Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye hapishanelerinde 12-18 yaş arasında 185’i tutuklu, 81’i hükümlü 266 kız çocuğu olduğunu duyurdu.
CİSST’in paylaştığı verilere göre, hapishanelerde tutulan 12-18 yaş arasındaki kız çocukları toplam hapishane nüfusunun yüzde 0,06’sını oluşturuyor. Dernek kapalı hapishanelerdeki kız çocukların kadın hapishanelerinin çocuk koğuşlarında tutulduğuna dikkat çekerek, kurumların yetişkinlere göre tasarlanmış olmasının ve idari birimlerin çocuk hakları konusunda yeterli bilgi ve özene sahip olmamasının kız çocukların risk ve ihtiyaçlarının gözetilmesini zorlaştırdığını ifade etti.
Açıklamada, eğitimevinde tutulan kız çocuklar için Türkiye genelinde yalnızca bir müstakil hapishane bulunduğu, bunun da çocukları ailelerinden ve yaşadıkları çevreden uzaklaştırarak coğrafi tecridi derinleştirdiği belirtildi. CİSST ayrıca hapishanelerde hamile ya da çocuklu kız çocukların da bulunduğunu, ancak bu çocuklara ilişkin bütüncül sosyal inceleme ve koruma-önleme mekanizmalarının sistematik biçimde işletilmediğini vurguladı.
CİSST’in açıklaması şöyle:
“1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye hapishanelerinde 185’i tutuklu, 81’i hükümlü olmak üzere 12-18 yaş arasında 266 kız çocuk tutulmaktadır.
Kız çocuklar, toplam hapishane nüfusunun %0,06’sını oluşturmaktadır.
Kapalı hapishanelerde tutulan kız çocuklar yetişkin hapishanelerinde tutulurlar
Kapalı hapishanelerde tutulan kız çocuklar, kadın hapishanelerinin çocuk koğuşlarında tutulurlar.
Sayıca az olmaları, kurumun yetişkinlere göre dizayn edilmiş olması, hapishanedeki idari birimlerin çocuk hakları konusunda yeterli bilgi ve özene sahip olmamaları , risk ve ihtiyaçlarının gözetilmesinde oğlan çocuklardan daha dezavantajlı bir konuma sokar.
Eğitimevinde tutulan kız çocuklar için Türkiye genelinde bir tane müstakil hapishane vardır. Türkiye’nin herhangi bir yerinde yaşayıp da buraya gönderilen kız çocuklar, başta aileleri olmak üzere dışarıdaki dünya ile ihtiyaç duydukları iletişimi kurmakta coğrafi olarak dezavantajlıdır.
Hapishanelerde hamile ya da çocuklu kız çocuklar da vardır. Adli sisteme girmeleriyle birlikte haklarında multidisipliner bir süreç işletilmesi, bütüncül bir sosyal inceleme ile risk ve ihtiyaçları tespit edilmesi gereken kız çocuklar, çoğunlukla sistemin sadece cezalandırıcı yüzü ile karşılaşırlar.
Tahliye sonrasını da etkileyecek ölçüde önemli olan böyle bir incelemeye ilişkin sistematik bir koruma-önleme mekanizması yoktur. 2026 yılında hapishanelerdeki hamile ya da çocuklu kız çocukların sayısına ve onlar için yapılan çalışmalara ilişkin verilen soru önergesi cevaplanmamıştır.
Hapishanelerdeki kız çocuklar, uygulamanın ve mevzuatın kendisinden doğan bir ayrımcılık ve tecrit altındadır.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde bir kez daha hiçbir çocuğun hapsedilmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz.”