4,9’luk deprem korkuttu: ‘Yeni bir fay keşfettim’

Adana’nın Saimbeyli ilçesindeki depremin ardından Prof. Dr. Süleyman Pampal “bölgede yeni bir fay hattı tespit ettiğini” duyurdu. 

Bilim Teknoloji 25 Mayıs 2026

Dün Adana’nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki deprem, bölgede endişeyi yeniden gündeme taşıdı. AFAD verilerine göre sarsıntı çevre illerde de hissedilirken, uzmanlar Adana Havzası’na dikkat çekerek bu hareketliliğin olası bir riskin habercisi olabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Süleyman Pampal ise Hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada bölgede “yeni bir fay hattı tespit ettiğini” belirtti.

Peki bu fay, Adana Havzası’nda kaç büyüklüğüne kadar deprem üretebilir? Prof. Dr. Pampal, özel açıklamalarda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, dün Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin 8,6 kilometre derinlikte oluştuğu belirlendi.

AFAD’dan yapılan açıklamada “Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde saat 04.26’da meydana gelen ve Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Niğde illerimizde de hissedilen 4,9 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız” ifadeleri kullanıldı.

Son dönemde Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde art arda meydana gelen depremler dikkat çekerken, Adana’da yaşanan son sarsıntı vatandaşlarda endişeye yol açtı. Özellikle 6 Şubat depremlerinde ciddi şekilde etkilenen şehirlerimizden biri olan Adana için uzmanlar, bölgede büyük ve yıkıcı bir deprem riskinin sürdüğüne dikkat çekiyor. Hatta bazı uzmanlar, meydana gelen son depremin Adana Havzası açısından olası bir tehdidin habercisi olabileceği yönünde değerlendirdi. : Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde, saat 04.26’da 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Adana’da sıklıkla saha çalışmalarını sürdüren, doktorasını Kadirli-Kozan-Feke (Adana) bölgesinin stratigrafisi ve tektonik özellikleri üzerine yapan, bölgedeki pek çok faya adını da veren Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal deprem sonrası Adana ve çevresinde sıkça gündeme gelen Savrun Fayı’na ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından “büyük deprem üretebilir” iddialarıyla gündeme gelen fay hattının sanıldığı gibi aktif olmadığını belirten Prof. Dr. Pampal, şu bilgileri paylaştı:

“Adana dendiğinde genelde Savrun Fayı’na dikkat çekiliyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra Savrun Fayı daha fazla dillendirilmeye başlandı. ‘7 büyüklüğünde deprem üretecek’ diye de altı çiziliyor. Ancak bu bölgeye oldukça hâkim ve hâlâ arazi çalışmalarını yürüten biri olarak, hatta Savrun Fayı’nı adlandıran ve ilk tespit eden kişilerden biri olarak söyleyebilirim ki Savrun Fayı direkt olarak aktif değil.”

Fayın çok parçalı bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süleyman Pampal bu görüşünü yıllardır dile getirdiğini belirterek Savrun Fayı’nın kuzey kesiminin 6 Şubat depremlerinde kırıldığını söyledi “Göksun’dan başlayarak belli bir bölüme kadar kırıldı. Ben bu yüzey kırıklarını da tespit ettim” dedi. Fayın güney kesimine ilişkin de değerlendirmelerde de bulunan uzman isim “Savrungözü’nden Kozan’a doğru uzanan yaklaşık 40-45 kilometrelik bir fay var. Ancak bu fay Miyosen (Yaklaşık 23 milyon yıl önce başlayıp 5,3 milyon yıl önce sona ermiştir ve Neojen Dönemi’nin ilk kısmını oluşturur) öncesinde kırıldı. Miyosen’den sonra da neredeyse 20 milyon yıldır hareket etmemiş bir fay” diye konuştu.

Savrun Fayı’nın doğrudan aktif bir fay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Pampal, olası bir hareketlenme durumunda bile tek parça halinde büyük bir kırılma üretmeyeceğini söyledi. Ayrıca “Hadi varsayalım aktif olmayan fay da bazen hareket edebilir, çevredeki büyük depremlerin etkisiyle kırılabilir. Ancak kırıldığını varsaysak bile tek parça ve kırılacak bir fay değil, çok parçalı bir fay” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Savrun Fayı çevresindeki sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerinde bölgede asıl dikkat edilmesi gerekenin Savrun Fayı’nı kesen aktif tali faylar olduğunu söyledi. Prof. Dr. Pampal, özellikle Kozan’ın kuzeyindeki depremlere işaret ederek şu bilgilerin altını çizdi:

“Savrun’u kesen en az üç aktif fay var. Bunların tamamı tespit edildi. Örneğin 2024 ve 2025 yıllarında Kozan’ın kuzeyinde, Akçaluşağı ve Himmetli bölgesinde 5,5 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Hatta bu fayları isimlendiren de benim. Akçaluşağı ve Bozdoğan Uşağı fayları olarak tanımladığımız bu yapılar kırılıyor ve Savrun Fayını kesen aktif faylar olarak karşımıza çıkıyor.

Saimbeyli’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki deprem Savrun Fayı üzerinde oluşmadı. Saimbeyli’de yaşanan depremi üreten de yine bu tür tali faylardan biri oldu. Savrun Fayı’nın yaklaşık 10 kilometre batısında meydana geldi. Yani doğrudan Savrun Fayı üzerinde değil. Oluşan 4,9 büyüklüğündeki deprem çok korkulacak bir deprem de değil. Zaten 6 Şubat depremlerinden sonra bölgedeki en büyük ve sık artçıların önemli kısmı burada oluştu. On binlerce artçı meydana geldi. Bu depremi de o artçı sürecinin devamı olarak bile değerlendirebiliriz.”

Bölgede 5 ila 6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip faylar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Pampal, buna karşın daha büyük risk taşıyan başka bir fay üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı:

“Savrun Fayı’nı kesen bu faylar 5-6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip. Ancak en kuzeyde Saimbeyli ile Göksun arasında daha büyük deprem üretebilecek bir fay var. O fayın özelliklerini çalışıyorum. Henüz çalışmayı son aşamaya getiremedim. Ancak büyük ve yıkıcı bir deprem üretme potansiyeli olabilir.”

Gezit Dağı Fayı olarak adlandırdığı yeni bir faya da dikkat çeken Prof. Dr. Süleyman Pampal “Bu son depremi üreten fay da olabilir, çünkü bölgeye oldukça yakın” ifadelerini kullandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.