Yahudi karşıtı söylemleri nedeniyle daha önce Fransa'da hüküm giyen ünlü moda tasarımcısı John Galliano'nun MET Gala'daki sergisi iptal edildi. Sergiyi en çok Vogue dergisi küresel yayın yönetmeni Anna Wintour istiyordu ama modanın bu en önemli gecesinde Galliano'yu affettirmeye onun da gücü yetmedi
Ünlü moda dergisi Vogue’un küresel yayın yönetmeni ve Metropolitan Sanat Müzesi’nin (The Met) güçlü mütevelli heyeti üyesi Anna Wintour, geçtiğimiz ayın başlarında New York Şehir Konseyi’nin ilk Yahudi başkanı ve bir Holokost mağdurunun kızı olan Julie Menin ile 30 dakikalık bir video görüşmesi gerçekleştirdi.
Wintour, geçmişte Yahudi karşıtı nefret söylemlerinden ötürü hüküm giymiş olan ünlü moda tasarımcısı John Galliano’nun Met Costume Institute bünyesinde kişisel bir sergi düzenlenmesinin doğru bir fikir olduğuna Menin’i ikna etmeye çalıştı. Wintour’a göre Galliano yaratıcı bir dehaydı ve geçmişte bir barda söylediği “Hitler’i seviyorum” ile “atalarınızın gaz odalarına gönderilmesi gerekirdi” biçimindeki nefret söylemlerinden derin pişmanlık duyuyordu.
Ancak Menin bu görüşmeden ikna olmadan ayrıldı. Yıllardır moda dünyasını ve Met Gala’yı rakipsiz bir otoriteyle yöneten Wintour’un serginin başarısına duyduğu aşırı güven, Müze’nin etkinliği aniden iptal ettiğini açıklamasıyla çöktü. Müzenin en prestijli ve milyonlarca dolar gelir getiren etkinliğinin fiyaskoyla sonuçlanması, 76 yaşındaki Wintour’un kusursuz kabul edilen saygınlığına ağır bir darbe indirdi.

The New York Times’ın haberine göre, Galliano, 15 yıl önce Fransa’da nefret suçundan suçlu bulunduktan sonra rehabilitasyona gitmiş, Yahudi toplumundan özür dilemiş ve dini liderlerle çalışmıştı. Wintour, dışlandığı bu dönemde Galliano’ya sahip çıkmış ve Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğü pozisyonuna getirilmesine yardımcı olmuştu.
Moda dünyası Galliano’yu affetmiş gibi görünse de Met’in bu adımı geniş kitlelerde karşılık bulmadı. Temmuz ayında sergi haberinin basına yansımasıyla birlikte, Met mütevelli heyeti üyeleri ve şehrin önde gelen Yahudi toplumu temsilcileri arasında huzursuzluklar başladı.
Ağustos ayında, moda basın temsilcisi Lauren London’ın Facebook’ta paylaştığı iddialar tartışmayı yeniden alevlendirdi. London, Galliano’nun 2019 yılında İtalya’daki bir detoks merkezinde İbranice konuşan bir kadına sözlü tacizde bulunduğunu öne sürdü. Galliano bu iddiaları reddetse de şüphe bulutları dağılmadı. Sanat dünyasının önemli isimlerinden Arne Glimcher ise Met yönetimine gönderdiği e-postada, müze koleksiyonuna yapacakları bağışları yeniden gözden geçireceklerini belirterek tepkisini ortaya koydu.
14 Ağustos’ta Manhattan’daki Central Sinagogu’na düzenlenen saldırı ve New York genelinde tırmanan Yahudi karşıtlığı, Met Müzesi’nin Galliano kararını sadece bir moda tercihi olmaktan çıkarıp toplumsal bir hassasiyete dönüştürdü.
Şehir konseyi üyesi Julie Menin ve New York Şehri Denetçisi Mark Levine gibi yetkililer müze yönetiminin vurdumduymazlığına tepki gösterdi. Menin, 26 Ağustos’ta kamu fonlarından yararlanan kurumların nefret söylemlerine karşı net bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan resmi bir protesto mektubu kaleme aldı. Müze bağışçılarından Alice Tisch ise müze direktörü Max Hollein’e yazdığı mektupta sergiyi “bilinen bir antisemitin aklanması” olarak nitelendirdi.

Galliano sergisi her şeyiyle hazırdı.
Tepkilerin basına sızması ve sosyal medyada çığ gibi büyümesi üzerine müze yönetimi kriz moduna geçti. Pazartesi sabahı acil toplantı kararı alındı. Ancak resmi toplantılardan önce Hollein, Bolton ve Wintour, Galliano ile bir araya gelerek sergiyi kendisinin askıya almasını talep etme konusunda anlaştı.
Galliano, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aşırı tartışmaların Met’i zor durumda bırakmasını istemediğim için serginin şu aşamada gerçekleşmemesinin en doğrusu olduğuna karar verdim” ifadelerini kullandı.
Aynı günün öğleden sonrasında yapılan Zoom toplantısında board üyeleri, sürecin kendilerinden habersiz yürütülmesini eleştirirken Wintour sessizliğini korudu.
Ancak Vogue dergisi, iptal haberini duyururken olayı sadece “karmaşık tepkiler” olarak sundu ve Wintour’un Galliano’yu “kuşağının en birinci terzisi” olarak tanımlayarak serginin tamamen iptal edilmediğini, sadece “ertelendiğini” belirtti.