Anthropic, yapay zekanın insana faydalı da olacağını kanıtlamak için bir de biyoloji şirketi kurdu, bu şirket ilk "buluş"unu çarşamba günü ilan etti. Virüslere karşı yeni bir enzim yaratma modeli olduğu iddia edilen buluş bilim dünyasında henüz kabul görmedi.
Anthropic şirketinde görev yapan biyologlar, Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, yapay zeka kullanarak virüslere karşı yeni bir yöntemle çalışan enzimler üreten genler tespit ettiklerini duyurdular. Bu gelişme, şirketin bu ilkbaharda açtığı araştırma laboratuvarından çıkan ilk keşif olma özelliğini taşıyor.
Anthropic Yaşam Bilimleri Başkanı Eric Kauderer-Abrams, “Yapay zekanın sağlayacağı faydaların ortaya çıkacağına inandığımız temel alan olarak biyoloji ve tıbbı seçtik,” ifadelerini kullandı.
The New York Times’ın haberine göre, Dr. Kauderer-Abrams ve meslektaşları, çalışmalarını şirketin internet sitesinde yayımlanan teknik bir raporda açıkladılar. Ancak elde edilen sonuçlar henüz hakemli bir bilimsel dergiye sunulmadı.
Anthropic CEO’su Dario Amodei ise keşifte büyük bir potansiyel gördüğünü belirtti. Amodei, Çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bugün Claude öncülüğünde, yeni bir gen düzenleme mekanizmasını temsil edebileceğini düşündüğümüz moleküler bir makinenin keşfini duyurduk,” dedi.
Şirket dışından uzmanlar ise bu tür iddiaların ekibin şu ana kadar topladığı kanıtların çok ötesine geçtiğini dile getiriyor.
Harvard Tıp Fakültesi’nden mikrobiyolog Philip Kranzusch, “Bu henüz bir çığır açma sayılmaz. Sadece alanda bildiklerimize eklenen küçük bir detay,” değerlendirmesinde bulundu.
Anthropic’in biyoloji alanındaki bu hamlesi, yapay zekanın güvenliğiyle ilgili yoğun tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Bu ayın başlarında Anthropic, modellerinin biyolojik silah yapımına yardımcı olabilecek sorgular da dahil olmak üzere potansiyel olarak tehlikeli kullanımlarını rapor etmişti.
Bu duyurudan iki gün sonra Dr. Amodei, insanlığın bir felaket riskiyle karşılaşmadan yapay zekanın faydalarından yararlanabilmesi için geliştirme sürecinin yavaşlatılması çağrısında bulunmuştu.
Biyofizik alanında doktorası bulunan Dr. Amodei, öteden beri bu faydalardan birinin hastalıklara karşı yeni tedaviler geliştirmek olacağını savunuyor. Amodei X’te, “İlk adım, yapay zekanın biyolojik keşiflere önce yardımcı olabileceğini, ardından da bu keşiflere yön verebileceğini göstermektir,” diye yazdı.
Bunu güvenli bir şekilde kanıtlamak amacıyla Anthropic, ilk olarak geçen hafta Reuters tarafından bildirildiği üzere bu yılın başlarında bir biyoloji laboratuvarı kurdu.
Dr. Kauderer-Abrams, “Ekibimiz hâlâ nispeten küçük ama çok hızlı büyüyoruz. Bu, şirket için en önemli yatırım alanlarından biri,” dedi.
Anthropic, biyolojiyi incelemek için yapay zekayı kullanan ilk kuruluş değil. Birçok akademik laboratuvar ve girişim; gizli moleküler makineleri keşfetmek, yeni proteinler tasarlamak ve hatta tüm hücrelerin ilaçlara nasıl tepki vereceğini tahmin etmek için yapay zeka modelleri eğitiyor.
Dr. Kauderer-Abrams ve meslektaşları, Anthropic’in Mythos adlı büyük dil modeli ve isteğe göre bilgisayar programları yazan Claude Code gibi kendi ürünlerini kullanıyor.
Yeni raporda Anthropic biyologları, “ters kopyalayıcı” (reverse transcriptase) olarak adlandırılan enzimlerin peşine düştüklerini açıklıyor. Bu enzimler, bir RNA molekülündeki dizilimi okuyarak buna karşılık gelen bir DNA parçası üretebiliyor.
Virüsler ve bakteriler ters kopyalayıcıları birçok amaç için üretiyor ve bilim insanları bu enzimleri oldukça güçlü araçlar olarak görüyor. Örneğin bir COVID-19 testi türü, koronavirüsü tespit etmek için bu enzimleri kullanıyor. Bilim insanları ayrıca gen düzenlemede yeni yöntemler geliştirmek için de bu enzimlerden yararlanıyor.
Ancak bu enzimler ne kadar vaat edici olursa olsun, bilim insanları doğadaki çeşitliliklerini belgelemeye henüz yeni başladı. Dr. Kauderer-Abrams ve meslektaşları, yeni ters kopyalayıcılar bulmak üzere virüs ve bakteri gen veri tabanlarını tarayacak yapay zeka ajanları oluşturdu.
Bu ajanlar, 1,9 milyar protein türünün şablonunu oluşturan genleri incelemek için kendi programlarını yazdı. Bilinen ters kopyalayıcılara benzer moleküler kalıpların yanı sıra bu enzimlerin işlevini yapmasına yardımcı olan proteinleri ve RNA moleküllerini aradılar.
Arama sonucunda 17 olası ters kopyalayıcıdan oluşan bir liste elde edildi, ancak bunlardan 14’ünün hatalı olduğu anlaşıldı. Bazılarının yeni olmadığı, bazılarının ise ters kopyalayıcı bile olmadığı görüldü. Ancak kalan üç tanesi incelemeleri başarıyla geçti.
Araştırmacılar, bu yeni türlerden birinin daha önce keşfedilenlerden çok farklı bir şekilde çalıştığını iddia ediyor.
Bilim insanlarının “dizilimle ilişkili ters kopyalayıcılar” (array-associated reverse transcriptases) olarak adlandırdığı bu enzimler virüsler tarafından taşınıyor. Bu enzimler, kendileriyle bir şekilde birlikte çalıştığı düşünülen bir dizi RNA molekülüyle birlikte üretiliyor.
Ancak bağımsız uzmanlar, Anthropic araştırmacılarının yeni bir şey bulduklarını doğrulamak için gerekli olan araştırmaları henüz yapmadıklarını söylüyor.
Indiana Üniversitesi’nden hesaplamalı biyolog Yuzhen Ye, araştırmacıların hipotezlerini özel olarak ters kopyalayıcı genleri analiz etmek için tasarlanmış yazılımlarla test etmiş olmaları gerektiğini belirtti.
Dr. Ye, “Bir şeyin yeni bir keşif olduğunu iddia etmeden önce biraz daha dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum,” dedi.
Dr. Kranzusch da Anthropic raporunun gerçek moleküller üzerinde yapılan çok az ıslak laboratuvar çalışması içerdiğine dikkat çekti. Kranzusch, araştırmacıların değişimleri görmek için virüslerden bu enzimin genini çıkarmak gibi daha fazla deney yapmaları gerektiğini söyledi.
“Bu, bir doktora araştırmasının ilk aşaması olurdu,” diyen Dr. Kranzusch, “Gerçekten heyecan verici bir başlangıç yayımladılar, ancak bu bir hikayenin başlangıcı; alanda görmeye alışık olduğumuz eksiksiz bir çalışma değil,” ifadelerini kullandı.
Anthropic biyologlarından Nicholas Perry ise kendisinin ve meslektaşlarının artık “bu sistemlerin doğal dünyada tam olarak ne yaptığını anlamaya çalışacaklarını” söyledi.
Dr. Kauderer-Abrams için en dikkat çekici detay enzimlerden ziyade yapay zekanın bilim yapma kapasitesiydi. Abrams, “Yapay zekanın yaratıcı olup olamayacağı yoksa sadece talimatları yerine getirmede mi başarılı olduğu konusunda çok fazla tartışma yapıldı,” dedi.
Dr. Kauderer-Abrams, ajanların görevlerini yerine getirirken oluşturdukları işlem dökümlerinde bilimsel yaratıcılığın kanıtlarını gördüğünü belirtti.
Ajan, dizilimle ilişkili ters kopyalayıcıları ilk incelediğinde bunların incelemeye değer olmadığına karar vermişti. Ancak daha sonra proteinlere eşlik eden ve ikinci bir bakışı hak edecek kadar tuhaf olan RNA moleküllerini işaretledi.
Dr. Kauderer-Abrams bu anı, “Ajanın ‘Ha, bu ilginçmiş’ dediğini görebiliyorsunuz,” sözleriyle aktardı.