Amerika’nın konuştuğu üniversitede tecavüz: Cornell olayıyla ilgili bilinmesi gereken her şey

Amerika iki haftadır ülkenin en saygın üniversiteleri arasında sayılan Cornell'de 2024'te yaşanan ve üstü kapatılan bir tecavüz olayını konuşuyor. Adı gizlenip Jane Doe olarak kodlanan bir genç kadın, 7 erkeğin birden cinsel saldırısına uğradığını, kendisine zorla uyuşturucu verildiğini söylüyor.

Popüler 4 Ekim 2026

Amerika iki haftadır ülkenin en saygın üniversitelerinden biri olan Cornell’de bir öğrenci cemiyetinde 2024’te yaşandığı iddia edilen ama savcılık tarafından hiç soruşturulmadan kapatılan bir toplu tecavüz olayını konuşuyor.

New York Valisi Kathy Hochul, eyaletin başsavcısı Letitia James’i, eski bir Cornell Üniversitesi öğrencisinin 2024 yılında bir kampüs kardeşlik cemiyetinde (fraternity) tecavüze uğradığı yönündeki iddialarına ilişkin soruşturmayı yürütmek üzere görevlendirdi.

Geçtiğimiz ay, mahkeme belgelerinde Jane Doe olarak tanımlanan öğrenci; üniversiteye, üyesi olduğu kız öğrenci cemiyetine (sorority), erkek öğrenci cemiyetine (fraternity) ve saldırıya karıştığını iddia ettiği yedi erkeğe dava açtı. Dava, üniversite kampüslerinde süregelen cinsel saldırı sorunuyla ilgili ülke çapındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Savcı Letitia James, soruşturmayı; iddiaları ve Cornell polisinin adımlarını ele alma biçimi zaten çokça tartışılan yerel bölge savcısı Matthew Van Houten’dan devralıyor.

Jane Doe olarak kodlanan şikayetçi kadın, olayın yaşandığını belirttiği tarihten üç hafta sonra durumu üniversite polisine bildirdi. Polis, kadının suçlamaları hakkında dahili bir soruşturma başlattı ve savcı Van Houten’ın ofisinden kadının ifadesini incelemesini istedi. Ancak Van Houten, cezai suçlama yöneltmek için yeterli kanıt bulunmadığına karar vererek dosyayı kapattı.

Jane Doe’nun geçen ay dava açmasının ardından Savcı Van Houten vakayı yeniden açtığını duyurdu.

The New York Times gazetesi, artık bütün Amerika’nın başlıca gündem maddelerinden biri haline gelen Cornell üniversitesi vakasını özetledi:

Cornell Üniversitesi, New York eyaletinde Ithaca kentinde

Jane Doe hakkında ne biliyoruz?

Jane Doe davada anonim olarak yer aldığı ve iddia edilen bir cinsel saldırı mağduru olduğu için The New York Times onun adını veya kimliğini belirtecek ayrıntıları yayınlamıyor. Avukatı, müvekkilinin Cornell’den yaklaşık 1.000 mil (1.600 km) uzaktaki küçük bir kasabadan olduğunu söyledi. Üniversiteye Ağustos 2022’de lisans öğrencisi olarak başlayan kadın, 2024’te tecavüze uğradığını belirttikten sonra okulu bıraktı. O sırada 20 yaşındaydı ve Tri-Delta kız öğrenci cemiyetinin üyesiydi.

Avukatı, müvekkilinin şu anda olayın artçı etkileriyle mücadele ettiğini ve üniversiteye devam etmediğini söyledi.

Dava dilekçesinde ne olduğu söyleniyor?

Dava dilekçesine göre kadın, 19 Ekim 2024 tarihinde Ithaca, New York’taki Chi Phi erkek öğrenci cemiyeti binasında yaklaşık yedi saat boyunca defalarca tecavüze uğradı.

Dava dilekçesinde, kadının geceye kız öğrenci cemiyeti evinde votka içerek başladığı belirtiliyor. Saat 20:30 sularında, cemiyetinin bir barda düzenlediği etkinliğe gitmek üzere Uber’e bindi. Barın girişindeki korumalar onun reşit olmadığını doğru bir şekilde tespit etmesine rağmen, kendisine en az bir alkollü içecek servis edildiğini iddia ediyor. Saat 23:00 sularında, arkadaşı olarak gördüğü bir erkeği görmek için yaklaşık bir mil yürüyerek Chi Phi kardeşlik evine gitmeye karar verdi.

Dava dilekçesine göre, eve vardığında arkadaşı ve cemiyet kardeşleri ona bira, esrar, rom ve ketamin verdi. Dilekçede kadın, daha önce ketamin denemediğini ve burundan çekmesi için üzerinde baskı kurulduğunu iddia ediyor. Dava dilekçesi daha sonra arkadaşı ve altı erkeğin daha dahil olduğu bir dizi cinsel saldırıyı ve devam eden uyuşturucu kullanımını detaylandırıyor.

Dava dilekçesinde yer alan bir ekran görüntüsüne göre, saat 01:42 sularında erkeklerden biri Chi Phi Snapchat grubuna kadın üreme organı için kaba bir terim kullanarak diğerlerini de cinsel saldırıya katılmaya davet eden bir mesaj gönderdi.

Cornelldeki erkek öğrenci cemiyeti Chi Phi’nin binası.

Polis nasıl tepki verdi?

Jane Doe, arkadaşlarının teşvikiyle 8 Kasım 2024’te olayı Cornell Polisine bildirdi.

Polis kampüse bir suç uyarısı göndererek, bir mağdurun bir kardeşlik evinde “birkaç erkek tarafından cinsel saldırıya uğradığını, ketamin ve diğer uyuşturucuları tüketmeye zorlandığını” bildirdiğini belirtti. Şükran Günü öncesinde kampüse gönderdiği mesajda Cornell rektörü, Polis Departmanının cezai soruşturmasını sürdürdüğünü ve iddialarla ilgili ikinci bir idari soruşturmanın da devam ettiğini söyledi.

O ayın ilerleyen günlerinde Cornell polisi, Tompkins Bölgesi savcılığından Jane Doe’nun imzaladığı ifadeyi incelemesini istedi. Times tarafından ele geçirilen belgelere göre bu ifade, tecavüze uğradığına dair net beyanı da dahil olmak üzere polisle yaptığı görüşmede kullandığı kesin dilden bazı unsurları barındırmıyordu.

Savcılar polise, New York Eyaleti yasalarına göre bu ifadeye dayanarak cezai suçlamada bulunabileceklerini düşünmediklerini iletti. Times tarafından elde edilen Cornell’in dahili dosyaları, kampüs polisinin 31 Ocak 2025’te Jane Doe’ya bölge savcısının suçlamaların peşini bırakacağını söylediğini gösteriyor.

Pazartesi günü, Jane Doe’nun altı sayfalık ilk ifadesinden yalnızca kesitler yayınlayan bölge savcısı; ifadenin, uyuşturucu ve alkolün etkisinde olmasına rağmen, cinsel eylemlere zorlandığını veya hareket edemeyecek/karar veremeyecek durumda (incapacitated) olduğunu açıkça ortaya koymadığını söyledi.

Cornell nasıl tepki verdi?

Dava dilekçesinde, üniversitenin derhal erkek öğrenci cemiyetini ve dilekçede adı geçen yedi erkeği uzaklaştırma cezasına çarptırdığı belirtildi.

Erkeklerin çoğu, 2024 kışı boyunca üniversitenin müfettişleri tarafından sorgulandı. Times tarafından elde edilen kayıtlara göre, erkeklerden dördü kadınla cinsel temasta bulunduklarını kabul etti ancak etkileşimlerinin karşılıklı rızaya dayalı olduğunu söyledi. Diğerleri ise cinsel temaslara katıldıklarını reddetti.

Cornell’in idari süreci de suçlanan erkekler için olası disiplin cezalarını belirlemek üzere harekete geçti. Kadının dava dilekçesine göre, Mayıs 2025’te öğretim üyeleri ve personelden oluşan bir heyet önünde en az 12 duruşma yapıldı.

Dava dilekçesine göre, suçlanan erkeklere “Cornell’e makaleler sunarak davranışlarını hafifletme fırsatı tanındı.” Cornell, “düşünce yazıları” (reflection papers) olarak adlandırdığı bu makalelerin, heyetin bazı erkekler için kararlaştırdığı cezanın bir parçası olduğunu reddetmiyor. Ancak makalelerin hiçbiri için tek yaptırım olmadığını söylüyor.

Cornell, öğrenci gizliliği kurallarını gerekçe göstererek erkeklerin ayrı ayrı nasıl cezalandırıldığına dair ayrıntı vermeyi reddetti. Erkeklere “okuldan atılma ve uzaklaştırmayı da içeren bir dizi yaptırım” uyguladığını belirtiyor. Jane Doe’yu temsil eden avukat Thomas Giuffra ise röportajlarında erkeklerden sadece ikisinin okuldan atıldığını ve müvekkilinin adaletin yerini bulduğunu hissetmediğini söyledi.

Kardeşlik cemiyetinin kampüsteki faaliyeti kalıcı olarak yasaklandı.

Davanın şu ana kadarki yansımaları ne oldu?

İnternette milyonlarca insan dava haberini tartışıyor veya etkileşimde bulunuyor; bu da Cornell ve diğer üniversite kampüslerindeki süregelen cinsel saldırı sorununa ulusal düzeyde dikkat çekiyor. Ithaca Belediye Başkanı 28 Eylül’de yaptığı açıklamada, üniversite cinsel saldırı politikalarını reforme edene kadar Cornell etkinliklerine verilen izinlerin askıya alınmasını teklif ettiğini söyledi.

Baskı ve kamuoyu dikkati, Tompkins Bölgesi savcısını ceza davasını yeniden açmaya yöneltti. Savcı Van Houten 29 Eylül’de verdiği bir röportajda, iddiasına ilişkin “var olan yeni kanıtları görüşmek üzere” yakın zamanda Jane Doe ile doğrudan konuşmayı umduğunu söyledi.

1 Ekim’de Vali Hochul, eyalet başsavcısı Letitia James’i, Cornell’in vakayı ele alış biçimine ilişkin bağımsız bir soruşturmayı yürütmek üzere özel savcı olarak atadı. Vali Hochul, “Birileri insanlara bildirdiğinden daha fazlasını biliyordu,” dedi.

Özel savcı olarak James, Jane Doe’nun tecavüze uğradığı yönündeki iddiaları soruşturma konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip. Vakayı yerel savcı Van Houten’dan devralan James; tanıkları ve belgeleri çağırma (mahkeme emri çıkarma) ve soruşturmanın kapsamını Jane Doe tarafından suçlanan yedi erkeğin ötesine genişletme konusunda yasal yetkiye sahip. Olayla ilgili cezai suçlamalarda bulunabilir.

Suçlanan yedi erkeğin isimleri ve fotoğrafları, kimilerinin hesap sorulmasını sağlamaya yönelik tabandan gelen bir çaba, kimilerinin ise henüz bir suçla itham edilmemiş erkeklere yönelik bir taciz biçimi olarak gördüğü hareketin bir parçası olarak internette yaygın bir şekilde dolaşıyor.

Erkek öğrenci cemiyeti nasıl tepki verdi?

Chi Phi’nin ulusal kuruluşunun geçici icra direktörü Trey Robb, 30 Eylül’de yaptığı açıklamada, Cornell şubesinin, bir kadının kampüs polisine ifadesini vermesinden üç gün sonra, 2024’teki cinsel saldırıya karıştığı düşünülen üyeleri ihraç ettiğini söyledi. Cemiyetin ulusal merkezinin de daha sonra aynı yolu izleyerek bu kişileri üyelikten çıkardığını belirtti.

Merkezi Atlanta’da bulunan kuruluşun yetkilisi Robb, “Bu eylemler, kanunların veya Cornell Üniversitesi’nin bizden talep ettiği her şeyin ötesine geçti,” dedi.

Açıklamada ihraç edilen erkeklerin isimleri verilmedi veya kaç üyenin cemiyetten çıkarıldığı belirtilmedi; yalnızca Chi Phi’nin “suçlanan üyeleri kayıtlarından sildiği” ifade edildi.

Ancak Times tarafından elde edilen belgeler, şubenin 12 Kasım 2024’te dört öğrenciyi çıkardığını gösteriyor. Jane Doe ise dava dilekçesinde yedi kişinin adını vermişti.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.