Özgür Özel: Geçtiğimiz günlerde bir savcıya, 'Yarın önüne gelindiğinde, isimler verilerek bizden, şu, şu, şu isimleri tutuklayacak mısın' diye sordular. Ankara'da kadro oluşturuluyor. Kayda geçsin diye söylüyorum.
Yurt gezilerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son genel seçimde yüzde 62 oy aldığı Niğde ile devam eden CHP’nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, kentte ilk olarak Ulukışla Beyağıl köyü kiraz bahçesinde işçilerle bir araya geldi.
Kiraz işçilerinin ve üreticilerinin sorunlarını dinleyen Özel, “Türkiye’de çiftçinin yaş ortalaması 57’ye çıktı. Çiftçilik yapan 3 gençten 2’si de asgari ücretle bir iş bulursam giderim diyor” ifadesini kullandı.
Özel daha sonra Yeni Çarşı’da esnaf ziyareti yaptı. Yoğun ilgi karşısında yürümekte zorlanan Özel burada da halka hitap etti.
“Arabanın girdiği yere kadar girdik, sokağın içinden yürüdük geldik. Her yerde olduğu gibi Niğde’de de artık insanlar bekliyorlar, karşılıyorlar, bizimle birlikte sel olup akıyorlar. Halkın coşkun akan selinin önünde kimse duramaz, bunu herkes böyle bilsin” diyen Özel şöyle devam etti:
Bir sel gibi aşağı doğru akarken aramızda bir engelli aracı kaldı, üç tekerlekli. Öyle olunca korktuk, izdihamdan zarar görür diye. Onu kenara almaya çalışırken dedi ki; ‘Bilerek size doğru geldim’ dedi. Benim dedi, adım Fuat Baş. ‘Bunu’ dedi, ‘sana vermeye geldim, emanet etmeye geldim. Bunu al git’ dedi. Sonra dedi, ‘Partini kurtar, ülkeni kurtar, iktidar ol, bunu bana geri getir’ dedi. Niğde’de Fuat Baş ağabeyimin bu emanetini alıyorum. Bir gün buraya geleceğiz, yine bu bankın üstüne çıkacağız, emaneti Fuat ağabeye geri vereceğiz.
Hani hep Erdoğan şöyle diyordu ya; ‘Yarıştık yendim, yarıştık yendim… Bakın şimdi Niğde’den ben ne diyorum: Tayyip Bey, sen daha bizim karşımıza yeni çıktın. Bir kere yarıştık, onu da ben kazandım! Hadi bakalım! Buradan söylüyorum, Tayyip Bey’e söylüyorum, Erdoğan’a söylüyorum: Öyle bol bol, geniş geniş konuşuyordun. Cesaretin varsa çık karşımıza, ikinci kez yarışalım, ikinci kez seni yenelim!
19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’na yapılan da, dün sabah Hüseyin Can Güner’e yapılan da iktidara yürüyen kadrolarımızı zora sokmak, bizi adaysız bırakmak, partimizi elimizden alarak kurumsuz bırakmak ve partiyi genel başkanına saldırarak lidersiz bırakma hesabıdır.
Beni buraya, bu bankın üstüne sarayın gücü çıkarmadı. Beni buraya, bu bankın üstüne yargı gücü çıkarmadı. Beni bu bankın üstüne paralar, pullar, zengin yandaş kurumlar çıkarmadı.”
Niğde’de halk buluşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, şunları söyledi:
“Ankara’da çok uzun süredir ‘Efendim Ankara’daki belediyelere operasyon yapılması hazırlığı var’ söylentisi var. Ankara’nın Cumhuriyet Başsavcısı, Başsavcı vekilleri ve tüm savcılar… Hiçbirisi Cumhuriyet Halk Partili falan değildir ama iktidar talimatıyla operasyon yapan insanlar da değildir. Geçtiğimiz günlerde bir savcıya, ‘Seni Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, Sulh Ceza Mahkemesi’ne görevlendireceğiz’ diyorlar. Yarın önüne gelindiğinde, isimler verilerek bizden, ‘Şu, şu, şu isimleri tutuklama istemiyle yapabileceksin, şu varsa kanıt varsa diyenin sağırına, körüne bu tutuklamalar geldiğinde gözünü kırpmadan tutuklayabilecek misin?’ diye mülakat yapıyorlar Ankara’daki atamalar için. Şimdi yeni görev dağılımları falan ortaya çıkıyor. Bununla ilgili şu anda mecliste görevli bir milletvekilimizin bir yakınına bunun sorulduğunu birinci ağızdan duyduk.”
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer bunu isimli, cisimli söyleyecek bir noktaya gelmeleri durumunda, bunu bütün Türkiye’ye, bütün dünyanın gözü önünde ilan edeceğiz. Bugün kendilerinin gelecekte tasarladıkları operasyonlara isim vererek ‘Önüne bu geldi bunu alacak mısın, yoksa mıc gık mı diyeceksin?’ diye soruyorlar görevlilere. Bunları bir noter marifetiyle, savcının atanması düşünülen savcının adı, kendisiyle konuşan kişi ve verdiği isimler… Bunları noter kaydına geçireceğiz ve böyle bir iş gerçekleştirdikten sonra da milletimize arz edeceğiz. Bu kadar net söylüyorum. Kayda geçirip bir kenarda bu isimlerin de, bütün bu kişilerin de tutacağız. Eninde sonunda bu siyasi operasyonlar, günü geldiğinde insanların özgürlükleri siyasi sebeplerle kısıtlandığı için gerçek soruşturma konusu haline gelecekler. Bunlar yargılanacak.”