Başlıktaki söze güldüyseniz, devam edin, bizimlesiniz. Söz, tüm zamanların en iyi gözlemci espri ustalarından biri olan
ABD’li stand up komedyeni, yazar, oyuncu, yapımcı Steven Right’a ait.
Konumuz da dolayısıyla bununla ilgili. Hayır, paraşütlerle değil.
Stand up sever misiniz? Ben seviyorum ve yerli-yabancı stand up’çıları izlemeye çalışıyorum.
Sözgelimi şu günlerde ABD’nin ünlü stand up’çılarından Kevin Hart en yetenekli komedyenleri her bölümde kendisine eşlik eden diğer usta komedyen jüri üyeleriyle buluyor, değerlendiriyor.
Kevin Hart Komikleri Arıyor’u Netflix’e üyeyseniz izlemenizi öneririm.
Yarışma New York, Los Angeles ve Chicago elemeleriyle başlıyor.
Her elemeye 15-20 arası stand up’çı katılıyor. Yarışma sekiz bölüm halinde yayımlanıyor.
Yarışmacılar, seyirci önünde 5 dakikalık bir performans sergiliyorlar.
Bu kısa sürede yarışmacı komedyenler; kendi tarzını, espri anlayışını, seyirci etkileşimini göstermek durumunda.
Sahneye ne kadar hakim, üslubu nasıl, gergin mi, absürd mü, kendi hayatından nasıl söz ediyor vb..
Bölümleri anlatmak değil amacım. Şovu izlerken, gösteri metnini etkili şekilde yazmanın, sahne hazırlığı yapmanın ne kadar önemli olduğunu görüyorsunuz.
Bu beş dakikalık performanslarda gözlemim şu: Bizde tek bir cümlesi bile söylenemeyecek ağır cinsel göndermeler, inançlara, ırklara, beden tiplerine dair hınzır şakalar var. Seyirciler pek eğleniyor. Rahatsızlık duyan da yok.
Çünkü bu bir komedi. Eleştirinin en öznel, en dürüst, en sivri ve net hali. Hatta en zeki hali.
Adeta hayatla ilgili her şeyle yüzleşmenizi sağlıyor. Yarışmayı da izlediğimde, Cem Yılmaz’ın ülkemizde nasıl bir büyük usta stand up’çı olduğunu bir kez daha kavrıyorum. Çünkü o, kimseyi ısırmadan güldürmeyi başarıyor. Ülkenin neresinden söz ederse etsin, herkes onu anlıyor ve gülüyor.
Amerika’da durum pek öyle değil. Göçmen komedyenler ayrı bir tarz. LGBT ve artılarını oluşturanlar, düz cinsiyetliler, aseksüeller, hepsi çekincesiz konuşuyor ve kendiyle de dalgasını geçebiliyor.
Her kentin ayrı bir havası ve espri anlayışı var.
Belki Cem Yılmaz da Kevin Hart gibi böyle bir yarışma düzenleyebilir, sinema projelerinden vakit bulabilirse tabii.
Yaparsa da süper olur.
Yarışma ve katılan yarışmacılar demişken en hafifi bile 3-4 yıllık komedyen bunların.
İçlerinde 15 yıldır komedi kulüplerinde tam mesaili olarak bu işi yapanlar var.” Ben oldum aga” demeden, katılmışlar yarışmaya.
Ödül de Netflix’in ona özel bir stand up çekip yayımlaması.
Yani aman aman bir ödül değil bu, bizim mantalitemize göre. Gerçi öyle bir yetenek havuzumuz var mı emin değilim.
Çünkü bizim pişmiş komedyenler, topa girmeyebilirler. ABD’de bu işi yapanlar, öyle büyük paralar falan da kazanamıyorlar aslında.
100 dolar alacağı bir gösteri için 200 dolar harcayarak başka bir eyalete ulaşıp, oradaki komedi kulübüne çıkmak isteyen, hayallerinin peşinde koşan, asıl işini, mesleğini bırakan çok.
Bizde stand up yapan hangi isimler var derseniz:
Öne çıkan yerli komedyenler ofansif mizah yapan Deniz Göktaş, yerli ve kirliyle meşhur Baturay Özdemir, Senegalli Musti Kusti ve arkadaşları, tuz biber Ali Congun, Doğu Demirkol, Feyyaz Yiğit, Kaan Sekban, Mesut Süre sayılabilir.
Hasan Can da farklı bir tarzda komediyi konuşturuyor. Yasemin Sakallıoğlu, Seda Yüz, Rüya Aslangil, Özge Özel , Buse Sinem Eren, Çağdaş Alkan,Çok da Fifi grubu, ve tabii liste uzar da uzar, kadın komedyenlerimiz. Özellikle İstanbul’da Beyoğlu başta olmak üzere komedi kulüplerimiz, bu sanatçılara kucak açmış durumdalar.
Yani malzeme bol. Ne için?
Bu yeteneklerden isteyenleri, youTube boyutundan çıkarıp,
Kevin Hart Komikleri Arıyor’daki gibi tanıtmak, geniş kitlelere ulaştırmak için.
Bu neye yarar?
Hem ülkenin üzerindeki ağır stresli havayı komediyle dağıtırız, hem de güldükçe hoşgörü sınırlarımızı büyütürüz.
Meddah geleneği olan bir ülkeden de bu beklenir.
Tabii şunu demezsek:
Amaaan kim yapacak bu işleri, olmaz bizde.
Ben derim ki o zaman:
Tembel değilim ama enerji tasarrufu yapıyorum.