Hindistan'ın otoriter popülist ve Hindu milliyetçisi 15 yıllık başbakanı Modi için yolun sonu belki de gelmiş durumda. Onun en büyük rakibi olarak Gandi hanedanından bir isim yükselişte, Rahul Gandi.
Z Kuşağı protestocularına katılmak ve polisle karşı karşıya gelmek, Hindistan’ın en köklü ve ünlü siyasi hanedanının orta yaşlı mirasçısından beklenecek bir davranış olmayabilir. Ancak Rahul Gandhi için bu durum, hayatının fırsatı olabilir.
Gandhi yıllardır Hindistan siyasetinin kaygan zemininde kendine sağlam bir yer edinmekte zorlanıyordu. Ülkenin en büyük muhalefet partisinin lideri olmasına rağmen, Hindistan’ın ilk başbakanının torununun torunu ve diğer iki başbakanın torunu ve oğlu olmanın ötesinde bir profil çizmekte güçlük çekti.
The New Yğrk Times gazetesinin uzun derleme haberine göre, 56 yaşındaki Gandhi, mevcut Başbakan Narendra Modi’nin otoriter siyaset tarzına karşı sesini yükselterek ve dünyanın en büyük demokrasisine yönelik bir tehdit gördükleri için sokaklara dökülen gençlik hareketiyle omuz omuza durarak aradığı anı nihayet yakalamış olabilir.
Gandhi, Hint halkını haklarının ellerinden alındığı konusunda uzun süredir uyarıyordu. Bu mesajı, yaz aylarında üniversiteye giriş sınavı sorularının sızdırılması ve sınavın iptal edilmesiyle alevlendi. Yaşanan kitlesel öğrenci protestoları Hindistan Eğitim Bakanı’nın istifasına yol açtı. Haftalar sonra, seçmen kütüklerinden 130 milyon ismin silinmesi ülke genelinde yeni bir öfke dalgası yarattı ve Hindistan Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’nın istifası talep edildi; bu süreç Gandhi’nin haklılığını bir kez daha ortaya koydu.
Yazar ve siyaset yorumcusu Neerja Chowdhury, halkın Gandhi’nin mesajlarına artık daha açık olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hükümete yönelik hoşnutsuzluk artıyor, bir yorgunluk var ve yeni bir enerji yok. Bunun üstüne Mr. Modi de sert tedbirler almaya meylediyor.” Chowdhury’ye göre tüm bunlar Gandhi’ye “kendine güven kazandırdı.”
Asıl soru ise şu: Gandhi, partisi Hindistan Ulusal Kongresi’ni 2029’daki bir sonraki genel seçimlerde zafere taşıyıp Modi’nin Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) o tarihte 15 yıla ulaşmış olacak iktidarını sona erdirebilecek mi?
Rahul Gandhi’yi 2007’den beri tanıyan ve kampanyalarda birlikte çalışan Yogendra Yadav, onu “kitaplara ve fikirlere derin ilgi duyan”, ancak “biraz utangaç”, doğuştan bir hatip veya “girişken bir dışadönük” olmayan biri olarak tanımlıyor. Yadav’a göre Gandhi bu yüzden sahnede bazen tutuk ve acemi görünebiliyor.
Bu durum Gandhi’yi, kendisini “pappu” (saf/önemsiz kimse) diyerek tiye alan, ayrıcalıklı ve beceriksiz olarak gösteren Modi partisinin mensupları için kolay bir hedef haline getirdi ve bu imaj yıllarca peşini bırakmadı.
Partisinin on yıldan uzun bir süre önce Modi liderliğindeki Hindu milliyetçisi hükümete karşı art arda seçim kaybetmeye başlaması ve Gandhi’nin eski başbakan olan babası Rajiv Gandhi’nin bir zamanlar temsil ettiği seçim bölgesini bile kaybetmesi durumu daha da zorlaştırdı. (Büyükannesi Indira Gandhi de başbakandı; büyük-büyükbabası Jawaharlal Nehru Hindistan’ın ilk başbakanıydı; annesi Sonia Gandhi ise Kongre Partisi’ni uzun yıllar yönetti.)
Eylül 2022’de Gandhi, siyasi kaderini kelimenin tam anlamıyla adım adım değiştirmek için yola çıktı. Ülke genelinde yaklaşık 4.000 kilometrelik ve 136 gün süren bir yürüyüş başlattı. “Bharat Jodo Yatra” (Hindistan’ı Birleştir Yürüyüşü) adı verilen bu yürüyüş, onun eliti simgeleyen ve halktan kopuk imajını yıkmayı hedefliyordu.
Bu çaba, Modi’nin partisi BJP’nin beklenenden çok daha az milletvekili çıkararak koalisyon hükümeti kurmak zorunda kaldığı 2024 genel seçimlerinde meyvesini vermiş göründü. Gandhi böylece muhalefet lideri konumuna yükseldi.
Geçen yıl Kongre Partisi Maharashtra’daki eyalet seçimlerini kaybettiğinde Gandhi, seçmen kütüklerinin seçimden sadece aylar önce BJP lehine manipüle edildiğini öne sürdü. Benzer iddiaları Bihar eyaletindeki seçimler için de dile getirdi.
Bağımsız bir denetim organı olan Hindistan Seçim Kurulu’na yönelik eleştirilerini artıran Gandhi, kurulun bir yıl önce başladığı seçmen listesi güncellemesinde 130 milyon ismi silerek Modi’nin emirlerini yerine getirdiğini iddia etti.
Seçim Kurulu, BJP’ye muhalif olması muhtemel Müslümanları ve diğer seçmenleri daha ağır şekilde etkileyen bu silme işlemlerinin arkasında siyasi bir amaç olmadığını savundu. Ancak Gandhi bunu, Başbakan’ın koltuğunu koruma hamlesi olarak nitelendirdi.
Geçen hafta sonu sahil kenti Chennai’deki bir mitingde konuşan Gandhi, “Modi oyunun bittiğini anlamıyor” dedi.
İktidar partisi üyeleri ise Gandhi’nin çok ileri gittiğini, hoşnutsuz gençlerde karşılık bulabilecek ancak diğer seçmenleri uzaklaştırabilecek konuları işlediğini savunuyor. İçişleri Bakanı Amit Shah gazetecilere yaptığı açıklamada, Kongre Partisi’nin kendisini “ağır bir yenilgiye” hazırladığını söyleyerek, “Negatif siyaset onlara hiçbir fayda sağlamayacak”dedi.

Chennai’deki mitingde Gandhi, gençleri deneyimlerini paylaşmaları için sahneye davet etti. Bu etkinlik, Z Kuşağı liderliğindeki bir hareket olan ve siyasi hesap verilebilirlik çağrısında bulunan “Cockroach Janta Party”nin dikkat çekmeye başladığı Haziran ayı civarında başlattığı “Chhatron Ki Goonj” (Gençliğin Sesi) adlı kampanyanın bir parçasıydı.
Davetlilerden biri, ağır tıp fakültesi giriş sınavı baskısı nedeniyle intihar eden kız kardeşinden bahsetti. Bir diğeri ise Müslüman ve kadın olarak maruz kaldığı ayrımcılığı anlattı.
Gandhi’nin sloganlarından biri olan “Aterkilliği Yıkın!” mitingdeki 18 yaşındaki siyaset bilimi öğrencisi Ritika Rachel Pravin’de karşılık buldu. Pravin, bir liderden “Hindistan gibi bir ülkede ataerkillik gibi bir şeyin yıkılması gerektiğini” duymanın “çok tazeleyici” olduğunu söyledi.
Bire bir röportajlardan genellikle kaçınan ve çok sayıda röportaj talebini reddeden Gandhi, yenilenen imajının bir parçası olarak sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandı. Hitabet yeteneğindeki eksiklikleri, mizah ile ciddiyeti harmanlayan kısa videolarla kapatıyor.
Gandhi genellikle rahat giyiniyor — polo tişörtler ve kanvas pantolonlar tercih ediyor. Ağustos ayında Instagram’da yaptığı bir “Bana İstediğinizi Sorun” (AMA) oturumunda antrenman programını (dövüş sanatları, yüzme, koşu, güç antrenmanı ve yoga) ve beslenme düzenini (yüksek protein, düşük karbonhidrat) paylaştı.
Sosyal medya paylaşımları Gandhi’nin direniş anlarını da gözler önüne serdi. Temmuz ayında, kendisi ve yine Kongre Partisi üyesi olan kız kardeşi Priyanka Gandhi Vadra, Modi’nin resmi konutunun dışında oturma eylemi yaptığında, polisin kendisini sürükleyerek götürdüğü fotoğraflar viral oldu.
Bu ay ise polisin kendisini bir otobüse bindirmesini engellemek için bacaklarıyla polis memurlarını ittiği görüntüler ve güvenlik güçlerine yakalanmamak için sarı bir polis barikatına tırmandığı video sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Brown Üniversitesi’nde Güney Asya siyaseti üzerine çalışan uluslararası ilişkiler profesörü Ashutosh Varshney, bu mücadele sahnelerinin Gandhi’nin Modi ve BJP’ye karşı siyasi puan kazanmasını sağladığını belirtti. Varshney, “Peki bu durum Modi’yi koltuğundan etmeye yeterli olacak mı? Bu henüz tamamen belirsiz” değerlendirmesinde bulundu.

Bu fotoğraf viral oldu. Polis Gandi’yi karga tulumba götürüyor.
Büyük bir hesaplaşmaya hazırlanan Gandhi, kendisini BJP’nin Hindu milliyetçisi siyasetinin tam karşıtı olarak konumlandırarak genç seçmenler arasındaki etkisini artırmaya çalışıyor. Kendisini Hindistan Anayasası’nda yer alan laik ilkelerin koruyucusu —ki protestolar sırasında sık sık anayasa kitapçığını sallıyor— ve kökleri İngiliz sömürgeciliğine karşı direnişe dayanan bir partinin mirasçısı olarak sunuyor.
Chowdhury, “O sadece muhalefetin lideri değil, muhalefette Modi’ye meydan okuyacak tek figür. Artık denklem: Modi, Rahul’a karşı” diyor.
Geçen Pazartesi günü Gandhi, seçmen kütüklerindeki değişiklikleri protesto etmek için başkent Yeni Delhi’deki Yüksek Mahkeme’ye yapılan bir yürüyüşe liderlik etti. Yürüyüşte kendisine kız kardeşi, Kongre Partisi liderliğindeki INDIA bloğu adlı koalisyonun parçası olan yaklaşık iki düzine siyasi partinin liderleri ve gençlik protestolarının öne çıkan isimlerinden öğrenci Neha Bora eşlik etti.
Bu hamle, Gandhi’nin bir süredir yapmaya çalıştığı şeyin yeni bir adımıydı: Gençlik protestolarını ve siyasi muhalefeti tek bir güç altında birleştirmek; ancak bunu yaparken Cockroach Janta Party gibi herhangi bir tekil hareketle doğrudan özdeşleşmemeye dikkat etmek.
Bölgesel bir blok üyesine liderlik eden Dipankar Bhattacharya, INDIA koalisyonundaki tek ulusal parti olan Kongre Partisi’nin, “hemen hemen tüm siyasi sistemin aleyhine büyüyen” BJP ile yüzleşmek için doğal lider olduğunu belirtti.
Gandhi, muhalefet koalisyonu içindeki anlaşmazlıkların bir kenara bırakılması ve daha büyük bir tehdit olarak gördüğü konuya odaklanılması çağrısında bulunuyor: Modern Hindistan’ın kimliğinin merkezinde yer alan demokratik değerlerin “katledilmesi.”
Geçen Pazartesi düzenlediği basın toplantısında Gandhi, “Bu savaş algı, psikolojik, hukuki ve siyasi olmak üzere birden fazla cephede yürütülüyor” dedi. “Tüm cephelerde savaşıyoruz ve tüm cephelerde kazanıyoruz.”