Dün akşam İtalya maçı bittiğinde, maç seyretmenin, daha doğrusu her üç dakikada bir salondan dışarı kaçıp, kulaklarımı bile tıkadığım ağır bir stresin üzerimden çekilmesinin verdiği boşlukta ekrana bakıyordum.
Sahada Avrupa şampiyonu bir kadın voleybol takımımız vardı.
Ama bana göre o sahada bir şampiyon daha vardı.
Bütün maçlar boyunca salonu hınca hınç dolduran, futbol seyircisi kadar ateşli bir seyirci.
Kadın ve genç oranı çok yüksek bir seyirci bu…
Bu şampiyonunanın başından beri bir çok yabancı spor medyasında Türkiye’deki bu kadın voleybol seyircisi konusunda şaşkınlığı anlatan paylaşımlar ve yazılar okudum…
Tabii sadece saha değil.
Televizyon ekranı başında da çok ama çok geniş bir seyirci var.
Bu çok önemli bir şey…
Dün akşam sahada ve ekran başında, artık voleybolu çok iyi bilen bir millet vardı.

O an 4 Ağustos 2024 gününe döndüm.
Paris Olimpiyatlarında, Güney Paris Arena’sında maç bittiğinde skor tablosunda 3-0 yazıyordu.
Yarı finalde İtalya’ya 3-0 yenilmiştik.
O maçın yarısından fazlasını salonun dışında geçirmiştim.
Heyecandan duramamıştım içeride.
Dün akşam işte o maçın rövanşıydı benim gözümde.
Maçın yarıdan fazlasında yine ekranın karısında değildim.
Yine heyecandan durmadan ekrandan kaçıyordum.
Yine aynı heyecan…
Ve kazandık.
Olimpiyat karşılaşmasının rövanşını aldık.

Ama bu Avrupa şampiyonluğunda gözüm Sırbistan maçındaydı.
Çünkü Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexandar Vucic’le bitmeyen bir meselem vardı.
2023 yılına giden bir mesele.
Bundan önceki Avrupa Şampiyonluğuydu.
Sırbistan’ı yenip şampiyon olmuştuk.
Sırbistan Cumhurbaşkanı bu yenilgiyi içine sindirememişti.
Bakın ne yapmıştı 2023 yılında koskoca Sırbistan Cumhurbaşkanı.
Avrupa Şampiyonasında ikinci olan Sırbistan Kadın Voleybol takımının oyuncularını kabul edip kutlamıştı.
Dikkat edin ne için kutlamıştı bir kere daha söyleyeyim.…
Sırbistan takımı ikinci olduğu için…
Yani anlayın Avrupa’da ikinci olmak bile nasıl bir şeymiş…
Anlayın ve dün akşam kazandığımız şeyin ne olduğunu daha da iyi hissedelim.
Düşünün Sırbistan bizim kızları yenip şampiyon olsaydı, başkan neler yapacaktı o sarayda.

Törenin ayrıntıları ilginçti…
Sohbet sırasında, ikinci olan milli takımının oyuncusu Tijina Boskoviç’e “Sen kesinlikle Vargas’tan daha iyi oyuncusun” demişti…
Tabii karşısındaki Cumhurbaşkanı…
Öyle olunca kimse de çıkıp şunu diyememişti:
“İyi de sayın Başkan Melissa Vargas turnuvanın MVP’si seçildi. Yani turnuvanın en değerli oyuncusu… Kadın bize 41 sayı çaktı… “
Sayın başkan onunla da kalmamıştı.
Bu defa bizim milli takımının Coach’una sarmıştı.
Şöyle demişti;
“Şampiyon olduktan sonra ortaya fırlayıp niye böyle oynayıp durdun…”
Hayatımda ilk defa yenilen bir milli takımın Cumhurbaşkanını yenen takımın Coach’una niye mutlu olup oynadın diye hesap sorarken görüyordum.
Sebebi de şuymuş.
Milli takım çalıştırıcımız Santarelli daha önce Sırbistan takımını çalıştırıyormuş, onların başarısında böyle oynamamış.
Ne yapalım sayın başkan…
Demek ki adam burada daha mutlu.
Kendini daha fazla takımı ve bulunduğu ülke ile özdeşleştirmiş.
Yani şimdi bunun için sizden bir de özür mü dileyeceğiz..
Ayrıca sizin “Erik Dalı’nız” yok…
Orada da kalmamıştı…
Bir de şunu demişti:
“O Ebrar ve Vargas bir daha böyle eğlenemeyecek…”
Yani alenen “Sizi bir daha şampiyon yapmayacağım” diyor.du
Belçika’daki yenilginin rövanşını Paris’te Olimpiyatlarda almak için adeta yemin etmişti.
Bunun için neler verebileceğini de daha Olimpiyatlara 1 yıl kala ilan etmişti:
“Kadın voleybol takımımız Paris Olimpiyatlarında şampiyon olursa, oyuncularımızın her birine 200 bin Euro prim vereceğim…”
Hiç unutmadım Sırbistan Cumhurbaşkanının Sarayındaki o töreni…
Dün akşam maç bitip şampiyon olduğumuzda işte o günü hatırladım.
O gün Ebrar’ın şahane sözüyle “Boş yapma İskender” demiştim.
Dün akşam kızlarımız hep bir ağızdan aynen böyle diyordu adeta…
İskender intikamını Olimpiyatlarda alamadı.
Aradan 3 yıl geçti bu yıl da Avrupa Şampiyonasında karşımıza çıktılar.
Yine yendik.
Sonunda İtalya’yı da yendik.
Ve kızlarımız bir kere daha, bir kere daha şampiyon.
Sırbistan Cumhurbaşkanını 3 yıl sonra tekrar yazmaktaki amacım şu.
Düşünün bir Cumhurbaşkanının gözünde ülkesinin kadın milli takımının ikinci olması bile büyük bir gurur vesilesiydi.
Biz ikinci defa şampiyon olduk.
Yani diyeceğim.
Ey Türkiye…
Sevin…
Sevin ki zafer senindir.
Sevin…
Sevin ki bu Cumhuriyet işte böyle kızlar yetiştirdi.
Kızlar size teşekkürler…Minnetler.
Her şeyin berbat gittiği bir dünyada bizi bu Pazar gecesi bir kere daha mutlu ettiniz.
Yine bir millet olmanın keyfini yaşadık.
7 Eylül 2026 - Farkında mısınız, dünyada eşi olmayan bir kadın voleybol seyircisi de yarattık
6 Eylül 2026 - ‘Mürekkep’ cinayeti: Arka Sayfa Güzelini Kim Öldürdü?
5 Eylül 2026 - New York’taki zirveye 18 gün kala esrarengiz rapordaki şaşırtıcı 7 rakamı
3 Eylül 2026 - Son New York fısıltıları: Arsenal taraftarı Mamdani bir Fenerbahçe maçına mı geliyor?
2 Eylül 2026 - Bir cenaze… Bir taziye evi, 6 kişi ve Türkiye’nin 66 yıllık makus talihi