Bilim insanları 5 yıl süren dev çalışmanın sonunda şimdiye kadarki en büyük ve en ayrıntılı 3 boyutlu evren haritasını tamamladı.
Bilim dünyası, son yılların en iddialı uzay çalışmalarından birini tamamladı. Karanlık enerji gizemini çözmek için başlatılan dev proje kapsamında, şimdiye kadar oluşturulan en büyük ve en ayrıntılı 3 boyutlu evren haritası ortaya çıkarıldı. Beş yıl süren çalışmanın sonunda milyonlarca galaksi ve yıldızın yeri, hareketi ve bazı temel özellikleri tek bir dev kozmik haritada bir araya getirildi.
ABD merkezli Dark Energy Spectroscopic Instrument yani DESI tarafından hazırlanan bu harita, yalnızca gökyüzüne bakmanın çok ötesine geçiyor.
Bilim insanları bunu adeta evrenin “BT taraması” gibi tanımlıyor. Çünkü bu çalışma sayesinde gökcisimlerinin sadece nerede olduğu değil, ne kadar uzakta bulunduğu ve zaman içinde nasıl hareket ettiği de anlaşılabiliyor.
DESI’nin 5 bin fiber optik “gözü”, 2021’den bu yana neredeyse her gece gökyüzündeki farklı ışık noktalarına çevrildi. Her biri saç telinden daha ince bir hassasiyetle konumlanan sistem, yaklaşık her 20 dakikada bir yeni bir hedefe odaklandı.
Böylece evrenin bugüne kadar çıkarılmış en kapsamlı 3 boyutlu haritası parça parça tamamlandı.
Ortaya çıkan sonuç gerçekten devasa. Araştırma kapsamında 47 milyondan fazla galaksi ile 20 milyon ek yıldız gözlemlendi. Bu sayı, önceki tüm benzer ölçümlerin toplamından katbekat daha büyük bir veri setine işaret ediyor. Dahası, kaydedilen en uzak galaksilerden gelen ışık yaklaşık 11 milyar yıl önce yola çıktı. Yani bu harita, bizi evrenin çok eski dönemlerine kadar götürüyor.
Bu dev çalışmanın asıl amacı yalnızca galaksileri saymak değil. Bilim insanları, evrenin genişlemesini hızlandırdığı düşünülen ve halen tam olarak ne olduğu bilinmeyen “karanlık enerji”yi daha iyi anlamaya çalışıyor. Bugünkü kabul gören görüşe göre evrenin yaklaşık yüzde 70’ini bu görünmez güç oluşturuyor.
DESI’nin ilk 3 yıllık verileri, karanlık enerjinin sanıldığı gibi sabit olmayabileceğine dair dikkat çekici işaretler vermişti. Eğer bu sonuç güçlenirse, evrenin geleceğine dair bugüne kadar kurulan pek çok kozmoloji modelinin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.
Çünkü evrenin nasıl doğduğu, nasıl geliştiği ve bir gün nasıl sona ereceği; madde ile karanlık enerji arasındaki dengeye bağlı görülüyor.
Tam da bu nedenle tamamlanan yeni harita bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Araştırmacılar, artık ellerinde çok daha geniş ve daha güçlü bir veri bulunduğunu, bu sayede karanlık enerjideki olası değişimin gerçekten var olup olmadığını daha net biçimde test edebileceklerini söylüyor. Beş yıllık DESI taramasının ilk büyük karanlık enerji sonuçlarının 2027’de açıklanması bekleniyor.
Beklenenden büyük çıktı
Projeyi yürüten ekip başlangıçta 34 milyon galaksi ve kuasarı gözlemlemeyi hedefliyordu. Ancak sistem o kadar verimli çalıştı ki, bilim insanları planlanandan çok daha fazla veri toplamayı başardı. Hatta bazı bölgeler birden fazla kez tarandı ve böylece aynı alanlardan daha ayrıntılı bilgiler elde edildi.
Bu başarıda DESI’nin teknolojik gücü büyük rol oynadı. Toplanan ışık, özel aygıtlarla renklerine ayrıldı. Böylece her bir gökcisminin uzaklığı, hızı ve kimyasal yapısına ilişkin önemli bilgiler çıkarıldı.
Sonuçta ortaya, Dünya’nın çevresindeki kozmik yapıyı şimdiye kadar görülmemiş ayrıntı düzeyinde gösteren bir 3 boyutlu harita çıktı.
Harita kusursuz değil. Samanyolu’nun yoğun ve kalın yapısı, gökyüzünün bazı bölgelerinde daha uzaktaki ışığı perdelediği için bu alanlar taramanın dışında kaldı. Yine de geriye kalan bölüm, bilim insanlarının evrenin büyük ölçekli yapısını anlaması için eşi görülmemiş bir kaynak olarak görülüyor.
Projede dünya genelinde 70 kurumdan 900’den fazla bilim insanı görev aldı. Bu da DESI’yi sadece teknik açıdan değil, uluslararası bilim işbirliği bakımından da dikkat çekici bir başarı hikayesine dönüştürüyor.
DESI ekibi için iş şimdi bitmiş değil. Araştırmacılar 2028’den itibaren taranan alanı yaklaşık yüzde 20 büyütmeyi planlıyor. Hedef, gökyüzünde 17 bin derece karelik bir alanı kapsamak. Karşılaştırmak gerekirse Ay gökyüzünde yalnızca 0,2 derece karelik bir alan kaplıyor. Tüm gökyüzü ise 41 bin derece karenin biraz üzerinde.
Bilim insanlarının Samanyolu’nun daha kalabalık bölgelerine ve atmosfer koşullarının gözlemleri zorlaştırdığı daha güney alanlara yönelmesi gerekecek. Buna rağmen ekip oldukça iyimser. Çünkü DESI, 5 yıllık ilk görevinde beklenenden daha iyi performans gösterdi.
Önümüzdeki dönemde araştırmacılar, daha önce taranan bölgeleri tekrar inceleyerek “ışıklı kırmızı galaksiler” olarak bilinen özel bir galaksi sınıfını araştıracak.
Ayrıca yakın cüce galaksiler ve Samanyolu’nun kütle çekimiyle parçalanmış yıldız akıntıları da incelenecek. Amaç yine aynı: karanlık enerjiyi ve evrenin kaderini biraz daha iyi anlamak.
Kısacası bu harita yalnızca gökyüzünün güzel bir görüntüsü değil. Aynı zamanda insanlığın, evrenin nasıl işlediğini ve bir gün nereye gideceğini anlamaya yönelik en büyük adımlarından biri. Bilim insanları şimdi bu dev kozmik yapbozun parçalarını tek tek inceleyerek, evrenin en büyük sırrına biraz daha yaklaşmayı umuyor.