İş dünyası bugün liderlikten, stratejiden, performanstan, kar marjlarından ve dayanıklılıktan söz ediyor. Ancak bütün bu kavramların gerçek provasının yapıldığı yer çoğu zaman göz ardı ediliyor: Ev.
Bir şirketi yönetmek gerçekten zordur.
Ama bir ailenin duygusal iklimini yönetmek, hem daha zordur ve en önemlisi çok daha yüksek bir bilinç gerektirir.
Dünyanın önemli davranış bilimcilerinden olan Dr. John Demartini son buluşmamızda ciddi bir konuyu gündeme getirdi . Ona göre insanın en yüksek değeri nerede ise enerjisi oraya akar.
Başarılı iş insanlarının ortak özelliği, yalnızca kariyerlerine değil, ailelerine de aynı bilinçle yatırım yapmalarıdır.
Çünkü sürdürülebilir başarı, evde tükenen bir ruhla dışarıda inşa edilemez.
Ailesini ihmal ederek güç kazandığını sanan bazı anne ve babalar, bir gün o gücün altının boş olduğunu fark eder. Çocuklarının gözünde yer edinememiş bir otorite, eşinin kalbinde karşılık bulmamış bir varlık, dışarıda alkışlanırken içeride sessizce yabancılaşır.
Başarı yalnızca kazanmak değil, ait olabilmektir.
Ve gerçek güç, hem iş dünyasında ayakta durup hem evde sevgiyle hatırlanabilmektir.
Bugünün profesyonelleri , beyaz yakalılar yalnızca iş hedefleriyle değil; çocuklarının sınavlarıyla, ergenlik dalgalanmalarıyla, eş ilişkisiyle ve ev içi dengelerle de liderlik ediyor.
Amerikalı dünyaca ünlü yazar, akademisyen ve konuşmacı, en çok okunanlar listesinde hep üst sırada olan Brene Brown’un söylediği gibi: “Cesaret, kırılganlığı göze alabilmektir.”
Çalışan bir annenin çocuğuna “Bugün yorgunum ama seni dinliyorum” demesi…
Bir babanın güçlü görünme ihtiyacını bırakıp “Bunu ben de bilmiyorum ama birlikte çözeceğiz” diyebilmesi…
Gerçek cesaret göstergeleridir .
Ayrıca iş dünyasında aranan liderlik niteliklerinin ta kendisi.
Ben dört yaşındayken babamı kaybettik.
Elimizde babamızdan kalan sadece iki aile fotoğrafı vardı.
Bizi büyüten, çalışan, ayakta duran ve hem anne hem baba olan bir kadın vardı: Annem.
Kolay değildi.
Ama onun kurduğu aile bağı o kadar güçlüydü ki, babamı tanımadan bile onu sevgiyle büyüttük içimizde . Bugün kardeşimle hâlâ birbirimize sıkı sıkıya bağlıysak, aile değerlerimizi korumak için elimizden geleni yapıyorsak bu annemin görünmez liderliğinin eseridir.
Bunu kardeşim Bahar’da, Amerika’da ikizlerini büyütürken görüyorum.
Bunu binlerce çalışan annede görüyorum.
Ve bunu kendi hikâyemde biliyorum.
Evde saygı varsa, çocuk yarın ekip arkadaşına saygı gösterir. Evde güven varsa, çalışan yarın yöneticisine güvenebilir. Evde duygular konuşulabiliyorsa, yarın toplantı odalarında da gerçek iletişim kurulur. Aile, şirket kültürünün prototipidir.
Bu yüzden aileyi hafife alan kurumlar, geleceğin insan kaynağını hafife alır.
Takdir Edilmeyen Emek, Görünmezleşir
Dr. Demartini’nin önemli bir hatırlatması var:
“Takdir edilmeyen değer zamanla küçülür.”
Bu yazıyı kaleme almanın en büyük sebeplerinden biri de bu.
Çalışan anne-babalar çoğu zaman iki tam zamanlı işi aynı anda yürütüyor:
Biri ofiste, diğeri evde. Çoğu bunun farkında bile değil. Bu yazıyı okuyan her profesyonele söylemek isterim:
Eğer evinizde güven varsa…
Çocuğunuz size derdini anlatabiliyorsa…
Eşinizle hâlâ aynı masada konuşabiliyorsanız…
Siz zaten büyük bir liderlik sergiliyorsunuz.
Geleceğin başarılı iş dünyası; sadece rakamları tutturabilen değil, duygusal zekâsı yüksek, empati kurabilen ve güvenli bağlar inşa etmiş bireylerden oluşacak.
Bu bireylerin kökü evde atılıyor.
Kesinlikle unutmamak gerekir aile bir yan proje değil, hayatın ana şirketidir.
24 Ocak 2026 - Yönetim Kurullarında Konuşulmayan En Büyük Liderlik Alanı: Aile
14 Ocak 2026 - “Dans, insana önce kendini öğretir. Kendini anlayan insan, dünyayı daha az incitir”
7 Ocak 2026 - Fransızlar Neden Çok Yemesine Rağmen Şişmanlamaz?
25 Aralık 2025 - Yeni Yıla Girerken: Kilo Vermekten Önce Değerleri Tartmak
17 Aralık 2025 - Hayat Bir Mutfaktır: Cesaretle Başlayan Her Yol, Yıldıza Gider