Yetişin, ABD’de demokrasi ölüyor: Dokuz soruda üniversite protestoları

ABD'deki üniversite öğrencilerinin başlattığı Filistin yanlısı protestolar kendisini "özgürlükler ülkesi" olarak dünyaya pazarlayan ABD'de aslında fikir özgürlüğünün ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Merak edilenleri dokuz soruda derledik.

Dünya 30 Nisan 2024
Bu haber 3 ay önce yayınlandı
Fotoğraf: AA

ABD geçen yıldan bu yana Gazze’de ateşkes ilan edilmesi için Biden yönetiminden İsrail’e baskı uygulamasını isteyenlerin protestolarına sahne oluyor. Ancak hiçbiri bu ayın başlarında başlayan üniversite protestoları kadar etkili olmadı. Bir üniversiteden diğerine derken ülke geneline yayılan protestoları en başından almaya ne dersiniz?

Öğrenciler neyi protesto ediyor?

Protestocuların taleplerinin başında İsrail’in Gazze’de 35 bin Filistinlinin ölümüne neden olan saldırıları sonlandırması geliyor. Bir diğer istekleri eğitim gördükleri okulların İsrail’in Gazze işgalinden kâr elde eden şirketlerle işbirliğinin sona ermesi. Okuldan okula göre talebin kapsamı farklılık gösterebiliyor.

Örneğin Yale ve Cornell’deki öğrenciler okullarının silah üreticilerine yatırım yapmayı bırakmasını istiyor. Columbia’daki öğrenciler ise İsrail hükümetiyle daha yeni anlaşmaya imza atan Google ile işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan İsrail yerleşimlerinin listelenmesine izin veren Airbnb’deki hisselerini satmasını istiyor. Portland Eyalet Üniversitesi’ndeki öğrenciler de okullarının Boeing’den bağış almamasını talep ediyor.

Google'da Filistin isyanı: Çalışanlar yönetici ofisini işgal etti, 28 kişi kovulduGoogle’da Filistin isyanı: Çalışanlar yönetici ofisini işgal etti, 28 kişi kovuldu

Dünya basınında bu protestolar daha çok Vietnam Savaşı dönemindeki öğrenci hareketlerine benzetilse de öğrenciler kendi hareketlerini daha çok 1980’lerdeki öğrenci hareketlerine benzetiyor. O zaman da öğrenciler Apartheid yönetimi altındaki Güney Afrika ile çalışan şirketleri hedef almıştı. Öğrencilerin kampüste haftalar süren protestolarının ardından üniversite yönetimi Coca-Cola, Ford Motor ve Mobil Oil gibi şirketlerdeki 39 milyon dolarlık hisselerini satınca Columbia Üniversitesi o zaman da manşete taşınmıştı.

Üniversiteler şirketlere yatırım mı yapıyor?

ABD’deki üniversitelerin çoğu “bağış fonu” denen bir fona sahip. Bu fon üniversitenin gelir elde etmesine yardımcı olmak için yapılan bağışları kapsıyor. Bağış fonları üniversitelerin finansal güvenliğini sağlamak, akademik programları desteklemek, burslar sağlamak ve diğer önemli faaliyetler için kaynak sağlamak için kullanılabiliyor. Genellikle profesyonel yatırım yöneticileri tarafından yönetilen bu fonlar, çeşitli alanlarda yatırım olarak kullanılıyor. Böylelikle fonun zaman içinde büyümesi sağlanmış oluyor.

Hangi üniversiteler protestolara katıldı?

20’den fazla üniversitede protestolar düzenlendi. Protesto dalgasını Columbia Üniversitesi ile New York Üniversitesi başlattı. Onları Yale Üniversitesi takip etti. Bu üç üniversite dışında en şiddetli protestoların gerçekleştiği üniversiteler Güney Kaliforniya Üniversitesi, Emory Üniversitesi, Austin’deki Teksas Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi.

Bunların dışında Brown Üniversitesi, Pensilvanya Üniversitesi, Rice Üniversitesi, Virginia Tech, Northeastern Üniversitesi, George Washington ve Emerson Üniversitesi’nde protestolar yapılıyor. Hepsinde öğrenciler Columbia’dakine benzer çadırları kampüslere kurdu. Bu çadırlaşmaya “Gazze’dekilerle dayanışma kampı” ya da “Kurtarılmış bölge” diyorlar.

Diğer ülkelerdeki üniversitelerde hareketlenme var mı?

Evet var. Avustralya’da Melbourne Üniversitesi ve Sydney Üniversitesi; Kanada’da McGill Üniversitesi ve Concordia Üniversitesi; Fransa’da Sciences Po ve Sorbonne Üniversitesi; İtalya’da Sapienza Üniversitesi; İngiltere’de Leeds Üniversitesi, University College London ve Warwick Üniversitesi ve Türkiye’de ODTÜ Filistin yanlısı protestolar düzenliyor.

Sorbonne Üniversitesi’nden bir görüntü. Fotoğraf: AA

Öğrenciler çadırları nereden buluyor?

NYU kampüsünde kullanılan çadırların Five Below adındaki perakendecide 15 dolar (487 TL) gibi bir fiyata satıldığını belirtiyor. Columbia’daki yeşil çadırlar ise Walmart’tan 28 dolara (910 TL) alınabiliyor. Bu arada belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’de bunlara benzer çadırların en uygunu Decathlon’da iki bin liradan başlıyor, 20 bin liraya kadar çıkıyor.

Ayrıca Amerika’daki öğrenciler Google’da çadır diye arattığında karşılarına ilk çıkan sonuçlar bu kullandıkları modeller. Amazon’da “tent” diye aratan öğrenciler hemen tepede “en çok satılan ürün” olarak işaretlenmiş Camel Crown çadırını 35 dolara (1137 TL) satın alabiliyor. Amazon’dan alınan ürünler Türkiye’de de alışık olduğumuz üzere bir gün gibi kısa sürede kişilerin eline ulaşabiliyor. Protestolarda sık görülen çadır modellerinden biri de indirime girdi, söylenene göre şimdi 20 doların (650 TL) altında satışta.

Komplocular atakta: Üniversite protestocuları bu çadırları nereden buluyor?Komplocular atakta: Üniversite protestocuları bu çadırları nereden buluyor?

Üniversite yönetimlerinin tepkileri nasıl oldu?

Birçok üniversitede yönetimin sınıfta kaldığını söylemek mümkün. Öğrenciler protestolarını barışçıl bir şekilde düzenliyordu. Ta ki bazı üniversitelerde işin içine polis karıştırılana kadar. Bunda İsrail yanlısı öğrencilerin çadırların “antisemitizmi körüklediğini” iddia edip “kampüslerde güvenliklerin sağlanması için yeterince çaba harcanmadığını” öne sürmesinin de etkisi oldu.

Columbia Üniversitesi’nin Mısırlı rektörü Minouche Shafik 18 Nisan’da Amerikan Kongresi’nin karşısına çıkarak protestocuların hakkından geleceğinin sözünü verdi. Ertesi gün de New York’taki kampüste kurulan çadırları kaldırması için polisi çağırdı. O gün 100’den fazla protestocu gözaltına alındı. Bu gözaltılar öyle çok uzun sürmedi. Ama sonuç olarak öğrenciler ve akademisyenler yöneticilere güvenlerinin kalmadığını söylediler.

Şimdiye kadar üniversitelere polis çağıran yöneticiler yüzünden 800’den fazla kişi tutuklandı. Yönetim protestocuların öğrenci olmadığını, dışarıdan gelen insanlar olduğunu iddia ediyor ve sınav döneminde diğer öğrencilerin dikkatlerinin dağıldığını savunuyor. Ancak hem akademisyenler hem de öğrenciler, protestolarda gözaltına alınanların bizzat kendileri olduğunu söylüyor.

Emory Üniversitesi’nin ters kelepçeyle karakola götürülen Felsefe bölümü başkanı Noelle McAfee’yi hatırladınız mı? McAfee serbest bırakıldıktan sonra verdiği demeçte öğrencilerden birinin tutuklandığını görünce müdahale ettiğini ama sonuç olarak kendisinin de tutuklandığını anlattı. Bu arada Washington Üniversitesi’ndeki protestolarda tutuklananlardan biri Yeşiller’in başkan adayı Jill Stein’di.

Harvard ve Cornell gibi üniversitelerde yöneticiler protesto ateşini dağıtmak için polise başvurmasa da başka yollar denedi. Örneğin Harvard kampüsüne girebilmek için üniversite kartı şartı getirildi. Ayrıca Filistin yanlısı bir grup “izinsiz protesto düzenledikleri” gerekçesiyle uzaklaştırıldı. Cornell’da da yine Filistin yanlısı protestoculardan bazılarının uzaklaştırıldığı söylendi ama net sayı verilmedi. Her şeye rağmen öğrenciler protestolarını yapmaya devam etti.

Geçen hafta Güney Kaliforniya Üniversitesi güvenlik gerekçesiyle mezuniyet törenini iptal etti. Burada da 93’ten fazla protestocu gözaltına alındı.

Bu arada şimdiye kadar büyük üniversitelerden hiçbiri protestocuların yatırımları elden çıkarma talebini kabul etmedi. Bir tek PSU Boeing’in bağışlarını askıya aldı.

Akademisyenlerin tepkisi nasıl?

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde iletişim ve gazetecilik alanında doçent olan Mike Ananny, kampüste protesto yapan 100 kişinin tutuklanması hakkında üniversite yönetimini eleştirdi. Öğrenci gazetesi Daily Trojan’a perşembe günü açık mektup yazan Ananny barışçıl protestolara verdikleri yanıttan sonra dekan Andrew Guzman ve rektör Carol Folt’a artık güvenmediğini belirtti. “Öğrencilerimizin dünya meseleleriyle ilgilenen, duyarlı ve tutkulu insanlar olmalarını istiyoruz” diyen Ananny mektubun devamında “Üniversitenin öğrencilerine güvenmesi, bununla başa çıkacak fakültelerine güvenmesi gerekiyor. Bu konuda nasıl davranılacağını biz biliyoruz, bırakın da konuyla biz ilgilenelim” diye yazdı.

NYU Stern School of Business profesörü ve yazar Scott Galloway’in protestoları analiz edişi ise ilginçti. Protesto etmenin Amerikan gençliği için “yeni bir seks şekli” haline geldiğini iddia eden Galloway CNN International’a “Gençler o kadar çok seks yapmıyor. Bunun kulağa ne kadar saçma geldiğinin farkındayım, ama türlerin hayatta kalabilmesi için gençlerin romantik fırsatları yakalamak açısından iletişim kurabilmesi gerekiyor” dedi. Galloway sözlerine “Türün hayatta kalabilmesi için ayrıca bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşarak dopamin salgılaması gerekiyor. Bence öğrenciler ikincisini tercih ediyor. Ben sahte bir düşman diyebileceğim bir şeyin peşinde olduklarını düşünüyorum” diye devam etti.

Polis müdahalelerinde neler yaşandı?

Polisin öğrencilere yaklaşımının biraz hınçlı olduğunu söylemek yanlış olmaz gibi. New York’taki devriye şeflerinden John Chell “Columbia, öğrencilerini okulun kurallarından sorumlu tutmaya karar verdi. Eylemlerinin sonuçlarına katlanıyorlar ki bu da çocuklara muhtemelen hiç öğretilmemiş bir şey. SAT puanınız iyi diye yasaların üstünde değilsiniz” demişti. New York polisinin operasyonlardan sorumlu komiser yardımcısı Kaz Daughtry’nin Fox 5 NY’ye verdiği demeç de komplo teorilerini pekiştirdi. Daughtry “Çadırlara bakın, nereden alınmış bunlar? Aynı yerden mi, aynı kişiden mi? Bu işin arkasında biri var ve kim olduğunu bulacağız” sözleriyle komploculara davetiye çıkarmıştı.

Bu açıklamaların bazı üniversitelerde öğrencilere yansıması şiddetli oldu. Örneğin Emory Üniversitesi’nde polis protestocuları dağıtmak için “göz yaşartıcı gaz” kullandı ve 28 kişiyi yaka paça gözaltına aldı. Bazı protestocular yerlerde sürüklendi, bazılarına ters kelepçe takıldı.

Siyasetçiler protestoları nasıl karşılıyor?

Beyaz Saray’dan gelen tepkiler birbiriyle çelişkili. ABD Başkanı Joe Biden daha iki gün önce Columbia’daki protestoları antisemitik olarak nitelerken dün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vedant Petal, “Barışçıl yollarla protesto düzenlenmesine, gösteriler yapılmasına, insanların seslerini duyurmaya çalışmasına, kendilerini ifade etmelerine tabii ki karşı değiliz” dedi ve Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in protestolardan haberdar olduğunu söyledi. Petal, “Ama konu dış politika olduğunda ABD nüfusunun tamamının bizimle aynı fikirde olmayacağını bilmeyecek kadar naif değiliz” diye devam etti.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ise Columbia rektörü Shafik’e seslenerek “Kampüste güvenliği sağlayamıyorsan istifanı ver” diye seslendi. Öğrenciler Johnson’ın Columbia’daki konuşması sırasında siyasetçiden kürsüden inmesini isteyince Johnson “Fikir özgürlüğünüzün tadını çıkarın” dedi. Benzer bir şeilde Temsilciler Meclisi’ndeki 21 Demokrat Columbia rektörüne mektup yazarak ya protestolara son verilmesini ya da istifa edilmesini istedi.

Bağımsız başkan adayı Robert F. Kennedy Jr. Filistin yanlısı protestoları desteklediğini ama Gazze’de ateşkes çağrılarına katılmadığını söyledi. Kennedy “Öncelikle ifade özgürlüğünü destekliyorum. Bence benim için ne kadar dehşet verici olsa da, hiçbir anlam ifade etmese de konuşabilmek önemli, insanlar endişelerini dile getirebilmeli” dedi.

Protesto ateşinin dumanları Ortadoğu’ya kadar geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’deki üniversitelerde düzenlenen Filistin yanlısı protestoları “korkunç” ve “antisemitik” olarak niteleyerek protestoların bir an önce sona erdirilmesini istedi: “Bu durdurulmalı. Kınanmalı ve çok sert bir dille olmalı.” ABD’li yetkililerin tepkisini yetersiz bulan Netanyahu ABD’de antisemitizmin yükselmesinin “korkunç sonuçları olacağını” söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ise ABD polisinin protestoculara davranış şeklinden “derin endişe” duyduğunu söyledi. Sosyal medyada paylaşım yapan Abdullahiyan “Bu baskılar Washington’un İsrail rejimine verdiği mutlak destekle uyumludur ve ABD hükümetinin ifade özgürlüğü konusundaki çifte standartlarını, çelişkili davranışlarını açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

Üniversite protestolarında akla zarar işler: Başkan adayı gözaltında, profesörden 'seks' analiziÜniversite protestolarında akla zarar işler: Başkan adayı gözaltında, profesörden ‘seks’ analizi

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.