MV Hondius gemisinin doktorunun hastalanmasıyla sorumluluk üstlenen Dr. Kornfeld salgınla nasıl yüzleştiğini anlattı. TTB Başkanı Azap'a göre "Küresel salgın riski düşük."
Dr. Stephen Kornfeld geçen ay hayatının macerasını yaşamak için Arjantin’in güney ucundan MV Hondius gemisine bindi.
Hayali devasa buzulları keşfetmek ve balinaları yakından görmekti. Ancak Atlantik Okyanusu’nu geçerken gemide ölümcül bir hantavirüs salgını patlak verdi.
Geminin kendi doktoru da hastalanınca Oregonlu doktor Kornfeld bir anda sorumluluk üstlenmek zorunda kaldı.
Kornfeld durumu “Bir bakıma kendimi aniden geminin doktoru rolünde buldum” sözleriyle özetledi.
Kornfeld gemideki bir yolcunun hastalandığını duyunca gemi personeline yardımcı olmayı teklif ettiğini söyledi.
Ancak durumu hızla kötüleşen 70 yaşındaki Hollandalı yolcu Nisan ayı başında gemide hayatını kaybetti.
Virüsün belirtileri hastalarda ateş ve yorgunluk gibi standart şikayetlerle başlıdığını anlattı. Kornfeld hastaların durumunu “O sırada bakıldığında hastaların hiçbiri ölümcül derecede hasta görünmüyordu. Ancak hantavirüsle ilgili asıl korku çok kısa bir süre içinde ciddi durumdan kritik seviyeye geçebilmenizdir” sözleriyle açıkladı.
Geminin asıl doktoru şu an Johannesburg’da yoğun bakımda tedavi görüyor. Diğer bazı hastalar ise tedavi edilmek üzere Hollanda ve İsviçre’ye nakledildi.
Salgın tam olarak anlaşılmadan önce 30 yolcunun gemiden erkenden ayrılması virüsü yayılacağı korkusunu arttırdı.
Kornfeld en azından ağır hastaların tahliye edilmesinden dolayı rahatladığını belirtti.
Kornfeld bazı hastaların hayatta kalmasının şartının doğru zamanda tıbbi bakıma ulaşmaları bağlı olduğunu ve bunun gemide mümkün olmadığını vurguladı.
Gemi şu an Kanarya Adaları’ndaki Tenerife’ye doğru ilerliyor. Aralarında iki Türk’ün de olduğu 146 yolcu ve mürettebat pazar günü karaya ayak basacak.
Salgın dünya çapında büyük bir takip çalışmasını tetikledi. Sağlık yetkilileri ciddi solunum yetmezliğine yol açan bu nadir virüse maruz kalmış kişileri belirlemeye çalışıyor.
Dünya Sağlık Örgütü Covid benzeri bir salgın beklemediklerini bildirdi. Şu ana kadar kesinleşen beş vaka tespit edildi ve üç kişi hayatını kaybetti.
Ölenler arasında Arjantin gezisi sırasında virüsü kaptığı düşünülen yaşlı bir Hollandalı çift de bulunuyor.
Yetkililer bu salgının nadir görülen ve yakın temasla insandan insana bulaşabilen Andes suşu ile bağlantılı olduğunu doğruladı.
Kurum daha fazla vakanın ortaya çıkmasını beklese de genel bir bulaşma riski kanıtı bulunmadığını belirtti.
TTB Başkanı Azap: Küresel salgın riski düşük’
TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, dünya gündemindeki hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, virüsün kişiden kişiye bulaşmasının sınırlı olduğunu ve “küresel bir pandemi riskinin söz konusu olmadığını” söyledi. Azap, vakaların çoğunun kemirgen kaynaklı olduğunu, hastalığın ise destekleyici tedaviyle büyük oranda iyileşebildiğini belirtti.
(TTB) Başkanı ve İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alpay Azap, dünya gündeminde yer alan hantavirüs vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hantavirüsün uzun yıllardır bilinen bir virüs ailesi olduğunu belirten Azap, virüsün yaklaşık 40’tan fazla türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 20’sinin insanlarda hastalık yaptığını söyledi.
Hantavirüsün esas olarak kemirgenlerde bulunduğunu kaydeden Azap, virüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında insanlarda fark edildiğini ifade etti. Azap, “Kore’de savaşan Türk askerlerinde de maalesef hantavirüs kaynaklı vakalar ve ölümler bildirilmişti” dedi.
Virüsün bulaşma yollarına ilişkin bilgi veren Azap, kemirgenlerin idrarı ve salgılarıyla kirlenmiş tozların solunmasının temel bulaş yolu olduğunu söyledi. Azap, kemirgen idrarıyla kirlenmiş gıdaların tüketilmesi, kemirgen ısırıkları ya da kemirgen çıkartılarının ciltteki açık yaralara temas etmesiyle de bulaş görülebildiğini anlattı.
Azap, hantavirüslerde insandan insana bulaşmanın oldukça sınırlı olduğunu belirterek, “İnsandan insana bulaşma çok sınırlı ve bu sözünü ettiğimiz 20 farklı tipten sadece bir tanesine ilişkin şüpheli birtakım vaka bildirimleri var. Dolayısıyla bunlar genellikle kemirgenlerin kirletmiş olduğu ortak bir kaynaktan diğer insanlara bulaşıyor” diye konuştu.
Son günlerde gündeme gelen seyahat gemisi vakalarına da değinen Azap, burada tespit edilen virüs tipinin “Andes” olarak adlandırıldığını ve Güney Amerika’daki kemirgenlerde taşındığını söyledi. Gemideki vakaların büyük olasılıkla ortak bir kaynaktan bulaştığını ifade eden Azap, kişilerin birbirine bulaştırdığı yönündeki değerlendirmenin güçlü olmadığını belirtti.
Hantavirüslerin her coğrafyada görülmediğini belirten Azap, her virüs tipinin farklı kemirgenlerde taşındığını ifade etti. Amerika kıtasındaki kemirgenlerin taşıdığı hantavirüslerin ağır hastalık yaptığını belirten Azap, bu tiplerin “hantavirüs akciğer sendromuna” yol açtığını ve akciğer tutulumu nedeniyle solunum yetmezliği gelişebildiğini söyledi.
Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs tiplerinin ise daha çok böbrekleri etkilediğini ifade eden Azap, bu tabloda ölüm oranlarının “binde bir ile yüzde 3 arasında” olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Azap, hantavirüslerin kişiden kişiye bulaşma özelliğinin bulunmaması nedeniyle büyük bir salgın oluşturmasının beklenmediğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Dünyaya yayılacak büyük bir pandemi riski kesinlikle söz konusu değil. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi de bununla ilgili güncellemelerinde hala dün itibarıyla pandemi riskini çok çok düşük olarak sınıflamış durumda. Aynı şekilde Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi de herhangi bir salgın riskini çok çok düşük olarak sınıflandırmış durumda. Yani telaşlanacak bir durum kesinlikle söz konusu değil.”
Hantavirüse karşı etkili bir ilaç ya da aşının bulunmadığını belirten Alpay Azap, tedavinin destekleyici yöntemlerle yürütüldüğünü ifade etti. Böbrek yetmezliği gelişen hastalarda diyaliz uygulanabildiğini söyleyen Azap, “O dönemi atlatırlarsa zaten kendiliğinden iyileşen bir enfeksiyon söz konusu” dedi.
Korunmanın temel yolunun kemirgenlerle teması önlemek olduğunu belirten Azap, özellikle kırsal alanlarda ve yayla evlerinde temizlik yapılırken dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Azap, toz kaldıracak şekilde süpürme yapılmaması gerektiğini, alanların önce ıslatılması, havalandırılması ve mümkünse maske kullanılması gerektiğini söyledi.
Hastalığın belirtilerine ilişkin de bilgi veren Azap, hem ağır akciğer formunun hem de Türkiye’de görülen böbrek tutulumu formun başlangıçta grip benzeri tablo oluşturduğunu söyledi. Azap, yüksek ateş, kas-eklem ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal görülebildiğini ifade etti.
Böbrek tutulumlu formda tansiyon düşüklüğünün ardından böbrek yetmezliği gelişebildiğini belirten Azap, “Vücutta sıvı birikmesi ve bilinç değişiklikleri gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor” dedi.
Tanının PCR yöntemiyle kolaylıkla konulabildiğini söyleyen Azap, “Destekleyici tedaviyle olguların çok büyük bir kısmı iyileşiyor” ifadelerini kullandı.
TTB’nin verilerine göre Türkiye’de 2009-2025 yılları arasında hantavirüs kaynaklı vakalar ve ölümler kayıtlara geçti. Verilere göre en yüksek vaka sayısı 58 kişiyle 2010 yılında görüldü. Son yıllarda vaka sayıları 10 ila 17 bandında seyrederken, 2025 yılında 12 vaka tespit edildiği ve ölüm bildirilmediği aktarıldı. Verilere göre 2009-2025 yılları arasında toplam 14 hantavirüs kaynaklı ölüm kayıtlara geçti