Esad’ın sakladığı 73 ton uranyum bulundu: İmha süreci başladı

Suriye'de Beşar Esad döneminden kalan nükleer faaliyetlere ilişkin dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. 

Dünya 4 Eylül 2026

Suriye’de Beşar Esad döneminden kalan nükleer faaliyetlere ilişkin dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Ülkede tespit edilen yaklaşık 73 ton doğal uranyum UAEA koruması altına alınırken Esad rejiminden kalan kimyasal silah kalıntılarının imhasına başlandı.

Suriye’de devrik Esad döneminden kalan gizli kimyasal silah programının kalıntılarının imha süreci başlatıldı. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) uzmanlarının gözetimindeki çalışmalarda kimyasal mühimmatların yanı sıra sinir gazı üretiminde kullanılan maddeler ve programla bağlantılı tesisler de tespit edildi.

Suriye’nin yeni yönetimi, Esad rejiminden kalan kimyasal silah programına ilişkin kalıntıları belirleyerek imha çalışmalarına başladı. BM yetkilileri, tespit edilen unsurlar arasında iç savaş dönemindeki ölümcül gaz saldırılarıyla bağlantılı maddeler ve mühimmatların bulunduğunu bildirdi.

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, OPCW uzmanlarının gözetiminde yürütülen imha sürecinin Esad rejiminin devrilmesinden bu yana gerçekleştirilen ilk operasyon olduğunu açıkladı.

Olabi, “Bugün sizlere tarihi bir anı duyurmak istiyorum; OPCW’deki meslektaşlarımızın inceleme çalışmaları kapsamında Suriye’de bulunan bazı kimyasal maddelerin imha sürecinin başlatıldığını bildiriyorum” dedi.

BM Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Yüksek Temsilcisi Izumi Nakamitsu, OPCW’nin 2014 yılından bu yana ilk kez Suriye’deki kimyasal mühimmatların imha edildiğini doğruladığını söyledi.

Nakamitsu, Suriye’nin mayıs ayında Esad dönemindeki kimyasal silah programının kalıntılarını tespit ettiğini belirtti. Yapılan incelemelerde bir kimyasal silah üretim tesisi, sinir gazı üretiminde kullanılan yeni bir kimyasal madde ve boş kimyasal mühimmat bulunduğunu aktardı.

Nakamitsu ayrıca, yeni keşfedilen tesislerde kullanılan malzemelerin depolandığı iki kimyasal silah depolama tesisinin de tespit edildiğini açıkladı.

OPCW, geçen ay Suriye’ye bir ekip göndererek “üçüncü kategori” kimyasal silahların imha sürecini denetledi. Bu kapsamda doldurulmamış mühimmat ile kimyasal silahların serbest bırakılması amacıyla kullanılan ekipmanlar incelendi.

Nakamitsu, OPCW ekibinin çalışmaları sonucunda “42 adet hava bombasının geri döndürülemez şekilde imha edildiğini” doğruladı.

Olabi de operasyonun Suriye’de on yılı aşkın süredir kimyasal maddelerin imhasına yönelik gerçekleştirilen ilk çalışma olduğunu belirtti.

Suriye’nin BM temsilcisi, “Ayrıca bu, Suriye topraklarında kimyasal maddelerin imha edilmesine yönelik on yıldan uzun bir süredir gerçekleştirilen ilk operasyon,” ifadelerini kullandı.

Olabi, Suriye yönetiminin kimyasal silahların yanlış ellere geçmesini önlemeyi ve bölgesel güvenliği sağlamayı hedeflediğini söyledi.

“Güvenliği sağlanan her yer, tespit edilen her mühimmat, yalnızca Suriye için değil, tüm dünya için bir tehlikeyi ortadan kaldırıyor,” diyen Olabi, hesap verebilirlik konusunda uluslararası toplumla işbirliğinin sürdürüleceğini belirtti.

Olabi, “Suriye’nin hesap verebilirlik konusundaki tutumu uzlaşmaya veya yoruma açık değildir,” ifadelerini kullandı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, daha önce Esad rejimi döneminden kalan “birkaç ton nükleer madde” bulunduğunu ve söz konusu alanların Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine açıldığını açıklamıştı.

Associated Press’in (AP) ulaştığı ve UAEA tarafından üye ülkelere dağıtılan gizli rapor, Suriye’nin geçmişteki nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni ayrıntıları ortaya koydu.

Rapora göre UAEA müfettişleri geçen ay Suriye’deki çeşitli sahalarda doğrulama çalışmaları gerçekleştirdi. İncelemelerde, rejiminin uluslararası nükleer anlaşmalar kapsamında UAEA’ya bildirmesi gereken bazı nükleer maddeleri, tesisleri ve faaliyetleri bildirmediği anlaşıldı.

UAEA’nın tespitleri arasında Deyrizor’da inşa halindeki bir nükleer reaktör, nükleer yakıt üretimiyle bağlantılı bir tesis ve yakıt depolamak amacıyla kullanıldığı değerlendirilen başka bir saha bulunuyor.

Rapora göre UAEA müfettişleri 29 Ağustos’ta Deyrizor’daki sahayı ziyaret etti. İncelemelerde tespit edilen soğutma altyapısının nükleer reaktör yapısıyla uyumlu olduğu doğrulandı.

>Deyrizor’daki reaktörle bağlantılı üç ayrı alan da belirlendi. Bu alanlardan birinin uranyum dönüştürme veya nükleer yakıt üretimi faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirildi.

İkinci alanın inşaat malzemelerinin geçici olarak depolanması amacıyla kullanıldığı, üçüncü alanın ise Deyrizor’daki sahaya götürülen veya buradan çıkarılan inşaat malzemelerinin geçici olarak depolanmasının yanı sıra planlanan yeniden işleme faaliyetleriyle bağlantılı olduğu belirtildi.

UAEA müfettişleri ‘deki başka bir tesiste de inceleme yaptı. Suriye yönetimi, söz konusu tesisin varlığını 17 Temmuz’da UAEA’ya gönderdiği mektupla bildirmişti.

Yapılan incelemelerde, kaplamalı yakıt çubukları biçiminde yaklaşık 73 ton doğal uranyum metali tespit edildi.

Rapora göre söz konusu malzemenin tamamı UAEA’nın koruması altına alındı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.