Selim İmamoğlu mahkemede savunma yaptı: ‘Arkamda babam, kürsüde ben, bu sahne hiç unutulmayacak’

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oğlu tutuksuz sanık Selim İmamoğlu kürsüde "Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz” dedi.

Siyaset 7 Eylül 2026

İBB davasının 76. gününde kürsüye gelen Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu siyasetle hiçbir ilgisi olmadığını, davaya dahil edilmesinin nedeninin soyadı olduğunu savundu: 

“Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım. Burada olmamın gerçek sebebinin babamın üstünde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum. Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz.”

Kendisi gibi ailesinin de davanın hedeflerinden biri haline getirildiğini söyleyen İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşına tedbir konulduğunu ve Balıkesir’deki evinin bahçesinde kazı yapıldığını, dayıları Cevat ve Ali Kaya’nın ise tutuklandığını hatırlattı.

İddianamede tek bir eylemden sorumlu tutulduğunu ve bunun iki konuya dayandığını anlatan İmamoğlu, bunların annesi, babası ve dedesinden aldığı borçlarla Hırvatistan’daki bir projeye yaptığı yatırım ve 2024 yılında satın aldığı yelkenli olduğunu söyledi. Aile şirketinde çalışırken şirketin faaliyetlerini yurt dışına genişletme fikri geliştirdiğini belirten İmamoğlu, “Yurt dışında bir projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim” diye konuştu.

Projeye ortaklık kapsamında İş Bankası üzerinden Hırvatistan’daki Kent Bank’a yaklaşık 390 bin Euro transfer ettiğini belirten İmamoğlu, banka hareketlerinin MASAK raporunda mükerrer yazıldığını ve gerçekte gönderilen miktarın iki katının transfer edilmiş gibi gösterildiğini söyledi: 

“MASAK’ın yaptığı bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum. Ancak bunun yanlış şekilde medyaya sızmasına izin verilmemesi gerekirken bu engellenmedi ve medyada yalan haberler yapıldı. Takdir edersiniz ki bir yanlış, bir sorun düzeltilse bile o yanlışın kamuoyunda yarattığı zarar, yanlış algı kendiliğinden ortadan kalkmıyor.”

Yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle akademik çalışmalarının da aksadığını anlatan İmamoğlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği eğitiminin yanı sıra fizik mühendisliği okuduğunu ve yüksek lisans eğitimine devam ettiğini belirtti. Alman Fizik Topluluğu’nun düzenlediği uluslararası konferansa yaklaşık iki yıllık çalışmasının sonucunda hazırladığı poster sunumuyla katılmak üzere kabul aldığını, ancak hakkındaki yurt dışı yasağı nedeniyle Almanya’ya gidemediğini söyledi.

“Bilim literatürüne küçük de olsa bir katkıda bulunmak benim için çok değerli ve bunun için çalışmaya devam edeceğim” diyen İmamoğlu savunmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Ben ve benim gibi tüm gençler hayal kurabilmek, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek istiyoruz. Fakat adaletsizliklerle karşılaştığımız bu ortamda sadece vakit kaybediyoruz. Bize bu yaşatılanlar kısa vadede birilerini rahatlatabilir ancak böyle devam ederse uzun vadede hepimizi zan altında bırakacak bir süreci yaşıyoruz. Haliyle yaşanılan hiçbir şeyin aslında hiç kimseye bir faydası yok. Bu yüzden tüm bu yanlışlıklardan geri dönülmeli ve herkesin huzurlu ve mutlu olduğu bir ülkeye sahip olmalıyız. Birbirimizin elinden tutmaya, omuz omuza vermeye ihtiyacımız var. Ülkemizin ortak değerlerini beraber yaşatmalıyız. Birbirimizi kırarak ve dökerek hiçbir yere varamayız. Etrafımız yangın yeriyken güçlü olmalıyız, birlik olmalıyız. Ülkemizde adil ve eşitlikçi bir ortam sağlandığında bizi uzun vadede kurtaracak yegane şeyin bilim ve teknoloji olduğuna inanıyorum. Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun. Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum.”

Konuşmasının sonunda hesaplarındaki tedbir ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep eden İmamoğlu “En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” dedi.

Mahkeme başkanının Hırvatistan’daki şirketin faaliyetlerine ilişkin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu tek başına kurduğu şirketin inşaat ve yatırım alanında faaliyet gösterdiğini, Hırvatistan’daki projede ana firmaya yüzde 20 ortak olduğunu ve geliştirdikleri bir projenin halen devam ettiğini belirtti.

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.