Tarihin ilk robot savaşı başladı: İnsanlar, teslimat robotlarına karşı!

Amerika'nın 10 şehrinde 5 binden fazla teslimat robotu sokaklarda dolaşıyor ve son günlerde bu robotlara karşı saldırılarda büyük bir artış var. Saldırıların sebebi ise sıradan vandalizmden "Yapay zekaya karşı insanlığı savunma"ya kadar geniş. Robot devirme, tekmeleme filmleri pek revaçta.

Bilim Teknoloji 11 Ekim 2026
None

Yapay zekâ tarafından kontrol edilen küçük ve bodur teslimat robotu, Los Angeles şehir merkezindeki bir kaldırımda tekerlekleri havada yüzüstü yatıyordu. Tam o sırada Jag Gonzalez yardımına koştu. Cihaz çoğu işi kendi başına yapabiliyordu — ayağa kalkmak hariç.

28 yaşındaki Gonzalez, “Bu, düzelttiğim ilk robot değildi” dedi. “Son zamanlarda bu tür kötü muameleleri çok fazla görmeye başlamıştım.”

Gonzalez robotu doğrultup yoluna uğurladı ve arkadaşlarına bu kurtarma hikayesini anlatacağı sinemaya doğru yola çıktı. Ancak üç saat sonra, yeni bir sokak köşesinde aynı dron ile tekrar karşılaştı: Robot bu kez sallanarak yürüyen ve Adidas ayakkabı giyen bir yayanın tekmelerine maruz kalıyordu.

Gonzalez saldırganı durdurmaya çalıştı. Ancak adam eğilip robotun LED gözlerinin içine tam ortadan baktı:

“Senden nefret ediyorum” dedi ve robotun gövdesine son bir tekme savurdu.

İnsanlar ve Robotlar Bir Arada Yaşayabilir mi?

The New York Times’ın haberine göre, ABD’nin büyük küçük birçok şehrinde buna benzer binlerce makine; suşi, pizza ve tavuk siparişlerini taşırken insanların ve robotların bir arada yaşayıp yaşayamayacağı sorusunu test ediyor.

İlk işaretler pek umut verici değil. 2026 yılı boyunca Amerikalılar, kapılarına kadar gelen yapay zekânın en somut simgesi olan bu yemek robotlarını tekmeliyor, deviriyor ve darp ediyor.

Sadece son bir yıl içinde yaşananlar durumu özetliyor: Los Angeles’ta bir kalabalık teslimat robotunun etrafını sarıp onu yumrukladı; Miami’de bir adam robotu köprüden aşağı atmaya çalıştı; bir başkası sokak ortasında robota saldırdı; Sacramento’da ise üç kişi, bir robotu devirip kaldırıma çarptıkları anları kayda alarak sosyal medyada yaklaşık 2,5 milyon izlenme elde etti.

Videonun altında şöyle yazıyordu: “Dünyayı yapay zekâdan koruyoruz.”

Saldırıların Arkasındaki Neden: “İnsanlar Kendilerini Geride Kalmış Hissediyor”

Bazı saldırılar eylemcilik motivesiyle yapılırken, bazıları ise sadece savunmasız bir şeye saldırmanın verdiği aptalca bir heyecandan kaynaklanıyor. Bölgesini robotların bastığı Los Angeles Belediye Meclisi Üyesi Eunisses Hernandez, bu trendin net bir mesaj verdiğini söylüyor:

“Büyük şirketlere ve yapay zekâ teknolojisinin ilerleyişine karşı insanların duyarlılığı o kadar arttı ki, internet dışında bu duruma en çok yaklaşabildikleri anın bu olduğunu hissediyorlar” diyen Hernandez ekliyor: “İnsanlar geride bırakıldıklarını hissediyor.”

Yatırım bankası Yorkville Ives ortaklarından teknoloji analisti Dan Ives’a göre, ülke genelinde yaklaşık 5.000 robot çoğunlukla sorunsuz bir şekilde teslimat yapıyor. Önümüzdeki üç yıl içinde bu sayının 8.000’e çıkması bekleniyor ve analistler sektörün ABD’de 5 milyar dolardan fazla gelir yaratacağını öngörüyor.

Araştırma şirketi Transforma Insights’ın tahminlerine göre ise 2035 yılına kadar dünya çapında yarım milyondan fazla robot faaliyette olabilir. Şirketler genişleme planlarını sürdürdükçe bu robotlar sadece yemek değil, çok daha fazlasını taşıyor olacak.

Milyarlarca Dolarlık Yatırım, Büyük Zararlar

Şu anda bu robotlar tam olarak bir “para basma makinesi” değil. Halka açık az sayıdaki işletmeciden biri olan Serve Robotics, geçen yıl 2,7 milyon dolar gelir elde ederken 100 milyon dolardan fazla zarar etti. Ancak Serve ve diğer önde gelen şirketler; yapay zekâ patlamasının lideri Nvidia, OpenAI’ın başındaki Sam Altman, Uber ve yapay zekâ devi Nebius gibi teknoloji devleri tarafından destekleniyor ve bu isimler sektöre yüz milyonlarca dolar akıtıyor.

DoorDash, Uber Eats ve diğer yemek teslimat platformlarıyla yapılan ortaklıklar sayesinde şirketler en az 10 metropol bölgesinde faaliyet gösteriyor. Yapay zekâ kullanan robotlar trafiği değerlendirip rota planlıyor. Restoranların önüne yanaşıyor, yalıtımlı bölmelerini açıyor ve siparişleri teslim alıyor. Bazıları altı taneye kadar büyük boy pizza taşıyabiliyor. Müşterileri geldiklerine dair mesajlar, aramalar ve bildirimlerle uyarıyorlar.

Serve Robotics CEO’su Ali Kashani, robotlarının beyaz daire gözleri ve yanlarına kazınmış insan isimleriyle zararsız görünecek şekilde tasarlandığını belirterek, “Vandalizm ve toplumsal kabul konusu tasarım aşamasında her zaman aklımızın en başındaydı” diyor.

Sokaklardaki Kaos ve “Robotfobi”

Ancak sevimli görünüş bir yere kadar işe yarıyor. Başıboş dolaşan bazı robotlar; ambulansları engelleyerek, yürüyüş yollarını tıkayarak, kamyon ve trenlerle çarpışarak adeta birer kaos ajanına dönüştü ve süreç içinde çılgınca bir “robotfobiyi” tetikledi. Polis departmanları ve sosyal medyada paylaşılan görüntülere göre Los Angeles, Miami, Philadelphia ve daha birçok şehirde robotlar geçtiğimiz yıl sıkça vandalizme maruz kaldı.

Mülke kasten zarar vermek bir suç olsa da, yapılan tutuklamalar oldukça az ve bu vandalizm dalgasını kaydeden istatistikler yetersiz.

Bir vandalla karşılaştığında robotlar çaresiz kalıyor ve yetkilileri arayamıyor. Philadelphia Polis Departmanı sözcüsü Jasmine Reilly, bu durumun polisin ihlalleri takip etmesini zorlaştırdığını belirterek, “İnsanlar ihbar etmediği sürece hiçbir şeyden haberimiz olmuyor” diyor.

Bazı şirketler, ihtiyaç anında robotlara uzaktan yardım eden insan gözetmenlere sahip. Ancak Serve CEO’su Kashani, polisin aranmasının “çok nadir” olduğunu belirterek, “Bu tür durumlar için polis kaynaklarını kullanmak istemiyoruz”diyor.

Yine de bazen polisin müdahalesi kaçınılmaz oluyor. Talihsiz robotlar kendi başlarına da tehlikeye atılabiliyor; merdivenlerden düşüyor, camları kırıp geçiyor ya da kaldırımlarda kontrolden çıkıyorlar. En az bir robot sürücüsüz bir arabayla çarpışırken, bir diğeri aktif bir yangın bölgesine daldı.

Miami’deki bir polis telsiz operatörü, Ocak ayında 15 katlı bir binaya çarparak camını kıran bir makineye müdahale ederken kayıtlara şu notu düşmüştü: “ROBOT HÂLÂ OLAY YERİNDE.”

Ancak robotların sebep olduğu kargaşalar polisin öncelik listesinde alt sıralarda yer alıyor. Los Angeles Koruyucu Polis Birliği sözcüsü Tom Saggau durumu şöyle özetliyor: “Burası Los Angeles. Eğer bir de bunu dert etmeye başlayacaksak, başımız gerçekten büyük belada demektir.”

Sosyal Medyada Viral Olma Arzusu ve İfşa Hesapları

Teslimat robotlarının başına gelen talihsizlikler sosyal medyada geniş yer buluyor — hatta bazen doğrudan saldırganların kendileri tarafından paylaşılıyor (Örn: Sosyal medya platformlarındaki @FilmTheRobotsLA hesabı).

Öne çıkan kötü örnekler arasında; geçen yılki World Series maçlarından sonra Los Angeles’ta bir robotun acımasızca hırpalandığı gece videosu (700.000’den fazla izlenme) ve Philadelphia’da ne idüğü belirsiz bir robotun alnına denk gelen kısımda “lütfen beni yok et” yazısıyla dolandığı rezillik (3.000’den fazla beğeni) yer alıyor.

Philadelphia’daki LaSalle Üniversitesi’nde insan-robot ilişkilerini inceleyen psikoloji profesörü Lindsay Ouellette, çevrimiçi viral olma umudunun şiddeti tetikleyebileceğini belirtiyor: “Tartışmalı içeriklerin tık aldığını biliyoruz.”

Ouellette, bu tıklamaların kısmen robot istismarının toplumda bir yaraya parmak basmasından kaynaklandığını ekliyor: “İnsanların işlerini kaybetme ve yapay zekânın kontrolü ele geçirme korkusuna dokunuyor.”

İstihdam Kaygıları ve Güvenlik Tartışmaları

Kurye robotlar, kuryelerin yerini alarak restoranların işgücü maliyetlerini düşürmesine yardımcı oluyor. Ancak robotik şirketleri bu teknolojinin yeni iş alanları da yarattığını savunuyor. Los Angeles merkezli Coco Robotics CEO’su Zach Rash, her 10 robotun bir insan mühendislik rolü yarattığını söylüyor. Rash ayrıca robotların topluma başka yollarla da fayda sağladığını, örneğin kaldırımdaki engelleri tarayarak görme engellilerin engellerden kaçınmasına yardımcı olan bir uygulamayla veri paylaştıklarını belirtiyor.

Şirketler, makinelerin şehirlere sorunsuz bir şekilde entegre olmasını sağlamak için yerel yetkililer, yayalar, bisikletçiler ve engelli gruplarıyla birlikte çalıştıklarını ifade ediyor.

Ancak robotların veri toplama yeteneği, az bir düzenlemeyle aniden ortaya çıkan bu makineler tarafından izlendiğini hisseden bazı sakinler için bir parlama noktası oluşturuyor.

Los Angeles’ın bir banliyösü olan Glendale’in Belediye Başkanı Ardashes Kassakhian, robotların gelişini “bilim kurgu filminden çıkmış bir şeye” benzetiyor. Chicago Birinci Bölge Meclis Üyesi Daniel La Spata ise robotların “bir gecede mantar gibi türediğini” söylüyor.

Kassakhian robotların yaygınlaşmasının durdurulmasını teklif ederken, La Spata’nın bölgesinde mahalle sakinleri robotların daha fazla sokağa yayılmasını engellemek için ezici bir çoğunlukla oy kullandı. Her iki yetkili de yanıtlanması gereken pek çok soru olduğunu vurguluyor: Robotların yaya trafiğinin yoğun olduğu alanlara girmesi yasaklanmalı mı? İnsanların işlerini ellerinden alıyorlar mı?

Los Angeles’ta belediye meclis üyesi Hernandez, Ulaştırma Bakanlığı’ndan robotların yayalar ve erişilebilirlik üzerindeki etkilerini incelemesini ve iyileştirmeler önermesini isteyen bir önerge sundu. Hernandez, “Hoşnutsuz olan çok fazla insan var. Ne olduğunun farkındalar ve yaşadıkları hayal kırıklığı yüzünden bu makineleri tahrip ediyorlar” diyor.

Geleceğin Gerçeği mi, Yoksa Hedef Tahtası mı?

Aslında bazılarının şiddete başvurması için çok az bir neden yetiyor. Psikoloji profesörü Ouellette, üniversite öğrencileriyle yaptığı bir ankette şu soruyu sordu: “Bir teslimat robotuna tekme atmanız için ne gerekirdi?”

Kendilerine 100 dolar teklif edildiğinde, her beş öğrenciden biri bu şiddeti uygulamayı düşünebileceğini söyledi.

Saldırılar ve kargaşalar bir yana, robotlar birçoğu için trafik ışıkları ya da ışıklarda bekleyen robotaksiler kadar hayatın kanıksanmış bir parçası haline geldi.

Los Angeles’ta robotun yardımına koşan Jag Gonzalez, teslimat robotlarının dolaştığı şehir merkezinde yürürken durup şöyle diyor: “Gelecek tam olarak bu.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.