Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir Edremit'te önce zeytin üreticileriyle bir araya geldi, sonra yurttaşlara seslendi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli Mahallesinde zeytin üreticileriyle bir araya geldi.
Burada konuşan Yeni Parti lideri Özel zeytin üreticisinin yaşadığı krizi “Çağlar boyunca hiçbir zaman zeytin üreten kişi aç kalmadı. Ama bu sene zeytin üreticisi aç kalmakla, borcunu ödeyememekle ve iflas etmekle karşı karşıya” diyerek anlattı.
Özel şunları söyledi:
“Bu Zeytinli, zeytinin kalbi. Edremit, zeytinin kalbi. Burada iki bin yıldan fazla zamandır zeytin toplanıyor, zeytinyağı sıkılıyor, zeytin tarımı yapılıyor. Antik çağlardan beri bu topraklarda zeytin var, zeytincilik var, zeytin hasadı var. Antik çağlardan beri ilk kez zeytin üreticisi bu kadar perişan durumda. Son üç yılın, beş yılın değil; bin yılın, iki bin yılın krizi ile karşı karşıyayız. Çünkü çağlar boyunca, iki bin yıldır burada zeytin var, zeytin ağacı var, üretim var. Hiçbir zaman o zeytin ağacının zeytinini toplayıp da aç kalmadı bu insanlar. Hiçbir zaman zeytin üreticisi zeytinini toplayıp yarın sıktıramayacak hale gelmedi. Teyze diyor ki ‘Çırpıcı ayrı para, sıkmak ayrı para. Yevmiyeye param yok, toplatamıyorum. Zeytin ağaçta kalıyor’ diyor. Çağlar boyunca hiçbir zaman zeytin üreten kişi aç kalmadı. Ama bu sene zeytin üreticisi aç kalmakla, borcunu ödeyememekle ve iflas etmekle karşı karşıya geldi.”
Zeytinyağı ihracatında ABD yönetiminden kaynaklı vergi maliyetine vurgu yapan Özel “Bakın, Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kârlı çıkıyor ama Edremit kârlı çıkamıyor. Erdoğan taraftan randevu isterken dediler ki ‘Trump’a randevu vermek için 250 tane uçak alacaksın.’ Dedi ki ‘Kabul.’ ‘LNG, sıvılaştırılmış doğal gazı en pahalı fiyattan bizden alacaksın.’ Dedi ki ‘Tamam.’ ‘Amerikan mallarına vergiyi kaldıracaksın.’ Daha uçakta iken Amerikan malına vergiyi indirdi. ‘Çin malına vergi bildireceksin.’ Çin malına vergileri bindirdi. ‘Nadir toprak elementlerini bize vereceksin.’ Eskişehir’in sözünü verdi, gitti. Trump bunun altına sandalye ittiriyor böyle, sandalye. O kadar memnun. Bizim burada da yandaş televizyonlar seviniyor. ‘Trump sandalye tuttu bize, Trump sandalye tuttu bize.’ Sonra Trump uçağı sattı, gazı sattı, vergiyi indirdi, Çin malına vergiyi bindirtti. Bize KAAN motoru verecekti, vermedi. F35? Programdan atmıştı, ‘Geri gireceğiz dedik’, sokmadı. F16 modernizasyonu yapmadı. Ne yaptı biliyor musunuz? Türkiye’den giden zeytinyağına yüzde 12,5 vergi koydu Trump. Yani Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kazanıyor. O uçakları üreten fabrika kazanıyor, sıvı doğalgaz satanlar kazanıyor. Amerikan malını Türkiye’ye satan düşük vergiyle satıyor, kazanıyor. Ama Edremit’in zeytinyağı Amerika’ya girerken ilave yüzde 12,5 vergi veriyor. İşte devletin üzerine düşen; sizin işinizi kolaylaştırmakken aksine Trump buna meşruiyet veriyor, bu Trump’ın her istediğini yapıyor ama Edremit’in zeytinyağına gelince Trump başka ülkelerle uygulamadığını bizim zeytinyağımıza uyguluyor” dedi.
Yeni Parti iktidarında zeytin üretimiyle ilgili uygulayacakları politikayı anlatan Özel “Zeytin ve zeytinyağını stratejik ürünler arasına koyacağız. Bu bütün kutsal kitaplarda adı geçen, en eski kalıntılarda resmi-baskısı olan, hem bu kadar değerli ve sağlık açısından önemli, ekonomi açısından önemli Türkiye’de 250 milyon zeytin ağacı var. Böyle bir ürün hem sağlığımız için hem ekonomimiz için hem istihdam ve başta kadın emeğinin değerlendirilmesi için bu ürünü stratejik ürün listesine koyacağız. Yani bu ürün ülkenin en stratejik ürünlerinden biri olarak kabul edilecek. Rekolte, stok, ihracat rakamları düzenli olarak internetten takip edilecek şekilde sürekli ilan edilecek. Bu sene ‘Tarihin en büyük rekoltesi geliyor’ uyarılarını dinlemediler, rekolte açıklamadılar, tedbir almadılar. Bugünkü perişanlığın sebebi budur. Yok yılında yurt dışına ihracat yasağı, ‘Efendim Türkiye’de fiyat artmasın, tüketiciyi koruyalım.’ Tüketiciyi korumanın yolu üreticinin pazarını kaybettirmek olamaz. Sen ihracat yasağı koyduğun anda yurt dışına satılan zeytinyağını senden alamayan, gidiyor ve Tunus’la bağlantı yapıyor, başka ülkelerle bağlantı yapıyor. Seneye de ‘Ticaretimden memnunum, riske girmem’ diyor, pazar kaybediyor. O yüzden devlet zeytine ve zeytinyağına alım garantisi verecek. Yurtdışında düzenli bağlantılar yapacak. ‘Efendim, bu sene çok.’ Alacak, stokuna koyacak. Olmayan sene o ihracatı oradan karşılayacak. Gerekirse uluslararası bağlantılar kuracak, Türkiye’de zeytinyağı miktarı azsa başka yerden alıp taahhüdünü yerine getirecek. Ama pazar, piyasa kaybettirmeyecek” dedi.
Özel “Zeytin üreticisinin bütün sıkıntılarını biliyoruz. Bu seneki büyük sıkıntıya hızlı bir şekilde doğrudan üreticiye prim desteği dane zeytinde 20 lira, zeytinyağına 50 lira olarak öneriyoruz. Bundan sonrası için bu iktidarı hep beraber değiştiriyoruz. Zeytinimizi, zeytinyağımızı dünya markası yapıyoruz. Hepinizin yüzünü de güldürüyoruz. Anlaştık mı? Hepinizi çok seviyorum, iyi ki varsınız. Ürünleriniz bereketli olsun. Sizin her birinize zeytin ağacı kadar uzun, zeytin kadar bereketli, zeytinyağı gibi sağlıklı ömürler diliyorum. Sağ olun, var olun” diyerek sözlerini tamamladı.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel daha sonra Edremit’in Zeytinli Mahallesi’nde kendisini karşılayan yurttaşlarla bir araya geldi. Özel burada yaptığı konuşmada “Kimsenin bu iktidara sabrı kalmadı. Bunun için insanlar sesini duyurabilecekleri her yere koşuyor. Bizi gördükleri her yere koşuyorlar. Biz kahvede konuşmak için geldik ama kahve konuşması sırasında buradan gençler, kadınlar ‘Başkan buraya’ diye tezahürat yaptı. Bir tane bank bulduk, üstüne çıktık, size sesleniyoruz” dedi.
Genel Başkan Özel şunları söyledi:
“Herkes şunu bilsin, böyle daha seçim zamanı gelmeden, her sokak arası mitinge dönüyorsa, seçimin de zamanı gelmiştir, değişimin de zamanı gelmiştir. Bu iktidarı mutlaka değiştireceğiz. Hem çiftçiler için köylüler için hayvancılıkla uğraşanlar için biz esnaflar için memurlar için emekliler için emekçiler için kadınlılarımız ve gençlerimiz için yepyeni bir yoldayız. Hep birlikte iktidarı yürüyoruz. Yeni Parti’yi hiç şüphe yok ki siz kurdunuz, milletimiz kurdu. Adını da siz koydunuz, ‘Yeni Partiyi kur’ dediniz kurduk. Cebimize partimizin bütçesini de siz koydunuz. Bu arabayı da otobüsü de siz aldınız. Partimizin arkasında aslanlar gibi duruyorsunuz. Siz bu partiyi kurduran, adını koyan, bütçesini oluşturanlar olarak, Yeni Parti’nin arkasında duruyorsunuz. Herkes şunu bilsin biz Yeni Parti’yi bir partimiz olsun diye kurmadık. Biz Yeni Parti’yi iktidar olsun diye kurduk. Yeni Parti’yi keyiften değil zaruretten kurduk. Çünkü partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptığımız için AK Parti’yi kurulduğu günden beri ilk kez yendiğimiz için ve adım adım iktidara gittiğimiz için partimizi adaysızlaştırmaya, kurumsuzlaştırma, adım adım iktidara yürüdüğünüz için partimizi adaletsizleştirmeye, kurumsuzlaştırmaya, lidersizleştirmeye çalıştılar.”
Konuşmasında basına yönelik baskılardaki artışa değinen Özel şu ifadeleri kullandı:
“En son yaptıklarıyla gazetelere, internet sitelerine erişim engelleri getirerek, partilere erişim engelleri getirerek, Halk TV’yi kapatarak, televizyonları kapatarak bizleri susturmaya çalıştılar. Ben içeride konuşurken dışarıdan bir slogan geliyordu, her şeyin çözümü o slogandadır. O da şu. ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.’ Yani Rize’deki çay üreticisi, Gaziantep’teki fıstık üreticisi, Manisa’daki üzüm, Giresun’daki, Ordu’daki fındık, Çukurova’daki pamuk, Trakya’daki buğday üreticisi tek başına kurtulamaz. Asla ve asla emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Köylü kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Gençler kurtulmadan bu memleket kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına, hep beraber yaş veririz. Onun için doğrusunu siz yaptınız. Bana soruyorlar, ‘Yahu bunlar çok kötü. Durmuyor, saldırıyor, zulüm ediyor, tutukluyor, kadınlara acımıyor, çocuklara acımıyor ne yapacağız?’ Ne yapacaksınız biliyor musunuz, bütün soranlara söylüyorum. Edremit ne yaptıysa onu yapın. Her meydanı doldurun, hep birlikte sesinizi yükseltin. Şimdi gün boyu programlarımız var, gecikmemek için programlar için ayrılıyoruz. Gelebilenler buyursunlar gelsinler. Köyüne dönen, köyüne selam söylesin. Eşi gelmemiş olan eşine, çocuğuna selam söylesin. Evdeki büyüklerin ellerinden öpüyorum. Küçüklerin gözlerinden öpüyorum. Hepinizi çok seviyorum. Hep birlikte başaracağız.”