Çanakkale Savaşları Enstitüsü, Çanakkale Savaşları'nın tıbbi bilançosuna ait bir belgeyi 111 yıl sonra ortaya çıkardı. Belgeye göre sadece 3. Kolordu'da 41 bin 471 Türk askeri yaralanmış, onların 2 bin 549'u şehit düşmüş.
Çanakkale Savaşları Enstitüsü, Çanakkale Savaşları’nın tıbbi bilançosuna ait bir belgeyi 111 yıl sonra ortaya çıkardı. Enstitü müdürü Utkan Emre Er’e göre ilk defa gün yüzüne çıkarılan bu belge, ‘eşsiz’.
Bugüne kadar Çanakkale savaşlarına dair pek çok araştırma ve zayiat tablosu yayınlandı. Son ‘eşsiz rapor’, 3’üncü Kolordu Harp Cerideleri çalışmaları kapsamında yayınlandı. Ardından Anafarta Dergisi’nin 30’uncu sayısında okuyucularla buluşturuldu.
1915 tarihli raporu, doğrudan 3’üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza kaleme almış. En çarpıcı yönüyse kara muharebelerinin başladığı 25 Nisan 1915’le, kasım sonu arasındaki süreci alması. Bu savaşın, en kanlı ve kritik dönemi.
Er, rapordan verileri şöyle paylaştı:
“Sayılar o daracık coğrafyada yaşanan insan kaybının vahametini gözler önüne seriyor. Düşünün ki sadece 3’üncü Kolordu’nun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanarak kayda alınmış.
Bu askerlerden 40 bini aşkın bölümü, sargı yerlerine ve hastanelere sevk edilirken ateş hattından sağ çıkarılan 2 bin 549 kahraman Türk askeriyse hastane koğuşlarında son nefesini vererek şehit düşmüş.”
Enstitü müdürü askeri hastanelerin sadece Çanakkale merkezle sınırlı kalmadığını aktarıp devam etti:
“Lapseki, Biga ve Ezine gibi birçok farklı konumda sağlık tesisleri kurularak yaralılara müdahale edilmiş. Durumu ağır olanların deniz yoluyla İstanbul’daki hastanelere sevk edildiğini de düşündüğümüzde muharebe döneminde bölgede kusursuz işleyen bir askeri hastane ağının varlığı bir kez daha görülmüş oluyor.
Rapor, müttefik kuvvetlerin acımasız taktiklerini ve kullanılan mühimmatın yarattığı tahribatı da detaylandırıyor. Gelibolu Yarımadası’nın coğrafi yapısı gereği çıkarma noktaları ve muharebe alanlarının düşman gemi atışlarına tamamen açık olması bomba ve şarapnel yaralanmalarının çok yüksek ve farklı türlerde yaşanmasına neden olmuştur.
Belgedeki en sarsıcı detaylardan biriyse uluslararası harp hukukuna aykırı olan silahların kullanımıdır. Resmi kayıtlara göre çarpma anında genişleyerek ağır doku tahribatı yaratan ve savaş suçu sayılan ‘domdom kurşunları’yla tam 332 Türk askeri yaralanmıştır.
Raporda 83 askerimizin süngü hücumunda en kanlı şekilde yaralandığı veya şehit düştüğü kayda geçirilmiş. Bu istatistik, çarpışmaların ne kadar acımasızca geçtiğini ve süngünün harp sahasındaki ölümcül etkisini kanıtlıyor.”