ABD'li bilim insanları, düzenli ve sürekli dayanıklılık egzersizlerinin karaciğere "mükemmel" yardımcı olduğunu ortaya koydu. Dayalınlılık sporlarının karaciğerlerdeki etkisi kadınlar ile erkeklerde farklı ama hepsi aynı kapıya çıkıyor: Karaciğer yağlanması azalıyor, karaciğeri sporla onarılıyor.
Tıp, metabolizma ve spor fizyolojisi dünyasında, egzersizin hücresel organeller üzerindeki cinsiyete bağlı biyolojik etkilerine ilişkin ezber bozan bir araştırma kamuoyuna duyuruldu. Missouri Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları liderliğinde yürütülen çalışma, dayanıklılık gerektiren sporsal aktivitelerin karaciğer dokusundaki metabolik adaptasyonlarını inceledi. Cell Reports dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, düzenli egzersiz antrenmanlarının hücresel enerji santrali olan mitokondri içindeki “Krebs döngüsü” proteinlerini nasıl değiştirdiğini haritalandırdı.
Araştırmanın başyazarı Dr. Scott Rector ve ekibi, dayanıklılık egzersizinin her iki cinsiyette de karaciğer sağlığını koruduğunu ancak bu adaptasyonun hücresel yollarının farklılaştığını saptadı.
Kadınlarda egzersiz sonrasında enerji döngüsünden sorumlu yepyeni proteinlerin sentezlendiği görülürken; erkeklerde mevcut proteinlerin kimyasal reaksiyonlarla modifiye edilerek hücresel yapının yeniden düzenlendiği belgelendi. Uzmanlar, iki mekanizmanın da karaciğer metabolizmasını mükemmel seviyeye ulaştırdığını bildirdi.
Klinik analizler, dayanıklılık egzersizlerinin cinsiyet fark etmeksizin karaciğer yağlanmasını belirgin şekilde düşürdüğünü, doku hasarı ve siroz habercisi olan fibrozis (bağ dokusu sertleşmesi) belirteçlerini sildiğini gösterdi.
Erkek bireylerde egzersizle birlikte kolesterolün vücuttan atılım hızının kadınlara kıyasla daha yüksek gerçekleştiği saptandı. Sporun karaciğerdeki bu metabolik makineyi doğrudan iyileştirdiği kaydedildi.
Tıp dünyasında eski adıyla alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olarak bilinen ve günümüzde obezite tırmanışıyla küresel bir pandemiye dönüşen MASLD (Metabolik Disfonksiyon İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı), ilerleyen safhalarda siroz ve karaciğer kanserine yol açabiliyor.
Missouri Üniversitesi uzmanları, elde edilen hücresel verilerin MASLD hastalarında standart egzersiz programları yerine cinsiyete, hormon yapısına ve metabolik profile uygun “kişiselleştirilmiş tedavi ve egzersiz reçetelerinin” hazırlanmasını sağlayacağını duyurdu.