Kütahya /Gediz yöresine ait ‘Elma dalda biter mi?’ adlı bir türkü vardır. Bizde bilimkurgunun halk türkülerine girmiş bir örneği olarak gösterebilirim.
‘Minareden at beni, aşağı in de tut beni’ cümlesi de buna kanıt olarak gösterilebilir.
Bu türkü Marvel Sinematik Evreni’nde (MCU) Örümcek Adam filmlerine ‘Damdan dama at beni, aşağı in de tut beni?’ olarak ilham olmuş mudur sizce. Sanmam. Bu girişi, birazdan yazacaklarıma dair bir espri ipucu olarak kabul edin.
Örümcek Adam Yepyeni Bir Gün filmine gittim tabii ki. 5 yıl sonra hikâye kaldığı yerden sürüyor.
Ama kahramanımızın bu yeni filme gelene kadar nasıl geçindiğiyle ilgili bir sahne yok.
Belki New York Belediyesi, şehrin anahtarını verdiği kahramanına maaş da bağlamış olabilir.
Ya da arada şu olaya kim gidecek gibi telefonlaştığı kadın dedektifin desteği vardır.
Çünkü taşındığı depo katında, teknolojinin tüm olanaklarından geri kalmadığını görüyoruz.
Filmin akışını zaten Youtube’daki spoiler’lı veya spoiler’sız yorumlardan öğrenebilirsiniz.
Eğer bir Marvel Sinematik Evreni hayranıysanız tabii… Ben hemen hepsine baktım, dinledim ve hiçbirinde farkedilmeyen bir durumu söylemek istiyorum.
Bu filmde Yüksek Hasarcılar’ın maaşlı güvenlikçi tayfa konumuna düşürdüğü The Hand örgütüyle Örümcek Adam’ın koreografik savaşı, Örümcek’in an be an güçlendiği bölümler veya Ned’in insanların zihnine sıçrayarak farklı kişilerle ona mesaj iletmesi sahneleri, bana Matrix filmini hatırlattı. Belki bilerek yapılmış bir göndermedir.
Ya da yönetmenin bilinçaltında kalmıştır da kullanmıştır, bilmiyorum. Filme gidenler, buna bir daha baksın.
Örümcek Adam’ın ergenlikten yetişkinliğe geçiş dönemi, travmaları, bilinen esprili kimliğini biraz azaltmış.
Ama benim güldüğüm bir sahne var ki, yine onun da farkına varılmaması üzücü. (Yok ya, ne üzüleceğim.)
Örümcek Adam’ı hatırladığını, sevdiğini bir önceki filmde yapılan büyü sonucu unutan M.J.’nin, aşkını itiraf eden Örümcek’e seni hatırlamıyorum, anılarımız yok, o nedenle de sevmiyorum deyip, ardından vakit gece oldu, uçarken beni de bırak kabilinden konuşması karşısında çok güldüm.
Çünkü o anda şu espriyi yaptım. Uberman oldu bizimki.
Bu film, aksiyonla duygusallığı, kötü karakterlerin yanlış anlaşılmasını ve Hulk’ın da tam özüne dönmüşken 5 sn. sonra tekrar kabuğuna çekilmesini bir arada sunuyor. Ortaya karışık.
Ters köşe oluyoruz ama hayal kırıklığı anlamında. Diğer mutantlara, süper kahramanlara göre daha bir sahici ve New Yorker olan Örümcek Adam’ın içinden doğan yeni gücü biz de onunla beraber zor hazmediyoruz.
Ned’le selamlaşma ritüelleri ve onun Peter’ı hatırlaması, aslında Ned’in hafızasının yerine geldiğini göstermiyor.
Filmin önceki sahnelerindeki Peter’ı hatırladığını anlatıyor. Bu nedenle de tam duygusallaşacakken, cayıyorsunuz.
Filmin oyuncu, yapım öncesi ve sonrası çalışan ordusunun yazıyla geçişi beş dakika sürüyor.
Ama bu yazılarda bir yaratıcılık yok. Mecbur bekliyorsunuz ve Ned’in Örümcek Adam’ı takip uygulamasından onun artık dünyada olmadığını, uzayda bir yerde olduğunu anlıyorsunuz. Acaba öyle mi?
Zaten Jean Grey’le tam bir aralarında flört hali varken, yolların ayrılması, M.J.’in ise sadece arkadaş olarak ilişkiye devam edecek olması filmde ayrı bir boşluk ve hoşluk yaratıyor.
En azından içimizde oluşan bir hoş bir boşluk. (Neyse ki Tom Holland ve Zendeya gerçek hayatlarında evliler.)
Geri dönecek yazısıyla biten filmdeki, geri lafı Türkçe’de fazla tabii ama böyle deyince fiyakalı oluyor.
‘Geri dönecek olacağız’ da diyebilirlerdi Allah korusun. Bakalım kaç yıl sonra olacak bu…
Peter Peter olalı, tekrar Örümcek kimliğini de kabul etti. İkisi birden dedi. Bu da bir şey.
Kimlik krizi olmayacak en azından artık.
Bu filmi linçleyen de seven de çok olur.
Hoşça vakit geçireni de, filmi izlerken telefonunda kaydırma yapanı da.
Ben sevdim mi? Ben sevdim de ne oldu dememek için, ‘Nayır’ diyeceğim. Ama tabii izleyin ki, yazdıklarım anlaşılır olsun.
Fikriniz oluşsun.
Malum, herkesin zikriyle fikri farklı ve sabit değil.
Yepyeni bir günde mutluluklar dilerim.
Normal hayatınızda…
Geri döneceğim!
7 Ağustos 2026 - Örümcek ağlarını örerken, içeri girip onu izlediniz mi?
2 Ağustos 2026 - Karakolda oyun var!
1 Ağustos 2026 - Geleceği görenler bizi de görüyor mu acaba?
31 Temmuz 2026 - Ben de yazdım! “Bir filo, bir savaş, bir adam, bir fikir, bir hile…”
26 Temmuz 2026 - Eminim şu ‘garip ama gerçek bilgiler’in çoğunu daha önce hiç duymadınız…