Cumartesi Anneleri 1127. hafta buluşmasında Dargeçit’te gözaltında kaybedilen 7 kişi ve kayıp uzman çavuş Bilal Batırır için adalet istedi.
Cumartesi Anneleri 1995 yılında Mardin’in ilçesinde gözaltına alındıktan sonra haber alınamayan ve yıllar sonra kemikleri kuyularda bulunan 7 kişiyle uzman çavuş Bilal Batırır’ın kaybolmasını gündeme taşıyarak “Tüm sorumlular hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için ’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.
Ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri, 1127. hafta buluşmasında, kararıyla kapatılan Dargeçit Dosyası’na ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamaya göre, 29 Ekim-8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin’in Dargeçit ilçesinde “ağır silahlı askerler ve korucular tarafından ev baskınları” düzenlendi. Aralarında 4 çocuk, 2 lise öğrencisi ve 2 kadının da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınarak Dargeçit Jandarma Taburu’na götürüldü.
Gözaltına alınanlardan bazılarının serbest bırakıldığı ancak 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan’dan bir daha haber alınamadığı ifade edildi. Yakınlarına ise sorgu sonrası serbest bırakıldıkları ve “dağa gittikleri” söylendi.
Olaydan 4 ay sonra, 6 Mart 1996’da Süleyman Seyhan’ın başı olmayan ve yakılmış bedeninin bir kuyuda bulunduğu aktarılan açıklamada “Seyhan’ın bulunmasından yalnızca iki gün sonra Dargeçit Jandarma Taburu’nda görevli uzman çavuş Bilal Batırır da kaybedildi. Batırır’ın taburda yaşananları üst makamlara aktarabilecek olması nedeniyle kaybedildiği değerlendirildi” dendi.
Ailelerin kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması için yaptığı suç duyurularının uzun süre etkin biçimde soruşturulmadığı ve takipsizlik kararlarıyla sonuçlandığı ifade edilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
“Ancak aileler adalet arayışından vazgeçmedi. Ailelerin ve İnsan Hakları Derneği’nin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ile İHD Mardin Şubesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden açarak soruşturma başlattı.
Bu soruşturma, yıllardır inkâr edilen gerçeği ortaya çıkardı: Dargeçit’te gözaltına alınan kişiler öldürülmüş ve kuyulara gömülmüştü.
2012–2015 yılları arasında tanık beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen kazılarda, gözaltına alınan kişilere ait kemiklere ulaşıldı. Kemikler, geçmişte sivillerin girişine yasaklanmış özel askerî bölgedeki kuyularda bulundu. Kemiklerde ağır işkence izleri tespit edildi.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesi üzerine dava açıldı. Dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz, Karakol Komutan Yardımcısı Haydar Topçam ile uzman çavuş ve koruculardan oluşan toplam 18 kişi hakkında “taammüden öldürme” suçlamasıyla yargılama başlatıldı.
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yedi Dargeçitlinin ve uzman çavuş Bilal Batırır’ın nasıl ve kimler tarafından kaybedildiğine ilişkin bilgiler, tanık anlatımları ve delillerle birlikte mahkeme kayıtlarına geçti. Dosyada sanıkların sorumluluğuna işaret eden, birbirleriyle tutarlı çok sayıda tanık beyanı ve bu beyanları destekleyen deliller bulunuyordu.
Bütün bunlara rağmen mahkeme 4 Temmuz 2022 tarihinde “somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle 18 sanığın beraatine karar verdi.
Bu karara karşı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılan istinaf başvurusu 7 Mayıs 2024 tarihinde reddedildi. Bunun üzerine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2026 yılında 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi. Yargının zamanaşımını, failleri korumanın ve cezasızlığı kalıcılaştırmanın aracı olarak kullanılma geleneği devam etti.
Dargeçit Dosyası’nda adaletin sağlanması kimin, hangi emirle, hangi sorumlulukla bu suçlara karıştığının ortaya çıkarılması ve tüm sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıyla mümkündür.
1127. haftamızda bir kez daha söylüyoruz:
Kayıplarımızın akıbeti açıklanana, tüm sorumlular hesap verene ve adalet sağlanana kadar Dargeçit Dosyası bizim için kapanmayacak!Kaç yıl geçerse geçsin; Davut Altunkaynak, Seyhan Doğan, Nedim Akyön, Mehmet Emin Aslan, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun ve Süleyman Seyhan ve Bilal Batırır için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”