Katarlı arabulucular ABD ile İran arasında doğrudan müzakereleri yeniden başlatmak ve savaşı önlemek amacıyla Tahran'da 12 saati aşan kritik temaslar yürüttü. Temaslar daha sonra Doha'ya taşındı.
ABD merkezli Axios’a konuşan diplomatik kaynaklara göre Katarlı arabulucular cuma günü Tahran’da 12 saati aşkın bir süre boyunca temas yürüttü.
Görüşmeler ABD ile İran arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlamasını sağlamak ve ara seçimlerin ardından savaş dönüş riskini ortadan kaldırmak amacıyla yapıldı.
Tahran’daki sürecin ardından müzakerelerin Katar’ın başkenti Doha’da devam edeceği bildirildi.
Görüşmeler ABD’nin İran’a büyük zarar verebilecek ve hem İsrail’e hem de birçok Körfez ülkesine misilleme saldırılarına yol açabilecek muhtemel bir askeri operasyona yalnızca günler kaldığı belirtilen kritik bir dönemde gerçekleşiyor.
Bölge ülkeleri Mısır, Türkiye, Irak, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın ABD’de 3 Kasımda yapılacak ara seçimlerden önce müzakerelere dönmeyi kabul etmesi yönünde Tahran’a telkinde bulunduğu kaydedildi.
Bir ABD’li yetkili Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde ağır bir yenilgi alması durumunda Trump’ın geniş çaplı bir askeri operasyon kararı almaya daha meyilli olabileceğini öne sürerek “Kendisini mahcup veya hakkı elinden alınmış hissederse cesur bir adım atacaktır. Herkesin İranlılara söylediği şey bu. Anlaşma sağlamak için en iyi fırsatları şu an.” ifadelerini kullandı.
Bir Beyaz Saray yetkilisi ise seçim sonuçlarının Trump’ın İran’a ilişkin karar alma sürecinde bir etkisi olmayacağını söyledi.
Riyad ve Ankara son günlerde Trump’a diplomasiye zaman tanıması yönünde çağrıda bulunurken İsrail savaşa dönüş için ısrar ediyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ise seçimlerin hemen akabinde İran’a karşı ortak bir operasyon düzenlenmesi için lobi faaliyeti yürüttüğü ifade edildi.
Axios’a konuşan diplomatik bir kaynak, cuma günü gün boyu süren temaslar esnasında Katarlı arabulucuların Beyaz Saray ile düzenli irtibat halinde olduğunu belirtti.
Müzakere sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan kaynak “Olumlu bir ilerleme kaydedildi. ABD ile İran arasında bir anlaşmanın önünü açmak amacıyla görüşmeler halen devam ediyor” dedi.
Katar heyetinin önümüzdeki üç gün içinde hayata geçirilecek karşılıklı adımlar üzerinde iki tarafın uzlaşmasını ve İran’ın nükleer programı ile diğer meseleler hakkındaki doğrudan müzakerelere dönülmesini sağlamaya çalıştığı kaydedildi.
Buna karşın masadaki zıt talepler müzakerelerin önünde engel teşkil etmeyi sürdürüyor.
Bir ABD’li yetkili Trump yönetiminin doğrudan görüşmelere başlamak için İran’ın nükleer tavizler vermesi konusundaki ısrarının ve Tahran’ın ilk olarak ABD deniz ablukasının kaldırılması, dondurulmuş fonların serbest bırakılmasıyla petrol satışına izin verilmesi şartının süreci kilitlediğini aktardı.
Katarlı yetkililerin atılacak güven artırıcı adımlar kapsamında İran’ı vurulan nükleer tesislerinin Birleşmiş Milletler müfettişleri tarafından ziyaret edilmesine ikna etmeye çalıştığı; Washington’ın ise buna bazı yaptırımları hafifleterek karşılık vermesinin planlandığı belirtildi.
Savaşın yeniden başlamasının yalnızca İran’da değil, Körfez ülkelerinde de büyük bir yıkıma neden olabileceği ve küresel enerji krizini daha da derinleştirebileceği vurgulandı.
İran, enerji altyapısına yönelik herhangi bir ABD saldırısına; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol ve doğal gaz tesislerini vurarak karşılık vereceğini taahhüt etti.
ABD’nin İran’a düzenleyeceği muhtemel bir saldırının İsrail ile ortak yürütüleceği, İran’ın bu duruma füze saldırılarıyla misilleme yapmasının ve Hizbullah’ın da İsrail’e saldırılar düzenlemesinin beklendiği aktarıldı.