Yazar Cem Akaş, oğlunun acısıyla 6 gün durabildi

Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş bir süredir pankreas kanseri tedavisi görüyordu. Hayata tutunma sebebi 19 yaşındaki oğlunun üniversiteye başladığını görmekti. 6 gün önce oğlu kalp krizinden hayatını kaybetti. Dün de Cem Akaş'tan acı haber geldi.

Kültür Sanat 28 Ekim 2026

Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni, yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş 58 yaşında hayatını kaybetti. Fotoğraf sanatçısı Esra Özdoğan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Can Akaş’ı 22 Ekimde, yani altın gün önce kaybeden Cem Akaş, bir süreden beri en ölümcül kanserlerden biri olan pankreas kanseriyle boğuyor, oğlunun üniversiteye başladığını görme ümidiyle hayata tutunuyordu.

19 yaşındaki Can Akaş, 22 Ekim’de bir kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Can Akaş’ın bu genç yaşta kalp krizi geçirmesini doktorlar bir süredir kullandığı halk arasında “elektronik sigara” diye geçen vade cihazlarına bağladı. Bu cihazlardan içe çekilen buhar ve kimyasal karışımının dünya çapında kronik akciğer hastalıkları ve ölümler yarattığı biliniyor.

19 yaşındaki oğlunun kaybı, Cem Akaş için de eski eşi Esra Özdoğan için çok yıkıcı oldu. Cem Akaş bu acıyla 6 gün yaşayabildi, 28 ekim sabahı onun da ölüm haberi geldi. Cem Akaş’ın da hayatını kaybetmesi ailesini, yakınlarını ve edebiyat dünyasını yasa boğdu.

Cem Akaş’ın vefatını Can Yayınları duyurdu. Yayınevinin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Değerli çalışma arkadaşımız, dostumuz, Genel Yayın Yönetmenimiz; yazar, editör ve çevirmen Cem Akaş’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz.”

Cem Akaş

1968 yılında Almanya’da doğan ve 7 yaşına kadar ailesiyle birlikte Almanya’da yaşayan Cem Akaş, 1974’te Türkiye’ye taşındı ve İzmit’e yerleşerek ilköğrenimini Seka İlkokulu’nda tamamladı. Robert Kolej’i bitirdi, Boğaziçi Üniversitesi’nden kimya mühendisi diploması aldı. New York’ta yaşadığı bir buçuk yıl süresince Columbia Üniversitesi’nde siyaset kuramı master’ı yaptı. 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü’nden “Collective Political Action in the Turkish Press, 1950-1980” başlıklı teziyle doktora derecesini aldı.

Cem Akaş, ilk öyküsünü 1987 yılında, Gergedan dergisinde yayımladı: “Gerçeğin Öte Yanında”. 1992-2004 yılları arasında Yapı Kredi Yayınları’nda çeşitli konumlarda (editör, genel yayın yönetmeni, yayın danışmanı) çalıştı. 2005 yılında, yayıncılık hizmetleri veren g yayın grubu’nu kurdu ve yayın yönetmenliğini üstlendi. “Sıcak Nal”, ku-ko kurgu kolektifi ve “tuhaf etki”nin kurucuları arasında yer aldı. Cem Akaş, Sabancı Üniversitesi’nde “yaratıcı yazarlık” dersleri de vermiştir. 2018-2026 yılları arasında ölümüne kadar Can Yayınları’nın genel yayın yönetmenliği görevini üstlendi ve sürdürdü.

Cem Akaş’ın yayımlanan ilk kitabı Noktanın Kesişimleri Antolojisi, “alabildiğine zengin bir program” getiren, “edebiyat adamında çok sık rastlanmayan, son derece besleyici bir ilgi alanına dayanan” bir yazarın habercisi olarak selamlandı. 1992 yılında iki romanı birden yayımlandı. Kısa sürede “kült roman” statüsünü kazanan 7, “okurun yüzünü gözünü çarpıtacak kadar sıkı sürprizler”le dolu olmasıyla, sinematografik kurgusuyla ve cinselliği betimleyişiyle dikkat çekti. Suç ve Ceza‘ysa “yazında Borgescil bir dönüşümün başlattığı ancak düşünsel muştularının Benjamin’e değin uzandığı bilinen ve Batı yazınlarında çok sık olarak kullanılmaya başlanılan üretimsel mayanın artık Türkiye’de de tutmaya başladığının bir göstergesi” olarak görüldü. Cem Akaş’ın üç romandan (Balığın Esir Düştüğü Yer, Sönmemiş Kireç, Oyun İmparatorluğu) oluşan kitabı Olgunluk Çağı Üçlemesi, çağdaş Türkçe edebiyatta benzeri az görülen bir distopyaydı ve kurgusunun giriftliğiyle olduğu kadar, “yüzyıllar sonra okunabilecek bir ‘geçmiş tarih’in öyküsü” olarak da dikkat çekti. Akaş 2009’da 19 adlı romanını yayımladı. Bölüm, paragraf, cümle, sözcük ve karakter sayılarının hepsinin 19’un katları olduğu bu roman, yapı ve içerik olarak Kur’an‘ın surelerinin üzerine kurulmuştu ve Türkçe edebiyatta Kur’an‘ı yazınsal bir metin olarak gören ve bu metne yazınsal göndermelerle kurulan ilk roman olmasıyla öne çıktı. Akaş’ın 2012’de yayımlanan öykü kitabı Tekerleksiz Bisikletler, yazarın “eksiltmeli öykü” olarak nitelendirdiği bir teknikle yazılmış metinleri bir araya getirdi. Öyküyü oluşturan çeşitli yapısal unsurların atılarak nasıl metinler elde edilebileceğini araştıran yazarın bu çabasının, güçlü bir birikime dayandığı düşünüldü: “Tüm bu öyküler Akaş’ın yadsınamayacak birikiminin de bir göstergesini oluşturuyor. Selçuklu labirentlerinden Mısır piramitlerine dallarını uzatan, Bursa’da nefes alan, sonunda da bir Borges metnine bağlanan bir öyküyü kaleme alabilen yazarın birikimi de bu türden yansılarla gözler önüne seriliyor.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.