Avrupa’nın gelişmiş tarım modeli Türkiye’de bir ilde hayata geçiriliyor. Yüksek katma değerli üretim, modern teknikler ve ihracat odaklı sistemle birlikte tarımda yeni bir yatırım dönemi başlıyor.
Dünyanın tarım devi Hollanda’nın geliştirdiği modern üretim modeli ve yüksek katma değerli yaban mersini üretimi sistemi Türkiye’de yeni bir yatırım hamlesine dönüştü. Proje Kütahya’da başlatıldı.
Son yıllarda “süper meyve” olarak öne çıkan yaban mersini yüksek ihracat değeri ve uzun raf ömrü sayesinde küresel pazarda hızla büyüyor. Avrupa’da artan talep bu ürünü stratejik tarım ürünleri arasına taşıdı. Türkiye’deki yeni proje ise yaban mersinini sadece bir ürün değil, ihracat odaklı bir gelir modeli haline getirmeyi hedefliyor.
Projenin merkezinde Hollanda’nın teknoloji odaklı tarım sistemi yer alıyor. Uzmanlar tarafından üreticilere doğru çeşit seçimi, kontrollü üretim, modern sulama, paketleme ve ihracat standartları gibi konularda eğitim veriliyor. Hedef, küçük üreticiden büyük ihracat yapısına kadar daha verimli ve planlı bir tarım ekosistemi kurmak.
Saksı bazlı üretim sistemi sayesinde yaban mersini, küçük ve parçalı arazilerde bile yüksek verimle yetiştirilebiliyor. Bu model, küçük üreticilerin de sürece katılmasını sağlarken hastalık yönetimi ve kontrolü kolaylaştırıyor. Özellikle genç girişimciler ve kırsala dönüş yapanlar için yeni bir yatırım fırsatı olarak görülüyor.
Proje yalnızca üretimi değil, kırsal kalkınmayı da hedefliyor. Kadın kooperatiflerinin üretim zincirine dahil edilmesi ve gençlerin tarımda tutulması planlanıyor.
Türkiye’nin uygun iklim avantajıyla birlikte önümüzdeki yıllarda yaban mersininde dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olabileceği ifade ediliyor. Yetkililer, Kütahya’da tarım arazilerinin küçük bir bölümünün bile bu üretime ayrılması halinde yüz milyonlarca euroluk ekonomik değer oluşabileceğini belirtiyor. Proje kapsamında modern seralar, eğitim alanları ve ihracat altyapısı da planlanıyor.
Hollandalı firmalar ile Türk üreticiler arasında fide, lojistik ve ihracat modelleri üzerine görüşmeler sürerken sözleşmeli üretim ve alım garantisi gibi sistemler de gündemde.