CHP Genel Merkezine yapılan biber gazlı, plastik mermili polis baskını, Özgür Özel’in bir siyasi lider olarak ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Özel’in dün verdiği iki fotoğraf, Türk siyasetinde yeni bir durumun sembolü niteliğinde.
Cumhuriyet Halk Partisi merkezli olarak Türk siyasetinde son dört gündür yaşananlar, Türkiye açısından yeni bir dönemin habercisi gibi. Özellikle pazar günü ortaya çıkan iki fotoğraf, bu yeni dönemde Özgür Özel’in nasıl bir sembole dönüştüğünü gösteriyor.
Perşembe günü hukuken ne kadar yetkili olduğu tartışmalı bir mahkeme tarafından genel başkanlıktan indirilen Özgür Özel, o saatten beri durup dinlenmeden eylemde.
Bu eylemlerin merkezi Perşembe akşamından beri CHP Genel Merkeziydi. Özgür Özel ve beraberindeki çok sayıda milletvekili ile parti yöneticisi o akşamdan beri genel merkezden dışarı çıkmamış, genel merkezin etrafı da olası bir polis baskınına karşı parti otobüslerinden oluşan barikatlarla kapatılmıştı.
Pazar günü, mahkeme tarafından CHP’ye genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, avukatları aracılığıyla Ankara Valiliğine başvurup CHP Genel Merkezi’nin “işgalden kurtarılmasını” isteyince polis baskını kaçınılmaz hale geldi. Öğleden sonra polis CHP Genel Merkezine kapılarını kırarak, biber gazı ve plastik mermi kullanarak girdi, coplar konuştu.
Bunun üzerine Özgür Özel ve arkadaşları parti binasından ayrıldı ve aslında bir hayli uzakta olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru yola çıktı.
Yürüyüş yapılan yol, Ankara’nın ana arterlerinden biri olan Eskişehir yoluydu ve yürüyüşe onbinlerce kişi katıldı. Polis zaman zaman yürüyüşü dağıtmaya, Özgür Özel ve arkadaşlarını durdurmaya çalıştı. O arada yağmur başladı, Özel ve yürüyüşçüler yağmura aldırmadan yürümeye devam ettiler ve günün sembol fotoğraflarından biri ortaya çıktı.
İkinci önemli sembol fotoğraf için de fazla beklemek gerekmedi. Ankara polisi TOMA’larla yolu kesmişti. Özgür Özel hiç tereddütsüz TOMA’lardan birinin üzerine çıktı, orayı kürsü gibi kullanıp kısa bir konuşma yaptı.

Bir süre sonra polis daha fazla sembol fotoğraf ortaya çıkmasını önlemek için yolu açmak zorunda kaldı, yürüyüşe devam edildi.
Ancak Meclis kapısına gelindiğinde, TBMM güvenliği bu kalabalığın içeri giremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Özgür Özel hemen Meclis’in önünde bulunan Milli Egemenlik Parkında bir konuşma daha yaptı ve yürüyüşü sonlandırdı.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın vakit geçirmeksizin “Toplantı ve gösteri yürütüşleri kanununa aykırılık” sebebiyle soruşturma başlattığı yürüyüşün sırasında ve sonunda Özgür Özel’in yaptığı konuşmalarda değindiği konular özetle şöyleydi:
*Baba ocağı işgal olmasın diye üyeden, delegeden onun dışında birinin elini değmesin diye canını siper eden herkese selam olsun. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız. 28 Mayıs 2023’te o seçimi kazanamadığımızda gözler yerdeyken başlar öndeyken görev yine bize düşer dedik. Değişim dedik, yola çıktık, bir kez daha yenilmeyeceğiz kaybetmeyeceğiz dedik, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik. Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü, millet ‘siz geçin’ dedi partinin başına, biz size güveniyoruz dedi.
*Kiminiz salonda, kiminiz tribünlerde, kiminiz duayla ekranın başındaydınız. On binler ‘Delege sokağın sesini dinle’ diye bağırıyorlardı. O günden sonra dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik, 23 yıllık kibiri yendik.. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni ilk kez yendik, 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günki gibi yaptık.
*Niye zulüm görüyoruz, kazandığımız için, onu yendiğimiz için, onu yeneceğimiz için.
*48, 49 yaşındaki bir bahçıvanın torununun genel başkan olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dikildi karşımıza. AK Parti’nin yargı kollarıyla AK Parti’nin butlan kolları karşımızdadır.
*Bugüne kadar hep sustum, sıktım dişimi, sustum. Asla bir daha mağlubiyete alışmam. 19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Bu partinin evlatlarına hırsız, yolsuz, casus denmiştir. Ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da biliriz. Biz kimseyi satmayız.
*19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurmak, bizim belimizi kırabilmek için partiye bir operasyona giriştiler. Bu sabah, sabahın yedisinde Ankara’nın kriminal ne kadar suçlu tipi varsa bu partiye saldırdılar. Gençlere, gençlik kollarına saldırdılar. Partiyi hep birlikte koruduk, İstanbul’da yaptıkları gibi şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek kapıları camları indirip işgal ettiler. Biz, sen, hepimiz son ana kadar direndik, yollara döküldük geldik, Dolu, yağmur yağdı üzerimize, sıktıkları biber gazından yağan yağmur altında arındık. Bu partinin dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur.
*Bir makam odası geride kaldı, meraklısına bıraktık. Bundan sonra CHP’nin gerçek genel merkezi TBMM’deki grup odası, grup salonlarıdır. 83 makam odamız vardı. Birini hazımsızlara bıraktık. Tüm il başkanlıklarımız genel merkezimizdir.
*Burası Milli Egemenlik Parkı. Altı barikatı, tomaları aştık geldik. Milli Egemenlik Parkı’na geldik. Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Sivas Kongresi’nde, Anadolu meydanlarında, harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dedir. Partinin ilk merkezi de meclisteydi. Şu anki genel merkezi de meclisteki CHP grubudur. Sadece ve sadece kazanmak, başarmak için sizinle birlikte yürüyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız.