Nörobilimde tarihi araştırma: Beynimiz risk almaya nasıl karar veriyor?

California Üniversitesi bilim insanları, insanların zorlu ve riskli kararlar verirken beyninde yaşanan hücresel rekabeti milisaniye milisaniye kaydetti. Beynimizde birbirine çok yakın iki merkez risk alma veya almama kararlarında etkili. Bir taraf riski alır ödül kazanmak istiyor, diğer taraf çekiniyor ve karar anında bu iki taraf arasında ciddi bir mücadele var.

Bilim Teknoloji 19 Eylül 2026

İnsan beyninin yüksek maaşlı riskli bir işi kabul etmek, yeni bir şehre taşınmak veya tehlikeli bir duruma girmek gibi ikilemlerde nasıl karar verdiği tıp dünyası için büyük bir bilmeceydi. California Üniversitesi’nin San Francisco kampüsü (UCSF) araştırmacıları tarafından yürütülen ve saygın nöroloji dergisi Nature Neuroscience bünyesinde yayımlanan çalışma, karar anında beyinde yaşanan “nöronal savaşı” ilk kez doğrudan elektrik kayıtlarıyla belgeledi.

Epilepsi veya psikiyatrik rahatsızlıkları nedeniyle beyinlerine cerrahi elektrot yerleştirilen 6 gönüllü hasta üzerinde yürütülen deneylerde, beynin ön lobunda yer alan orbitofrontal korteksin (OFC) kararları nasıl milisaniye milisaniye yönettiği saptandı.

Araştırmacılar, katılımcıların hem ödül hem de ceza riski taşıyan koridorlarda ilerlediği özel bir video oyunu tasarladı. Oyuncuların hazine sandıkları ve bombalarla dolu koridorlara girip girmeyeceklerine 6 saniye içinde karar vermesi istendi.

Katılımcılar riski alıp ödülü seçmeden yarım saniye önce kaşın tam arkasında yer alan “medial orbital sulkus” bölgesindeki nöronların yoğun şekilde ateşlendiği görüldü. Bireyler riskten kaçınmayı seçtiklerinde ise bu bölge tamamen baskılandı ve sadece 2 santimetre sağda bulunan “lateral orbital sulkus” alanındaki nöronlar devreye girdi.

Milisaniyelik “halat çekme” yarışı kararı belirliyor

Araştırma ekibinden beyin cerrahisi uzmanı Dr. Clara Starkweather, iki beyin bölgesinin gerçek zamanlı olarak ters orantılı (anti-korelasyonlu) çalıştığını açıkladı. Bir bölge uyarıldığı anda diğeri milisaniyeler içinde bastırılıyor.

Karar ne kadar zor ve çelişkiliyse, iki bölge arasındaki elektriksel sinyal alışverişi ve gidip gelme süresi o kadar uzuyor. Bilim insanları, kararların beyinde kademeli bir şekilde yükselerek değil, iki nöronal alanın birbiriyle mücadelesi sonucunda aniden netleştiğini bildirdi.

Şili Gelişim Üniversitesi Nörobiyoloğu Pablo Billeke, elde edilen bu bulguların psikiyatrik bozuklukların tedavisinde dönüm noktası olabileceğini belirtti.

Geliştirilen bu model sayesinde; kumar bağımlılığı, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), anksiyete ve madde bağımlılığı gibi durumlarda hastaların risk alma ve kaçınma mekanizmalarının nasıl bozulduğu tespit edilerek kişiselleştirilmiş yeni nörolojik tedavi yöntemleri uygulanabilecek.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.