‘Troya kadar önemli’ kazı: İlk Tunç Çağı’na ait savunma duvarı bulundu

Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde Maydos Kilisetepe Höyüğü'ndeki arkeolojik kazıda 4200 yıllık savunma duvarı gün yüzüne çıkarıldı. Kazı B:aşkanı Prof. Dr. Göksel Sazcı 17 yıldır sürdürdükleri kazıda alanın henüz yüzde 5'lik kısmını inceleyebildiklerini söyledi.

Arkeoloji 15 Eylül 2026

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni, Çanakkale Valiliğinin desteği ve İÇDAŞ’ın sponsorluğunda “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda yer alan Maydos Kilisetepe Höyüğü’ndeki kazı çalışmaları devam ediyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Sazcı başkanlığındaki ekip, ilçe merkezinde denize yakın konumdaki kazıların 17’nci yılında, 7 metre derinlikte savunma duvarını gün yüzüne çıkardı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Göksel Sazcı AA muhabirine 2026 kazı dönemine 1 Temmuz’da başladıklarını ve eylül sonuna kadar sahadaki faaliyetleri sürdüreceklerini söyledi.

Bu yıl iki ayrı alanda çalışma yürüttüklerini belirten Sazcı 2010 yılında başladıkları kazılarda 4 temel hedef belirlediklerini dile getirdi.

Sazcı birinci hedeflerinin yerleşim yeri içinde kalan höyüğü hem fiziki olarak koruma altına almak hem de yerel halkı bilgilendirip eğitime dahil ederek alanın korunması gereken bir kültür varlığı olduğunu onlara bunu öğretmek olduğunu aktararak “Bunu başardık sanırım. Burada kazılara başladığımız günden bu yana herhangi bir tahribat söz konusu olmadı.” dedi.

İkinci hedeflerinin Erken Demir Çağı (Karanlık Çağ) dönemine yönelik araştırmalar olduğunu ifade eden Sazcı bu yıl söz konusu dönemi yakalamak için özel bir alanda çalıştıklarını ve döneme ait kalıntılar ile yıkıntıları kısmen ortaya çıkardıklarını kaydetti.

“MÖ ikinci binde Trakya ve Doğu Avrupa ile ilişkiler ortaya çıkarıldı”

Üçüncü önemli hedeflerinin bölgenin milattan önce (MÖ) ikinci bindeki siyasi durumunu ve Homeros’un anlattığı dönemin bölgedeki yapısını anlamak olduğuna dikkati çeken Sazcı şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu konuyla ilgili önceki yıllarda araştırdığımız alanlarda önemli sonuçlar elde ettik. Bölgede daha önce bilinmeyen kültür unsurlarını ortaya çıkardık. Özellikle MÖ ikinci binde bölgenin Trakya ve Doğu Avrupa ile ilişkisi bilinmiyordu. Kazıda ortaya çıkardığımız buluntularla bölgenin Bulgaristan’dan Romanya’ya kadar olan ilişkileri hakkında yeni yorumlar yapabiliyoruz. O açıdan da mutluyuz, yani istediğimiz sonucu elde ettik.”

Sazcı dördüncü hedeflerinin de Troya’da iyi bilinmeyen ve İlk Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na geçişi karakterize eden “Troya III-IV-V” dönemlerini araştırmak olduğunu vurguladı.

Önceki yıllarda höyüğün kuzeybatı kısmında bu dönemle ilgili buluntular elde ettiklerini hatırlatan Sazcı şöyle devam etti:

“Bu yıl da uzun yıllardır araştırma yaptığımız bir alanda yaklaşık 7 metrelik dolgu kazarak İlk Tunç Çağı’na ait savunma duvarına ulaştık. Duvarın yaklaşık 4 metrelik bir uzantısını burada ortaya çıkarmış olduk. 2 metreden biraz daha fazla yüksekliğe sahip bir taş temeli olduğunu, üzerinde de kerpiç üst yapısının bulunduğunu tespit ettik. Yine kazılarımızda zamanla bu duvarın yükseltilerek işlevini yitirene kadar kullanımda kaldığını gördük. Bu savunma duvarı milattan önce 2100-2200 yıllarına tarihleniyor. Yani yaklaşık 4 bin 200 yıllık bir yaşı var bu duvarın.”

Maydos yerleşiminin deniz kenarında yer aldığına işaret eden Sazcı, karaya bakan taraftaki çalışmalarda daha önce kuzeybatı kısmında farklı dönemlere ait surlar bulduklarını, bu kez de güneybatı kesiminde savunma duvarını gün yüzüne çıkardıklarını söyledi.

“Troya ile aynı boyutlara sahip, henüz yüzde 5’i incelendi”

Prof. Dr. Sazcı, 17 yıldır sürdürdükleri kazı çalışmalarında alanın henüz yaklaşık yüzde 5’lik kısmını inceleyebildiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Yüzdeye vuracak olursak daha yolun çok başındayız. 17 yıldır çalışıyoruz ama benim tahminim henüz alanın yüzde 5’i incelenmiştir. Buranın tamamı için benim ömrüm yetmez, öğrencilerimin de yetmez, onların öğrencilerinin de yetmez. Çok büyük bir alan. Gelibolu Yarımadası’nın en büyük höyüğü. Burası Troya’daki Hisarlık Tepesi ile aynı boyutlara sahip. Troya 150 yıldır belki daha fazla süredir kazılıyor. Oranın da en fazla yüzde 20’lik alanının kazıldığını tahmin ediyorum.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.