Ağrı Dağı tırmanışında 4 bin 700 metre rakımda kaybolan ve 22 Mart’tan bu yana kendisinden haber alınamayan dağcı 58 yaşındaki Sevim Yılmaz’ın cansız bedenine bölgenin tur kayakçıları ulaştı.
İki çocuk annesi Sevim Yılmaz, 17 Mart’ta çıktığı Ağrı Dağı tırmanışının 5. gününde grup rehberi Emre Varol ile diğer grup üyeleri Tamer Takavcı, Anıl Gürman ve eski Survivor katılımcısı Serkan Ercan tarafından yalnız bırakıldığı iddiasıyla kaybolmuştu.
Olaya ilişkin hazırlanan fezlekede Varol’un Yılmaz’ın gruptan ayrılmasına rağmen diğer üyelerle zirve tırmanışına devam ettiği ve Acil Çağrı Merkezi (112) ile görüştüğü esnada “Acil bir vaka yok” dediği de öğrenilmişti.
22 Mart’tan bu yana tam 112 gündür kendisinden alınamayan Yılmaz’ın cesedine bölgedeki tur kayakçıları ulaştı.
Yılmaz’ın naaşına ulaşan TDF Antrenörü Beyazıt Öztürk, 3 ay öncesinde Yılmaz’ı aramaya Ağrı Dağına çıktıklarını ancak hava koşulları nedeniyle sonuca varamadıklarını söyledi.
Yılmaz’ın olduğu düşünülen bir çantayı AFAD’a ait İHA’nın tespit ettiğini aktaran Öztürk, Doğukan Kömür’le birlikte 4 bin 550 metre rakımda Yılmaz’ın naaşına ulaştıklarını belirtti.
T24’ten Uygar Ulusan’a konuşan Öztürk şunları kaydetti:
“Biz zaten bundan yaklaşık 3 ay önce bu bölgeye aramaya gelmiştik fakat kendisine ulaşamamıştık. Bölge çok karlıydı, hava şartları el vermemişti. Ben buraya yine ticari amaçla tur için geldim. Şu anda da Ağrı Dağı’nda araştırma yapan bir ekibe rehberlik yapıyorum. Organizasyonlarını üstlendim.
6 bilim insanıyla beraber her gün 4 bin 200 metre rakımdan zirveye gidip geliyoruz TDF’ye bağlı arkadaşlarımla. Her gün zirve dönüşümüz esnasın Yılmaz’ı aramaya başladık. Dün gittiğimiz rotada çok yaklaşmışız. Fakat cansız bedeni bir kayanın arkasında kaldığı için göremedik.
Bugün sabah 05.30 civarında AFAD’dan arkadaşlar geldi, 4 bin 200 metre kampına. AFAD yetkilileri İHA’nın (İnsansız hava aracının) bir şey tespit ettiğini söyledi. Ben de görüntüyü görmek istedim. Sadece baktık fotoğrafa. Karede Yılmaz’ın bedeni görünmüyordu, yalnızca turuncu çantası görünüyordu.
Doğukan Kömür arkadaşımızla ve AFAD’la birlikte bölgeye geldik. AFAD bizden biraz geride kaldı performans olarak tabii. Biz 4 bin 300 metre rakımda İHA’nın çantayı gördüğü alanı tarayarak çıkmaya başladık. 4 bin 500 metreye geldiğimizde Yılmaz’ın cansız bedenine yaklaşmıştık. İHA, 4 bin 550 metre şeklinde yükseklik belirtmiş.
Biz o rakıma geldiğimizde dağı yatay bir şekilde kesmeye başladık. Batıya doğru ilerlerken turuncu çantayı gördük. Saat 10.00 civarındaydı. Çantaya doğru ilerledik ve kayanın arkasında Yılmaz’ı bulduk. Hiç dokunmadık ve AFAD’a bilgi verdik. Koordinatları bildirdik, aynı yere AFAD’daki kişileri alıp aynı yere onları götürdük. Şimdi ise kendi işimize döndük, AFAD yetkilileri bölgede.”
Olay neydi?
İki çocuk annesi Sevim Yılmaz grup rehberi Emre Varol, Tamer Takavcı, Anıl Gürman ve Ali Bazazzade ile Ağrı Dağı’nın zirvesinde çıkmak için 17 Mart’ta yola çıktı.
Gruba destek sağlayan Yakup Civaş ekibi arabayla 2 bin 200 metre yüksekliğe bıraktı. Bu bölgede grubu karşılayan Ahmet Civaş 2 katırla birlikte ekibin eşyalarını 2 bin 700 metreye çıkardı.
Aynı gün 3 bin 400 metrede ilk kamplarını kuran grupta Bazazzade akşam saatlerinde rahatsızlandığı gerekçesiyle 18 Mart’ta sabahın erken saatlerinde gruptan ayrılarak inişe geçti.
Bazazzade aşağıda onu bekleyen araç ile Ağrı Dağı’ndan ayrıldı.
Bazazzade’nin gruptan ayrılmasıyla birlikte eski Survivor katılımcısı ve milli dağcı Serkan Ercan ekibe dahil oldu. 21 Mart’ta 3 bin 900 metre yükseklikteki kamp alanına intikal eden grup üyeleri aralarında yaptığı teknik toplantıdan sonra 22 Mart saat 03.00’de zirve tırmanışına geçti.
İddiaya göre 4 bin 700 metre rakımda Yılmaz’ın WhatsApp üzerinden grupta yer alan Anıl Gürman adlı kişiye “Sorun yok ben sizi yavaşlatıyorum siz devam edin ben iyiyim. Biraz dinlenip dönüşe geçeceğim” şeklinde mesaj attığı ve bunun üzerine Varol’un Gürman’ın cep telefonu üzerinden Yılmaz’a “kesinlikle geri dönmeyeceksin, geri dönmek çok tehlikeli” şeklinde sesli bir mesaj gönderip bivak torbasına girmesini, bulunduğu konumda kalmasını ve kafa lambasını açması üzerine uyarılarda bulunduğu kaydedildi.
İfadede o esnada havanın açık olduğunu belirten Varol’un Yılmaz orada yalnız olmasına rağmen grupla beraber zirve tırmanışa devam ettiği kaydedilmişti.
İnişe geçen ekip son görüldüğü noktaya ulaştıktan sonra Yılmaz’ı orada görememesi üzerine grup üyelerinden Gürman’ın paniklemesi ve hipotermi tehlikesi geçirmesi üzerine 112’yi aradığı ve bu esnada Varol’un Gürman’ın telefonuna müdahale ederek acil durum çağrı merkeziyle temasa geçtiği de ifadede yer aldı. Yılmaz’ın kaybolmasına rağmen Varol’un telefonda “Acil bir vaka yok, her şey yolunda” dediği, kendisinden haber alınamayan Yılmaz’ın durumunun 3 bin 900 metrede yer alan kamp alanına ulaşıldığında Jandarma ve diğer kurumlara bilgi verdiği kayıtlara yansıdı
Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olaya ilişkin hazırlanan fezlekede grup rehberi Emre Varol ve gruba lojistik destek sağlayan A.C. hakkında Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçlamasıyla kamu davası açılması talep edildi.
Soruşturma sürerken Yılmaz’ın avukatları Varol’un dağcılık ve rehberlik lisansının iptali ve para cezası uygulanması talebiyle TDF’ye başvuru yaptıklarını açıklamıştı.