Jane Asher 95 yaşında ve yüzme rekorları kırıyor. Sadece fotoğrafları bile Asher’ın ne kadar formda olduğunu ve sağlıklı bir yaşam sürdüğünü kanıtlıyor.
Jane Asher son dönemde elde ettiği beş yeni dünya rekoruyla halihazırda 100’den fazla olan rekor koleksiyonunu daha da büyüttü. Güney Londra’nın Merton Park bölgesinde yaşayan bu efsane yüzücü spora bağlılığından dolayı Britanya İmparatorluk Madalyası’na bile sahip.
Uluslararası Yüzme Onur Listesi’nde yer alan ve 26 altın madalyayı da içeren uzun bir kariyeri bulunan Asher sağlığını ve bitmek bilmeyen mutluluğunu suya duyduğu aşka bağlıyor. Asher bunu şu sözlerle anlatıyor:
“Yüzmek sizi sağlıklı tutuyor. Yeni ameliyat olmuş kişilere ders verdim ve doktorları, yüzme sayesinde ne kadar hızlı iyileştiklerini görünce hayretler içinde kaldı.”
Asher insanlara rekabet etmeyi sevdiklerinde ne kadar eğlenebileceklerini ve bir şey için çok çalıştıklarında ne kadar iyi hissedebileceklerini göstermek istediğini belirtiyor.
Günümüz gençliğinin kilo problemlerine de değinen Asher “Yüzmek kilo vermenize doğrudan yardımcı olmayabilir ama kas yapmanızı sağlar. Bana yepyeni bir dünyanın kapılarını araladı ve mutlu ve sağlıklı olmamı sağladı” diyor.
Annesinden öğrendi şimdi başkalarına öğretiyor
Zambiya doğumlu Asher, çocukluğunun büyük bir kısmını Johannesburg’da geçirdiğini ve yüzmeyi annesinden öğrendiğini anlatıyor. Asher, yatılı okulda sabahları havuzu tek başına kullanmasına izin verilmesiyle yüzmeye olan ilgisi daha da arttığını aktarıyor.
11 torunu ve 6 torun çocuğu olan Asher, hayatı boyunca yaşadığı her yerde yerel yüzme takımlarına katıldı. Hatta bir dönem, sırf suyun içinde olabilmek için bir kürek kulübüne bile üye oldu.
Veteriner eşinin iş kazası geçirmesinin ardından yüzme öğretmeye başlayan Asher bu sayede evlerini geçindirebildiklerini belirtiyor. İlk yüzme yarışında bir kızın kendisine çok hızlı tekme attığını söylediğini anlatan başarılı sporcu, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Çünkü annem izliyordu. Şimdi her sırtüstü yarışına katıldığımda ‘annem yukarıdan beni izliyor’ diye düşünüyorum.”
Asher yüzme yarışlarına 50 yaşındayken katılmaya başladı. 80 yaşına geldiğinde 100 rekoru kırmıştı bile. İlk Avrupa rekorunu Crystal Palace’taki 800 metre yarışında kırdığını ve bu yarışa bir düğünden geldiğini anlatıyor.
Eşini kaybettikten sonra yüzmenin hayatındaki boşluğu doldurduğunu söyleyen Asher şunları ekliyor:
“Eşim öldüğünde zamanımı bununla doldurmaya başladım. Hayatınızda büyük bir boşluk oluştuğu için zor günlerden geçiyorsunuz ama yüzme bana harika dostlar kazandırdı. Çocuklarımın da hepsi çok sportif, onlarla gurur duyuyorum. Onların da benimle gurur duyduğunu yeni yeni fark ediyorum.”
Arkadaşlar olmadan hayatın yürümediğini ifade eden Asher bu konudaki hislerini de “Sizi daima iten birileri oluyor, galiba beni de bu motive ediyor, yani birisinin hep beni beklediğini bilmek” sözleriyle anlatıyor.
Gençlere aktif kalmalarını ve sağlıklı olmak için her fırsatta yüzmelerini öneren Asher, yüzmenin avantajlarını şöyle özetliyor:
“Kendinizi sakatlayamazsınız. Koşmak dizlerinize ve kalçanıza zarar verir, tenis bile omuz problemlerine yol açar. Yüzmek bir nevi meditasyon, sırrı da burada. Vücudunuzun kaskatı kesilmesine engel olmalısınız, yoksa taş gibi dibe batarsınız.”
Asher’ın yavaşlamaya hiç niyeti yok. Şimdi yakında Budapeşte yapılacak yarışma ve yeni bir dünya rekoru için hazırlıklarına son sürat devam ediyor.