DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Üç de yetmez beş tane

1 Temmuz 2026

Ünlü tenor Hakan Aysev, geçtiğimiz günlerde yedinci kez nikâh masasına oturdu ve “Evet” dedi.

Sosyal medyada ve magazin sayfalarında ise hemen o tanıdık, hafif alaycı soru dolaşmaya başladı: “Bu kez yürüyecek mi?”

Benim aklıma ise popüler kültürün sığ sularından çok daha derin, yapısal bir soru geliyor: Bir evliliği bitiren gerçekten her seferinde “yanlış insan” mıdır, yoksa insanın tekrar tekrar aynı ilişki kalıbını farklı yüzlerle yeniden üretmesi mi?

İnsan, hayatındaki figüranları değiştirebilir. Ama başrol oyuncusu olarak kendini değiştirmedikçe, kader zannettiği şey aslında sadece senaryosu aynı, oyuncuları farklı bir tiyatrodan ibaret kalır.

Sigmund Freud’un teorisine göre bireylerin çocuklukta çözemedikleri travmaları veya tanıdık duygusal döngüleri (bunu bilerek veya bilmeyerek) yetişkinlik ilişkilerinde de ısrarla yeniden yaratma eğilimi var.

Yani kıskançlık krizleriniz varsa, karşınızdaki insanın sadakati bunu çözmez.

Sağlıklı iletişim kurmayı bilmiyorsanız, partnerinizin sabrı sizi iyi bir dinleyici yapmaz.

İçinizde derin bir değersizlik hissi varsa, dünyadaki hiçbir “onay” o boşluğu doldurmaya yetmez.

Nitekim küresel istatistikler de bu döngüyü acı bir şekilde doğruluyor. ABD’deki evlilik ve boşanma oranlarını inceleyen araştırmalara göre, ilk evliliklerin boşanma oranı yaklaşık%40 ile %50 arasındayken; ikinci evliliklerde bu%60-67’ye, üçüncü evliliklerde ise %73-74’e fırlıyor.

Yani sanılanın aksine, “deneyim kazanmak” sonraki evlilikleri daha güvenli kılmıyor; aksine, çözülmemiş kişisel sorunlar kartopu gibi büyüyerek sonraki ilişkilere taşınıyor.

Bu durum sadece bize ya da Hakan Aysev’e özgü bir arayış değil. Dünya sahnesinde de bunun çok çarpıcı örnekleri var: Elizabeth Taylor tam 8 evlilik yaptı. Hayatının son dönemlerinde, asıl meselenin doğru insanı bulmak değil, kendi içindeki çalkantıları dindirmek olduğunu itiraf etmişti.

Amerikalı ünlü televizyoncu Larry King tam 8 kez (7 farklı kadınla) evlendi. King, hayatının arkasına dönüp baktığında ilişkilerdeki başarısızlığın kökeninde kendi iş kolikliği ve duygusal olarak ulaşılamaz olması yattığını kabul etmişti.

Elbette bazı evlilikler gerçekten yanlış insanla yapılır. Şiddet, istismar, saygısızlık veya ihanet varsa, orada kalmamak ve ayrılmak en sağlıklı, en onurlu karardır. Ancak sebep her seferinde “anlaşamadık” veya “karşı taraf suçluydu” oluyorsa, orada durup düşünmek gerekir.

İlişki terapilerinin duayen ismi Dr. John Gottman, binlerce çifti incelediği çalışmalarında başarılı evliliklerin sırrının”kusursuz uyum” olmadığını söyler. Gottman’a göre asıl sır, tarafların çatışma anında kendi paylarını görebilme ve “Ben bu ilişkide neyi yanlış yapıyorum?” diyebilme olgunluğudur.

Belki de bir gün aynaya dönüp şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: “Ben ilişkilerime ne taşıyorum? Valizimde sevgi mi var, yoksa geçmişin hayaletleri mi?” Çünkü evlilikte mutluluk, doğru insanı piyangodan bulmak değildir. Her yeni günde, partneriniz için biraz daha “doğru ve iyileşmiş” bir insan olmaya çalışmaktır.

Hakan Aysev’in bu evliliği yürür mü? Bunu kimse bilemez ve umarız ki bu kez aradığı huzuru bulur. Ama bildiğimiz net bir gerçek var: Nikâh masasına umutla oturmak, sadece bir imza atmak kolaydır. O umudu her gün emekle, özfarkındalıkla ve dönüşerek yaşatmak ise gerçek evliliktir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.