TPAO, Repsol ve MOL Group, Libya’nın açık deniz O7 blokunda hidrokarbon arama çalışmaları için üretim paylaşım anlaşması imzaladı. Enerji faaliyetini canlandırma amaçlı bu adım anlaşmayı yasa dışı ilan eden Yunanistan'ın protestosuna yol açtı.
İspanya merkezli enerji şirketi Repsol, Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) ve Macaristan merkezli MOL Group’tan oluşan konsorsiyum, Libya’nın açık deniz O7 blokunda hidrokarbon arama çalışmalarına başlanmasını sağlayacak bir üretim paylaşım anlaşmasına imza attı.
Bingazi’nin yaklaşık 140 kilometre kuzeybatısında yer alan blok için verilen arama ruhsatının ardından gelen bu hamle, bölgedeki enerji faaliyetlerini canlandırmayı hedefliyor.
Nitekim bu anlaşma komşuyu çıldırttı. Libya ve Türkiye arasında olan ve İspanya ve İtalya’nın da katıldığı anlaşmanın temeli oluşturan Münhasır Ekonomik Alanı’n varlığını yasa dışı buluyor.
Repsol ve Türkiye Petrolleri arasındaki anlaşmayı da bu bazda yasa dışı olarak yorumlayan Yunanistan, Avrupalı müttefiklerine protestosunu iletti.
Anlaşmaya konu olan arama sahası, 10 bin 300 kilometrekareden fazla bir alanı kaplarken, deniz derinliğinin 1.500 metreyi aştiği derin deniz alanlarını da bünyesinde barındırıyor.
Konsorsiyumda projenin operatörlüğünü üstlenen İspanyol Repsol yüzde 40 hisseye sahip bulunurken, TPAO da projede yüzde 40’lık eşit bir payı elinde tutuyor.
Macar MOL Group ise kalan yüzde 20’lik hisseyi üstleniyor. Belirlenen minimum çalışma programı kapsamında ortak girişimin, sahadaki faaliyetleri doğrultusunda 1.500 kilometre 2 boyutlu (2D) sismik araştırma ve 2 bin 300 kilometrekare 3 boyutlu (3D) sismik araştırma yapması bekleniyor.
Ayrıca söz konusu program, bir adet arama kuyusunun açılmasını da içeriyor. Arama kuyusundan çıkacak olası petrolün anlaşmanın temeli olması bekleniyor.
AB üye ülkeleri İspanya, İtalya ve Macaristan’dan şirketlerin katılımı da Atina’da büyük öfkeye yol açtı.
Yunan basını, Türkiye’yle gizli ittifak kurmakla suçladığı İspanya, İtalya ve Macaristan’ı hedef gösterdi. Buna göre Avrupa ülkeleri, Türkiye’yi ‘gerekli bir kötülük’ olarak görüyor.
Pazartesi günü imzalanan anlaşma, Libya’nın yaklaşık yirmi yıl aradan sonra hidrokarbon arama çalışmalarını yeniden canlandırmaya çalıştığı ve ham petrol üretimini mevcut seviyesi olan günlük 1,3 ila 1,4 milyon varilin üzerine çıkarmayı hedeflediği bir dönemde gerçekleşti.
Atina, bu anlaşmanın Akdeniz’deki kendi arama çalışmalarını ve hakimiyetini gölgeliyebileceğini belirtti. Türkiye ve anlaşma tarafı AB ülkeleri açıklama yapmadı.
Atina için asıl acı olan ise, Bingazi’de imzalandığı aynı gün, doğu Libya’nın mareşali Halife Haftar’ın oğlu ve siyasi varisi Saddam Haftar’ın Atina’yı ziyaret ediyor olması oldu.
Bu ortaklık, siyasi istikrarsızlık ve petrol sektöründeki belirsizlikler nedeniyle uzun yıllardır kesintiye uğrayan uluslararası arama ve üretim faaliyetlerini yeniden canlandırmak isteyen Libya için stratejik bir adımı temsil ediyor.
Libya Ulusal Petrol Kurumu, yabancı enerji yatırımlarını ülkeye çekmek amacıyla hem karasal hem de açık deniz arama sahalarını kapsayan ruhsat ihale turunu 17 yıl aradan sonra ilk kez 2025 yılında yeniden açmıştı.
İmzalanan üretim paylaşım sözleşmesi, konsorsiyumun ruhsat ödülünden arama faaliyetlerine geçmesi için gerekli yasal çerçeveyi sağlıyor.
Bu anlaşma MOL Group’un uluslararası arama portföyünü Kuzey Afrika açıklarına genişletirken, TPAO’nun Akdeniz’de büyüyen enerji faaliyetlerine katkı sunuyor; Repsol ise Libya’daki operatörlük deneyimini bölgeye taşıyor.