutanı General Falkenheim’dı. O sıralar Tümgeneral rütbesini taşıyan Mustafa Kemal de bu cephede 7. Orduya komutan olarak atanmıştı. Ama General Falkenheim ve Mustafa Kemal anlaşamadı, Mustafa Kemal ordu komutanlığından istifa etti.
İstanbul’a döndükten sonra o sırada veliaht olan Vahdettin’le Almanya gezisine gitti. Bu gezinin sonunda hastalanıp bir süre Avusturya’da tedavi gördü, sonra acil olarak geri çağrıldı ve yeniden 7. Ordunun başına geçmek üzere Filistin Cephesine (Ağustos 1918) geldi. Artık komutan Liman von Sanders’di.
Kudüs’ün düşmesinden 10 ay, Mustafa Kemal’in cepheye ulaşmasından bir ay sonra 19 Eylül 1918’de İngiliz orduları Filistin cephesinde cephe boyunca saldırıya geçti.
Mustafa Kemal aslında İngiliz ordusunun bu saldırısını önceden görmüştü ama Liman von Sanders’i saldırının geldiğine ikna edemedi. İngilizler saldırınca Ürdün Nehrinin doğusundaki 8. ordunun cephesi kısa sürede yarıldı.

İngilizlerin de bizim de “Megiddo Muharebesi” adını verdiğimiz bu savaş çok hızlı gelişti. İngiliz orduları birkaç gün içinde bütün Filistin’i ve Ürdün’ü ele geçirdi. İngilizler geri çekilmekte olan koca Osmanlı ordularını hava saldırılarıyla yok olmanın eşiğine getirdi.
İngiliz saldırısının başlamasından 4 gün sonra Liman von Sanders cepheden ayrıldı, Yıldırım Ordular Grubu komutanlığına Mustafa Kemal atandı. Ama aslında geriye bırakın ordular grubunu bir ordu bile kalmamıştı.
Savunma hattı çökünce her zaman gerçekçi olan Mustafa Kemal kendi ordusundan kalanları Şam’a kadar çekti. Savaş Suriye’de devam etti. 1 Ekimde Şam da kaybedildi, Mustafa Kemal Halep’e çekildi.
Bu arada 4 ve 8. orduları tamamen lağvetti Mustafa Kemal, hepsini 7. Orduya kattı. Çünkü zaten bu iki ordu sadece kağıt üzerinde mevcuttu. Mustafa Kemal bu ordusuyla bir savunma hattı kurmaya çalıştı ama zaman aleyhine işliyordu.
Bu çöküşü ve İngiliz birliklerinin Halep’i de aşarlarsa Anadolu içlerine gireceğini gören Mustafa Kemal 11 Ekimde İstanbul’da padişahın başyaveri Albay Naci Beye telgraf çekerek düşmanla mütareke yolunun aranmasını önerdi.
Neyse lafı uzatmamayayım, bu savaş Osmanlı açısından bütün 1. Dünya Savaşı’nın en tayin edici ve en ağır yenilgilerinden biri oldu. Osmanlı o birkaç hafta içinde bugünkü Filistin’i, Ürdün’ü, Suriye’yi ve Lübnan’ı kaybetti.
Bu kayıplar Mondros Mütarekesini şart hale getirdi. Yani o “Almanya savaşta yenildiği için biz de mağlup sayıldık” masalları yalandı.

