"Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi sevilen yapımlarda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde yer edinen başarılı oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi.
Tören, Kağıthane’deki evinde yaşamını yitiren 51 yaşındaki oyuncunun fotoğraflarından ve rol aldığı oyunlardan oluşan videoların izlenmesiyle başladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven konuşmasında, törene Serhat Kılıç’ın bir dostu olarak katıldığını belirterek, “Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki, tabii diğer arkadaşlarımızla birlikte, bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi.” dedi.
Kılıç’ın mutluluk, üzüntü gibi duyguları büyüterek yaşadığını dile getiren Güven, “Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi, çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu.” şeklinde konuştu.
“Her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Kılıç’ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, “Duyduğum andan itibaren uzun bir süre hiç konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissettiğim bir zaman dilimi olmadı.” ifadelerini kullandı.
Kendisiyle Haldun Taner Sahnesinde bir oyunun provalarında tanıştığını belirten İşsever, şunları kaydetti:
“Benim de provam vardı. İki prova arasında iki oyuncu sohbet ettik. İçimden ‘Ne kadar saygılı, ne kadar enerjik, ne kadar iştahlı bir oyuncu’ diye düşünmüştüm. Sonrasında takip ettiğimde de bu hiç değişmedi. Ödül aldığını öğrendiğim zaman hiç şaşırmadım çünkü gerçekten çok başarılıydı. Burada ne söylesem eksik kalacak. Ben tekrar herkese başsağlığı diliyorum. Yattığı yer incitmesin. Bu evde her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak.”
“Bilinenin aksine fazla ağlardı”
Oyuncu Ertan Saban, Kılıç ile son projede birlikte çalıştıklarını dile getirdi.
Kılıç’ın niteliğe önem verdiğine dikkati çeken Saban, “Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederiz. Bilinenin aksine fazla ağlardı. Türkiye’yi güldüren kardeşim, on parmağında on bir yeteneği olan kardeşimdi. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatımız oldu. Daha önce de çalışmıştık beraber. Yan yanaydı odalarımız son projemizde. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler.” diye konuştu.
Oyuncu Bennu Yıldırımlar ise Kılıç ile tanışma hikayesini anlattı. Yıldırımlar, duygularını şu sözlerle aktardı:
“Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi… Sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyunu oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan, çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikayeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyle.”
Törende oyuncular Mahir İpek, Burak Altay, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar ve Emre Karayel, müzisyen Uğur Gülbaharlı ve dramaturg Dilek Tekintaş da konuşma yaparak Kılıç ile ilgili hatıralarını, duygu ve düşüncelerini paylaştı.
Emre Karayel’in konuşması duygu doluydu:
“Gerçekten konuşmak zor zor şuanda. 30 yıllık arkadaşım benim. Serhat ile Bilkent’te tiyatro bölümünde tanıştık. Çok emek verdi bana, beni yetiştirdi. Diksiyonumu düzeltti. Oyunculuğuma katkı sağladı. Emek verdi bana…
Sonra yıllar geçti, okul bitti. Hepimiz başka yerlere savrulduk. İşler yaptık, başarılar yaşadık, hayal kırıklıkları yaşadık. Büyüdük, yaşlandık.
Bazı insanlar vardır Serhat gibi… Hayat nereye götürürse götürsün onların yeri değişmez.
Serhat benim için öyle birisiydi…
Öğretmenimdi, akıl hocamdı, arkadaşımdı, sırdaşımdı, en çok da kardeşimdi.
Dün abim aradı ‘Ailemizden birini kaybettik oğlum’ dedi.
Öyleydi… 30 yıl dile kolay…
30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk ve şimdi burada onun hayatından konuşuyor olmak gerçekten çok üzücü.
Serhat’ı tanıyan herkes başka bir Serhat anlatacaktır. Çünkü hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur.
>Hayatımdan Serhat Mustafa Kılıç geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettikleri, bana verdikleri için, yanımda olduğu bütün zamanlar için, birlikte güldüğümüz, kavga ettiğimiz, dertleştiğimiz, saçmaladığımız bütün o yıllar için teşekkür ederim sana kardeşim.
Sana söyleyecek daha çok şeyim vardı. 30 yılı birkaç satıra sığdıramadım .
En acısı da bu… 30 yıl yetmedi Serhat, yetmedi kardeşim. Hakkım varsa helal olsun. Sen de hakkını helal et. Hoşça kal. Toprağın bol, mekanın cennet olsun.”
Oyuncu ve yönetmen Ahmet Mümtaz Taylan da şöyle dedi:
“Onu çok genç yaştayken tanıdım. Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda ilk oyununu ben yönettim. Muazzam bir enerjisi vardı. Bazı oyuncuları yükseltmeye çalışırsınız. Ben Serhat’ı indirmeye çalıştım ama yapamadım, hayatı boyunca böyleydi. Hayır demeyi bilmezdi, iki üç işe evet der, üç kişilik çalışırdı, okulsa okul, sinemaysa sinema. Uyandırmak zordu, uyutmak imkansızdı. Huzur içinde uyusun”
Oyuncu Songül Öden şöyle konuştu:
“Çok büyük bir kayıp, çok erken bir kayıp. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Çok üzgünüm. Tarifsiz üzgünüm. Çok sıra dışı bir yetenek. Hiç hayatımda onun gibi birini tanımadım. Bir benzeri yok mesela gerçekten. Başımız sağ olsun.”
Sanatçının babası Mehmet Ali Kılıç ile tiyatrocu arkadaşları ve sevenlerinin katıldığı törenin ardından cenaze omuzlara alınarak uğurlandı.
Kılıç’ın cenaze namazı, salı günü öğle vakti Ankara’daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde kılınacak. Oyuncunun naaşı, Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.