Daron Acemoğlu da The Economist’e cevap verdi: Esas ikna edici olmayan sizin eleştiriniz

Dünyaca ünlü The Economist dergisi dört gün önce Daron Acemoğlu ile ilgili alışılmadık sertlikte bir eleştiri yazısı yayımladı. Daga önce "Bu yazıdan hiç mutlu olmadığını" ve bunu bir "Saldırı" olarak gördüğünü söyleyen Acemoğlu'nun yazıya cevabı da The Economist'te yayımlandı. İşte o cevap.

Ekonomi 21 Ağustos 2026

Dünyaca ünlü yayın organı The Economist, bu hafta başında Nobel ödüllü iktisatçı Daron Acemoğlu hakkında alışılmadık sertlikte bir eleştiri yazısı yayımladı. Yazı, bugünlerde çıkan yeni kitabı “Hangi Liberal Demokrasi” ile dünyanın dört bir yanında gündemde olan ABD’deki MIT Üniversitesi profesörü Acemoğlu’nun “ikna edici olmadığını” öne sürüyor ve ünlü iktisatçının bugüne kadar yayımladığı Nobel alanı da dahil bütün araştırma ve makalelerini bazen temelsiz olmak, bazen kötümser olmak, bazen de delilleri yetersiz olmakla eleştiriyordu.

10Haber’in yayınladığı bu eleştirilere  Daron Acemoğlu önce sosyal medyası üzerinden kısa bir tepki verdi ve “Economist’in makalesinden memnun değilim, sanki bir karalama kampanyası gibi geliyor. Ayrıca, daha da endişe verici bir arka planı da var (bunu bir ara paylaşacağım). Onlardan yanıt vermeme izin vermelerini istedim. Cevaplarını bekliyorum. Dergide yayınlanmazsa, yanıtımı burada paylaşacağım” dedi. (The Economist’teki Acemoğlu eleştirisinin orijinalinin tam metnini bu linkten okuyabilirsiniz.)

Acemoğlu’na anlaşılan dergiden cevap geldi ki, cuma günü onun  mektubu dergi tarafından yayımlandı. Dergi, Acemoğlu’nun mektubunun başına şu notu yazmıştı:

“Dergimizin yakın tarihte yayımlanan bir yazısında Daron Acemoğlu’nun çalışmaları eleştirel bir gözle değerlendirilmiş; ayrıca kendisinin son kitabına ilişkin bir inceleme yazısına yer verilmişti. Profesör Acemoğlu cevabını aşağıda paylaşıyor. Bahse konu makale ve kitap incelemesi ilk olarak internet ortamında yayımlanmış, ardından The Economist’in bu haftaki sayısında basılmıştır.”

Acemoğlu’nun cevabının tam metni şöyle:

“17 Ağustos’ta hakkımda yayımladığınız “Dünyanın en etkili ekonomisti tuhaf biçimde ikna edici değil” başlıklı son yazınız, çalışmalarıma yönelik düşmanlığından çok, ileri sürdüğü iddiaların zayıflığıyla dikkat çekiciydi.

Araştırmalarıma ve temel fikirlerime yönelik eleştirel değerlendirmeleri memnuniyetle karşılıyorum. Kurumlar ve sömürgeciliğin mirasından otomasyona ve yapay zekânın sonuçlarına kadar çalışmalarımda meşru biçimde itiraz edilebilecek pek çok nokta var. Bilimin ilerlemesi için bu tür eleştiriler şarttır. Ancak söz konusu yazı, bunun yerine birbiriyle gevşek biçimde bağlantılı bir takım şikâyetleri bir araya getirerek çalışmalarımın güvenilir olmadığı yönünde bir ima oluşturuyor.

Üç örnek vereyim.

Birincisi, benim “tuhaf biçimde ikna edici olmadığım” yönündeki temel hükmünüz, isimleri açıklanmayan ekonomistlerin birkaç kadeh içkinin ardından benim hakkımdaki gerçek düşüncelerini dile getirdikleri iddiasına dayanıyor. Bu gerçeği ortaya çıkarmak için içki ısmarlanan kişilerden hiçbirinin adı verilmiyor. Ben de bir mektup gönderip “birkaç kadehten sonra çoğu insan bana artık gazetenize abone olmaya değmediğini söylüyor” desem bunu yayımlar mıydınız? Bu görüşlere sahip olduğu adıyla belirtilen tek kişi blog yazarı Noah Smith. Bir ömürlük akademik çalışmayı değerlendirmek için oldukça zayıf bir dayanak.

İkincisi, yazı yakın tarihli “Baby busts and growth booms” başlıklı makalemiz hakkında Jesús Fernández-Villaverde’nin sosyal medyada yaptığı bir gözlemi eleştirinin merkezine yerleştiriyor. Fernández-Villaverde, düşük doğum oranlarının etkilerine ilişkin tahminlerimizin geleceğe doğrudan uygulanamayabileceğini söylüyor. Oysa makalenin sonuç bölümünde biz de tam olarak bu noktayı vurguluyoruz. Siz ise bunu bir kenara itip bu tür çekincelerin “Acemoğlu’nun sayfalar dolusu matematiği karşısında kaybolabileceğini ve fazla incelikli görünmeyebileceğini” yazıyorsunuz. Anladığım kadarıyla Profesör Fernández-Villaverde ile de görüşmediniz.

Üçüncüsü, eleştiriler gelişigüzel biçimde seçilip ayıklanmış. Örneğin Tyler Cowen ya da Francis Fukuyama’dan aktarılan bazı eleştiriler, verimli tartışmaların başlangıç noktası olabilirdi — nitekim geçmişte de öyle oldu. Bu tür tartışmaları memnuniyetle karşılıyorum ve yazarlarınızın da akademik yaşamda bu tür fikir ayrılıklarının sağlıklı bir tartışmanın parçası olduğunu bildiğini düşünüyorum.

Yazının zamanlaması da ilginç: Yeni kitabım “What Happened to Liberal Democracy?” ile aynı dönemde yayımlandı. Kitap; liberal düşüncenin bazı yönlerini, liberal demokrasinin geçmişteki başarılarının kökenlerini, bugün içinde bulunduğu krizi ve liberalizmi yeniden canlandırabilecek yeni bir yönetim felsefesinin nasıl olabileceğini inceliyor.

The Economist’in kitapla aynı anda yayımladığı değerlendirme ise küçümseyici bir ton taşıyor ve kitabın “yapay zekânın geleceği nasıl şekillendireceği sorusuyla boğuştuğunu” söylüyor (“Man’s best frenemy”, 17 Ağustos). Oysa kitabın yalnızca yarım bölümü yapay zekâ ve demokrasiyle ilgili. Bunu, kitabımın esas mesajını bulanıklaştırmayı ve konuyu The Economist’in en sevdiği meseleye, yani yapay zekâyı savunup yüceltmeye çekmeyi amaçlayan stratejik bir çerçeveleme olarak görmemek zor.

33 yıla yayılan bir çalışma birikimine karşı ortaya koyabildiğiniz en iyi eleştiri buysa, “tuhaf biçimde ikna edici olmayan” asıl şey sizin eleştirinizdir.”

Dünya kapitalizminin iki kalesi, Daron Acemoğlu yüzünden fena halde ayrı düştüDünya kapitalizminin iki kalesi, Daron Acemoğlu yüzünden fena halde ayrı düştü

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.