İsim benzerliği kâbusu oldu: 10 gün hapis yattı, hatayı cezaevi psikologu fark etti

Antalya'da Ali Süslü isim benzerliği nedeniyle 10 gün hapis yattı; cezaevi psikoloğunun hatayı fark etmesiyle tahliye edildi ve ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Gündem 10 Ağustos 2026

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde emlak sektöründe çalışan Ali Süslü (47), 26 Temmuz’da telefonla arayan polis memurunun ‘Bir imza işiniz var, polis merkezine gelin’ sözleriyle karakola çağrıldı. Kısa süre önce göbek fıtığı ameliyatı olan ve istirahatte olan Süslü polise gitti. Burada gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi.

Suçunun ne olduğunu öğrenemeyen Süslü hakkında 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası olduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Cezaevine girişinde neden orada olduğunu sorduğunda görevliler ‘Bilmiyoruz’ karşılığını verdi. Süslü ameliyatlı olduğu için pansumanını koğuştakiler yaptı ve iki kez ambulansla hastanenin acil servisine götürüldü.

Süslü defalarca suçsuz olduğunu ve yanlışlık yapıldığını söylemesine rağmen kimseyi inandıramadı. Gerçek cezaevindeki 9’uncu günde ortaya çıktı. Psikologla rutin görüşmeye çıkarılan Süslü suçunun ne olduğunu bilmediğini belirtti. Psikolog bilgisayarından kayıtları incelediğinde tutuklu Ali Süslü ile hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ali Süslü’nün isimlerinin aynı, ancak T.C. kimlik numaralarının farklı olduğunu fark etti. Aranan hükümlünün de Süslü gibi Adana doğumlu olduğu, ancak adreslerin uyuşmadığı anlaşıldı.

Hatayı fark eden yetkililer Süslü’ye ‘Özür dileriz, bir hata oldu’ dedi. Gerçeğin ortaya çıkmasıyla tahliye olmak isteyen Süslü’ye 10 günlük cezayı tamamlaması gerektiği söylenerek ertesi gün tahliye edildi. Süslü bu süreci ‘Pardon’ filmine benzettiğini ve hayatının altüst olduğunu söylüyor.

Süslü cezaevine girmesinin ardından hakkındaki iddialar nedeniyle işini de kaybetti. Psikolojisi bozulan Süslü, avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla ilgililer hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’, ‘Görevi ihmal’ ve ‘Hürriyeti tahdit’ten suç duyurusunda bulundu. İlkkahraman müvekkilinin tazminat davası açacağını duyurdu.

Süslü yaşadıklarını anlatırken ‘Polis memuru beni aradı ve ‘Bir imza işiniz var. Lütfen karakola gelin’ dedi. Ameliyatlı olduğum halde oraya gittim. Suçumun ne olduğunu sordum. İçeriğini göremediği için ‘Mahkemeye çıkacaksın’ dedi. Beni de oradan adliyeye götürdüler ve nezarete koydular. Orada tekrar ‘Yeni ameliyat oldum, beni neden tutuyorsunuz, suçum nedir?’ diye sorduğumda ‘Sen kendi suçunu bilmiyor musun?’ dendi. Sonrasında ‘Savcıya çıkabilir miyim?’ diye sordum. Onlar da ‘Kesinleşmiş cezan olduğu için savcıya çıkamazsın. Bu cezayı yatacaksın’ dediler. Beni L Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürdüler ve 10 gün boyunca tutuklu kaldım’ dedi.

Süslü 3 ay önce de polis tarafından evine baskın yapıldığını, ancak bu sefer kimlik numarasının kontrol edilmesiyle hatanın fark edildiğini anlattı. Süslü ‘Maalesef 3 ay önce sabah 05.30’da evime polisler gelip bir yandan zili çalıp bir yandan kapıya kıracakmış gibi vurdular. Uykulu halde kapıyı açtığımda polisler direkt beni yere yatırıp telefonuma, bilgisayarıma el koydu. Telefonumu ve bilgisayarımı incelemeye başladılar. Tutanaklar tutulurken en son her şey bittiğinde T.C. kimlik numaramı yazdıklarında fark ettiler ki bu ben değilim. O zaman ‘Pardon, özür dileriz’ deyip evimi terk etmişlerdi’ diye konuştu.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.