Renklerin müziği

28 Mayıs 2026

Modernizm ile birlikte gittikçe soyut yönlere gitmeye başlayan sanatın müzik ile derin bir ilişkisi vardır.

Bu da çok normal çünkü soyut sanat da müzik de hayal gücüne dayanan ve hayal gücüyle yaratılan sanatlardır.

Soyut sanatta var olan gizem de sanatçılarını ayrıca müziğe duyarlı hale getirmiştir.

Soyut dışavurumcu sanatçıların neredeyse tümü aynı zamanda iyi bir müzik öğrencisiydiler.

Kabul edilen genel tanıma göre soyut sanat adeta müziğin üst notalarında gezinirdi.

***

Bu yüzden kendi resim sanatını bir müzik gibi düşünen, renklerin müzik ile bağlantısını çözümlemeye çalışan sanatçılar neredeyse bir konçerto gibi muhteşem olan resimler üretmişlerdi. Sanatta yenilikler yapan avangardlar arasındaki hava da müzik ile sanatın yakın müttefikler olduğu yönündeydi

Alexander Schriabin renk ile müzikal ses arası sistematik bir ilişki kurmaya yönelik araştırma yapmıştı.Rus besteci ve piyanist Schriabin atonal müziğin yaratıcısı Arnold Schoenberg’den bağımsız yaptığı çalışmalarla 12 tonlu kompozisyon ve serial müzik konularında öncülük yapmış bir isimdir. Onun renklerle müzikal ses arası bağlantı olabileceği düşüncesi Arnold Schoenberg’i de etkilemiş olmalı ki 1911’de tanıştığı resmiyle müzik yapmaya çalışan Kandinsky’nin  resminin yönünü de belirledi.

***

Kandinsky  zaten müziğin renklerle bağlantılı olduğuna inanıyordu ama Schoenberg ile tanışmadan önce Wagner’in Gesumkuntswerk yaklaşımının etkisi altındaydı.Yani Wagner’in sözcükleri, müziği ve görüntüyü bünyesinde birlikte barındıran topyekün sanat anlayışının kendisine de uyduğunu düşünüyordu.  Schoenberg’in atonal müziği ile tanışınca renklerle duygular arası bağlar kurmaya çalışan Kandinsky’e yeni yollar açılmış oldu. Kandinsky resimlerinde sürekli karşıt renkleri ,yani bir arada gitmesi zor olan renkleri işte bu Schoenberg etkisi nedeniyle kullandığı söyleniyor.Schoenberg’in melodik sürekliliği reddeden ve onun yerine rahatsız edici bir müzikal uyumsuzluğa dayanan müziği gibi Kandinsky bu iç çekişmeyi göstermek, parçalanmışlığı vurgulamak istercesine karşıt renkleri vurgular resiminde.

***

Kandinsky ‘Doğaçlama’ ön adını alan bir dizi yapıt üretti.. Sanatçının Doğaçlama resimlerini yapmaktaki amacı görsel bir ses ortamı yaratmaktı.

İzleyicilerin renklerin ‘iç seslerini duymalarını sağlayacak tuvaller üretmek istiyordu

Bu da gerçek dünyaya daha da az gönderme yapmayı gerektiriyordu. Kandinsky ‘iç sesin’ ancak bir resim dinleyicisine dönüşen izleyicinin dikkatini dağıtacak ‘geleneksel  bir anlam’ barındırmazsa duyulabilir olacağını düşünmüştü. (Will Gompertz. Pardon Neye Bakmıştınız, sayfa 141)

Daha önce modern sanat döneminde  gördüğümüz biçimlerin güzelliğinin ötesindeki resmin derin anlamını keşfedebilmemizin felsefi düşünmenin önemini arttırdığını da söylemiştik. Müziğin tarihte sanat ile felsefe ilişkisini ciddi biçimde değiştiren güçlerden belki de en güçlüsünün olduğunu da hatırlarsak benim  döneme uygun cazın sesini bulmakta neden bu kadar zorlanmış olduğumun da nedeni daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.uzun arayışlardan sonra bunun Ornette Coleman olacağına karar vermişim

***

Tabii bu yazının sınırlarını zorlayacağı için Theodor Adorno’nun  müzik sanatının felsefe ile ilişkisini inceleyen çalışmalarına hiç girmedim.Adorno Hegel’in mantığı ve Beethoven’in sanat hareketleri arasında bağlantı kurdu ve özellikle sonataları inceleyip bunlarla Hegel mantığı arasındaki ilişkiyi inceledi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.