ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, kredi notu düşük şirketlerin borçlanma maliyeti de hızla yükseliyor. Temerrüt işlemlerindeki artış ve düşen tahsilat oranları, yüksek faiz ortamının ABD'nin en kırılgan borçluları üzerindeki baskıyı artırdığını gösteriyor.
ABD borç piyasasında satış baskısı, özellikle kredi notu düşük şirketler açısından riskleri artırıyor. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi bu hafta yüzde 4,82’ye yükseldi. Böylece gösterge tahvil getirisi 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hazine tahvillerindeki yükselen getiriler, şirketlerin yeni borçlanma ve mevcut borçlarını yeniden finanse etme maliyetlerini de artırıyor.
Kredi notu Triple-C ve daha düşük seviyede bulunan şirketlerin Hazine tahvillerine kıyasla ödemek zorunda olduğu ek getiri yüzde 10,53 puana yükseldi. Bu oran bir yıl önce 8,08 puan seviyesindeydi. Aradaki farkın büyümesi, yatırımcıların en düşük kredi notuna sahip şirketlerden daha yüksek risk primi talep ettiğini gösteriyor.
Temerrütlerde 40 milyar doları aşan hacim
Yüksek faiz ortamının etkisi, şirketlerin borçlarını çevirmesinde de görülüyor. Çoğunluğu en düşük kredi notuna sahip şirketlerden oluşan temerrüt işlemleri, geçen yıla göre yüzde 9 artarak 40,1 milyar dolara ulaştı. Temerrüt hacminin 2027’de daha da yükselmesi bekleniyor. Üstelik sorun yalnızca temerrüt sayısındaki artışla sınırlı değil. Son 12 ayda temerrüde düşen borçlardan elde edilen tahsilat oranı yüzde 29’a geriledi. Son 25 yılın ortalaması ise yüzde 40 seviyesinde bulunuyor.
Temerrüt işlemlerinde en yüksek hacme ulaşan sektör kablo ve uydu oldu. Dish DBS’nin haziran ayında gerçekleşen 9,75 milyar dolarlık temerrüdü, pandemi döneminden bu yana görülen ikinci en büyük temerrüt olarak kayda geçti.
Güçlü şirketlerle zayıflar arasındaki fark açılıyor
ABD kredi piyasasında tüm şirketler aynı baskıyla karşı karşıya değil. Daha yüksek kredi notuna sahip şirketlerin tahvil farkları daha istikrarlı seyretti. Güçlü şirket kârları ve ekonomik büyümenin dayanıklılığını koruması, bu şirketlerin tahvillerine yönelik talebi destekledi.
Ninety One’dan John Stopford ise ABD kredi piyasasında belirgin bir ayrışma yaşandığını belirtti. Stopford’a göre yüksek kredi notuna sahip şirketlerin tahvilleri pahalı görünürken, düşük notlu şirketlerin borçları ise yatırımcılar açısından daha riskli hale geliyor.
Yüksek faiz şirketlerin borçlarını zorluyor
Yatırımcılar, Hazine tahvillerindeki yüksek getirilerin kredi piyasasında yeni zayıf noktaları açığa çıkarabileceği konusunda uyarıyor. Vadeli piyasa fiyatlamaları, ABD Merkez Bankası’nın 2027 sonuna kadar faizleri iki veya üç kez daha artırabileceğine işaret ediyor.
Yapay zekâ kaynaklı güçlü büyüme beklentileri ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalması, pandemi öncesindeki düşük döneminde yüksek miktarda borçlanan şirketlerin üzerindeki baskıyı artırıyor.
“Sıfıra yakın faizle kurulan şirketler zorlanabilir”
Diamond Hill portföy yöneticisi Henry Song, düşük faiz döneminde borçlanarak kurulan şirketlerin mevcut koşullara uyum sağlamakta zorlanabileceğine dikkat çekti. Song, sıfıra yakın faiz ortamında kurulan şirketlerin uzun süre yüksek faizlerin devam ettiği bir döneme dayanabilecek yapıda olmadığını belirtti.
Tahvil getirilerindeki yükselişin sürmesi halinde, özellikle düşük kredi notuna sahip şirketlerin borçlarını yeniden finanse etme maliyetlerinin daha da artması bekleniyor.