Kamuda kemer sıkma mesajı: Harcamalarda kesintiye gidilecek
ASO Başkanı Ardıç toplumun kamuda etkin bir tasarruf yapıldığına inanmadığını belirterek ‘Vatandaşın uygulanan programa inanması son derece önemli. İnanmadığında enflasyon beklentisi yüksek kalıyor ve fiyatlama davranışları bozuluyor’ dedi.
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç vatandaşın uygulanan programa inanmasının son derece önemli olduğunu belirtirken vatandaş inanmadığında enflasyon beklentilerinin yüksek kaldığını ve fiyatlama davranışlarının bozulduğunu söyledi.
2025 bütçesinde enflasyon beklentisi yüzde 17.5 olmasına rağmen, giderlerin yüzde 32.8 arttığına dikkat çeken Ardıç bunun kamu mali disiplinin kalitesi ve inandırıcılığı hakkında soru işaretlerine neden olduğunu belirtti. Seyit Ardıç birçok kalemde enflasyonun üstünde artışlar olurken kamu yatırımlarında yüzde 4.5’lik azalmanın ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri açısından düşündürücü olduğunu ifade etti.
Ankara Sanayi Odası Ekim Ayı Meclis Toplantısını Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile ortak gerçekleştirdi. ASO’daki toplantıya Sivas TSO Başkanı Zeki Özdemir ve Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı. Konuşmasına Sivas’ın sanayi potansiyelinin yerel yönetimler özel sektör işbirliğiyle artacağına inandığını belirterek başlayan Seyit Ardıç ortağı olduğu şirketin de Sivas’a yatırım kararı aldığını söyledi. ASO’nun kuruluşunun 61’inci yıldönümünü 18 Kasım’da kutlayacağını belirten Ardıç tüm üyeleri bu tarihte Anıtkabir’e davet etti.
Küresel ekonomik gelişmeler ve risklerden bahseden Seyit Ardıç küresel ekonominin yönünü ABD seçimlerinin belirleyeceğini söyledi. Seçimlerin özellikle gelişmekte olan ülkeleri önemli ölçüde etkileyeceğini belirten Ardıç, Trump’ın kazanması halinde Amerika öncelikli bir ticaretin gündeme geleceğini söyledi. Ardıç ABD’de Trump’ın iktidara gelmesi durumunda gümrük vergisi ve korumacılık önlemlerinin küresel pazarda rekabeti zorlaştıracağını da ifade etti.
Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanmadan politika faizindeki indirimin enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratma riski taşıdığını dile getiren Seyit Ardıç arz tarafında yaşanacak sorunların ilave enflasyonist etkiye sebep olabileceği belirtti.
Sanayicilerin krediye olan bağımlılığı göz önüne alındığında yüksek faiz oranının, yatırım ve büyümenin önünde en büyük engel olduğunu söyleyen Ardıç KOBİ’lerin acil beklentisinin uygun faizli ticari kredi mekanizmalarının devreye alınması olduğunu belirtti.
Üretim ve ihracat odaklı şirketlere sağlanacak desteğin, sıkılaştırıcı politikanın üretime olumsuz etkisini yumuşatabileceğini söyleyen Ardıç bu politikanın sadece yüksek enflasyon değil, istikrarlı dönemde de devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mali disiplinin kamu gelirinin artması ve harcamaların kısılması gibi iki temel politika aracı olduğunu anlatan Seyit Ardıç toplumda kamuda etkin bir tasarruf yapıldığı yönünde izlenim olmadığını söyledi. Vatandaşın uygulanan programa inanmasının son derece önemli olduğunu ifade eden Ardıç “İnanmadıklarında enflasyon beklentileri yüksek kalıyor ve fiyatlama davranışları bozuluyor” dedi.
2025 bütçesinde enflasyon beklentisi yüzde 17.5 olmasına rağmen, giderlerin yüzde 32.8 arttığına dikkat çeken Ardıç bunun kamu mali disiplinin kalitesi ve inandırıcılığı hakkında soru işaretlerine neden olduğunu belirtti.
Seyit Ardıç birçok kalemde enflasyonun üstünde artışlar olurken kamu yatırımlarında yüzde 4.5’lik azalmanın ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri açısından düşündürücü olduğunu dile getirdi.
Küresel rekabetin yaratıcı bir yıkıma neden olurken, sürdürülebilir enerjiye geçiş döneminde nadir toprak elementlerinin kritik öneme sahip olduğunu bildiren Ardıç küresel güçlerin faaliyetlerini hızlandırdığı bu alanda Türkiye’nin üretim kapasitesini geliştirmesi gerektiğini kaydetti.
Ardıç Türkiye’nin çok sayıda istihdam edilemeyen üniversite mezunu yerine, yeteri kadar kaliteli mezun vermesi gerektiğini söyledi. Devletin yenilikçilik alanında önemli teşvikleri bulunduğunu ifade eden Seyit Ardıç, ASO’nun bu konuda hazırladığı devlet destekleri rehberinin çok önemli olduğunu dile getirdi.
Son 10 yıllık teşviklere rağmen, KOBİ’lerde katma değerin artmadığını ifade eden Seyit Ardıç “2013 yılında KOBİ’lerimizin 100 birim olan katma değer endeksi, 2022 yılında 84 puana gerilemiştir. Diğer bir deyişle, KOBİ’lerimizin firma başına katma değeri 90 bin dolardan 75 bin dolara düşmüştür” dedi. Ardıç aynı dönemde büyük işletmelerin katma değer endeksinin 100’den 116’ya çıktığını söyledi.
Bir çok KOBİ’nin son dönemlerde operasyonlarını sürdürmekte zorlandığını ifade eden Seyit Ardıç “Biz sanayiciler olarak öncelikle işletmelerimizi iyileştirmeli ve yenileştirmeliyiz. Sanayiciler ve KOBİ’ler olarak firmalarımızda verimlilik, yenilik, yeşil dönüşüm konularında daha aktif politikalar belirlemeli ve hayata geçirmeliyiz” diye konuştu.
Son gelişmelerin sağlık sisteminde kapsamlı bir denetim ve yapısal reforma ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini söyleyen Ardıç “Üretim tarafında ilaç ve tıbbi cihazlar yanında Tıpta ve Eczacılıkta Kullanılan Kimyasallar ve Teçhizatlar ürün gruplarında kamu alımlarının etkinliği ile rekabet gücünün artırılması, ithalat bağımlılığının azaltılması ve yerli üretimin teşvik edilmesi öncelikli hedefler olmalıdır” dedi.