İrem Hanım merhaba,
34 yaşındayım, bekarım. İki yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşım 37 yaşında. Birbirimizi seviyoruz ve evlilik konuşuyoruz. Ama sevgilimin dört kişilik bir erkek arkadaş grubu var. Adamlar ilkokuldan beri beraberler ve anladığım kadarıyla aralarındaki bağ NATO ittifakından daha güçlü. Sorun şu ki erkek arkadaşım bizimle ilgili her kararı onlara danışıyor. Birlikte eve çıkalım dedim, arkadaşlarına sordu. Yazın ailelerle tanışalım dedim, yine onlara sordu. Geçen gün evlilik teklifini ne zaman yapacağını bile arkadaşlarıyla konuştuğunu öğrendim. Üstelik içlerinden biri benden pek hoşlanmıyor. Ne zaman bir karar alsak ‘Bir daha düşün’ diyormuş. Geçen gün dayanamadım, ‘Ben seninle mi evleneceğim, arkadaş grubunuzla mı?’ dedim. Bana ‘Onlar benim kardeşim gibi’ cevabını verdi. İrem Hanım, arkadaşlarına değer vermesi güzel ama 37 yaşındaki bir adam evlenmek için hâlâ arkadaşlarından izin alıyorsa ben ne yapmalıyım?
Değerli Okurum,
Öncelikle erkek arkadaşınızın arkadaş grubuna bir tüzük hazırlamanızı öneriyorum. Başkan kim, kararlar oy birliğiyle mi alınıyor, evlilik teklifinde veto hakkı var mı? Bunları baştan öğrenmekte fayda var.
Şaka bir yana, burada sorun arkadaşlık değil, karar verme sorumluluğu. İnsan önemli kararlarını arkadaşlarıyla konuşabilir. Hatta bazen dışarıdan gelen bir fikir, görmediğimiz bir şeyi fark etmemizi sağlar. Ama danışmak başka, karar vermek için onay beklemek başka.
Bence sizin asıl rahatsızlığınız erkek arkadaşınızın arkadaşlarını çok sevmesi değil. Sizinle kuracağı hayatın kararlarını başkalarının değerlendirmesine bırakması. Çünkü evlilik iki kişinin ortak karar alma becerisi üzerine kurulur. Arkadaşlar fikir verebilir ama o evde yaşamayacaklar.
Bir de şunu düşünün. Bugün arkadaşlarından biri sizi sevmiyor diye evlilik konusunda tereddüt ediyorsa yarın başka bir konuda da aynı kişinin fikri ilişkinizin önüne geçebilir. Erkek arkadaşınıza arkadaşlarıyla görüşmemesini söylemeyin. Bunun yerine “Fikir almanı anlıyorum ama bizim hayatımızla ilgili kararları ikimizin vermesini istiyorum” deyin.
Evlilik iki kişilik bir kurumdur. Arkadaş grubu danışma kurulu olabilir ama yönetim kurulu olamaz.
İrem Hanım merhaba,
45 yaşındayım, 20 yıllık evliyim. Kocam iyi bir adam, bunu baştan söyleyeyim. Sorumluluk sahibi, çalışkan, çocuklarıyla ilgili. Ama romantizm konusunda kendisini tamamen emekliye ayırmış durumda. Yıldönümümüzde çiçek alıyor, doğum günümde güzel bir restorana götürüyor, Sevgililer Günü’nde hediye alıyor. Bunların hepsi güzel ama yılın geri kalan 362 gününde romantizm yok. Geçen gün ‘Bana hiç sürpriz yapmıyorsun’ dedim. ‘Daha geçen ay doğum gününde seni yemeğe götürdüm’ dedi. Ben pahalı hediyeler istemiyorum. Bazen durup dururken bir mesaj atsın, birlikte yürüyüş teklif etsin, beni özlediğini söylesin istiyorum. Ama eşime göre özel günler dışında romantik olmak gereksizmiş. İrem Hanım, 20 yıllık evlilikte romantizm gerçekten sadece takvimde işaretli günlerde mi yaşanır? Yoksa ben fazla mı şey bekliyorum?
Değerli Okurum,
Öncelikle eşinizin romantizm departmanını tebrik ediyorum. Yıllık hedefler tutturulmuş, özel günler eksiksiz tamamlanmış, performans değerlendirmesi başarıyla geçilmiş. Ama anladığım kadarıyla müşteri memnuniyeti biraz düşük.
Şaka bir yana, eşiniz romantizmi bir görev gibi görüyor olabilir. Doğum günü geldiğinde çiçek alınır, yıldönümünde yemek yenir, Sevgililer Günü’nde hediye verilir. Görev tamamlanır.
Oysa sizin özlediğiniz şey hediyeler değil, kendiliğinden gelen ilgi. Çünkü planlanmış bir kutlama insana değerli hissettirebilir ama beklenmedik bir iltifat başka bir duygu yaratır. “Bugün aklıma geldin” demektir.
Uzun evliliklerde bazen insanlar sevgilerini göstermeyi bırakmaz, sadece bunu alışkanlıklara teslim ederler. Eşiniz sizi seviyor olabilir ama sizin hangi davranışlarla sevildiğinizi hissettiğinizi fark etmiyor olabilir.
Bu yüzden “Hiç romantik değilsin” demek yerine neyi özlediğinizi somut olarak anlatın. Belki pahalı bir akşam yemeği yerine birlikte yürüyüş yapmak, gün içinde gelen küçük bir mesaj veya sabah kahvesini beraber içmek sizin için daha değerlidir.
Bir de unutmayın, romantizm sadece erkeklerin görevi değildir. Siz de bazen ilk adımı atabilir, ilişkinize küçük sürprizler katabilirsiniz. Ama bunun karşılıklı olması önemli. Çünkü bir kişi sürekli romantizmi hatırlatmak zorunda kalıyorsa bir süre sonra sürprizin de anlamı kalmaz.