Adolf Hitler’e ait olduğu iddia edilen nadir Luger tabanca 2016’da Arjantin’de bir tamircinin evine düzenlenen polis baskınının ardından kayboldu. Tabanca için açılan davada Arjantin devleti tazminat için ön ödeme yapacak, asıl tazminat silahın değerinin netleşmesinden sonra.
Dünyanın “en değerli tabancası” olduğu öne sürülen nadir bir Luger, Arjantin’de yıllardır süren bir hukuk mücadelesinin merkezinde bulunuyor.
New York Post’un haberine göre, Adolf Hitler’e ait olduğu iddia edilen Luger Parabellum 45 kalibre No. 5, Buenos Aires eyaletinin kırsal kesiminde yaşayan tamirci Juan Pablo Ruppel’in evine düzenlenen polis baskınının ardından ortadan kayboldu.
48 yaşındaki dört çocuk babası Ruppel, silahın polislerin kontrolüne girdikten sonra kendisine iade edilmediğini öne sürüyor. Ruppel, Buenos Aires Güvenlik Bakanlığı’na karşı açtığı davada silahın bedelinin kendisine ödenmesini talep ediyor.
Yalnızca beş prototipten biri
Davaya konu olan Luger, 1907 yılında ünlü silah tasarımcısı Georg Luger tarafından üretilen beş prototipten biri olarak tanımlanıyor. Luger Parabellum 45 kalibre No. 5, yalnızca nadirliği nedeniyle değil, Hitler’le bağlantısı olduğu iddiası nedeniyle de olağanüstü bir tarihi değere sahip.
Silahın 1979 tarihli Arjantin silah ruhsatı Buenos Aires’teki bir adresi gösteriyor. Söz konusu adres Nazi Almanyası’nın savaş suçlularından Josef Mengele’nin Arjantin’in başkentinde iki yıldan uzun süre yaşadığı adresle de ilişkilendiriliyor.
Silah ayrıca Interpol tarafından yayımlanan bir bildirimde üzerinde “Adolf Hitler” ibaresi bulunan bir Luger No. 5 olarak tanımlanıyor.
Ruppel ise silahın Hitler’e ait olduğunu kendisine büyük amcası Hans Ruppel’in söylediğini belirtiyor. Hans Ruppel’in, silahı 1948’de dönemin Arjantin Devlet Başkanı Juan Domingo Perón’un yardımıyla ülkeye getirdiğini anlattığı ifade ediliyor.
“Silah aileden miras kaldı”
Ruppel, Luger’ı büyük amcasından doğum günü hediyesi olarak aldığını söylüyor.
Hans Ruppel, II. Dünya Savaşı sırasında Hitler’in kişisel koruma birimi olan SS Division Leibstandarte’de görev yaptı ve 1945’te Arjantin’e kaçtı.
Ruppel’in ailesi tarafından yürütülen bağımsız soruşturmaya liderlik eden İngiliz araştırmacı gazeteci Laurence de Mello, Hans Ruppel’in II. Dünya Savaşı sırasında Nazi savaş suçlarına karıştığına ilişkin bir suçlama bulunmadığını belirtiyor.
De Mello, yıllardır Güney Amerika’ya uzanan Nazi kaçış güzergâhlarını araştırdığını ve savaş sonrasında yüksek profilli Nazi isimlerinin yanı sıra değerli varlıkların da Arjantin’e nasıl taşındığını incelediğini söylüyor.
“50 milyon dolar yerine silahı seçerim”
Ruppel, silahın kendisi açısından yalnızca maddi bir değere sahip olmadığını belirtiyor.
“Biri bana 50 milyon teklif etse ya da silahı geri verse her zaman silahı seçerim” diyen Ruppel ancak Luger’ın yıllardır bulunamaması nedeniyle artık hükümetten tazminat istediğini söylüyor.
Ruppel’in davasında silahın güncel değerinin yaklaşık 42 milyon dolar olduğu ileri sürülüyor. Ancak bu rakam henüz bağımsız bir uzman tarafından kesinleştirilmiş değil.
Buenos Aires’teki bir hukuk mahkemesi bu ay Güvenlik Bakanlığı’nı şimdilik 15 bin dolar artı ödemekle sorumlu tuttu. Mahkemenin nihai değerlendirmesinde, silahın güncel değerinin bağımsız bir uzman tarafından belirlenmesi bekleniyor.
Baskını yapan polisler yargılanacak
Silahın kaybolmasıyla ilgili tartışmanın merkezinde 2016 yılında Ruppel’in evine düzenlenen polis baskını bulunuyor.
Ruppel’in açtığı davaya göre, evine baskın düzenlendiğinde kendisi tabak, bardak ve çatal-bıçak gibi küçük eşyaları çalmakla suçlanıyordu. Ancak bu suçlamalar nedeniyle hakkında hiçbir zaman dava açılmadı.
Ruppel, buna rağmen baskına katılan polislerden birinin Luger’ı evden aldığını ve silahın daha sonra devletin kontrolüne geçtiğini ileri sürüyor.
Baskını yöneten iki polis memurunun gelecek yıl mart ayında ağırlaştırılmış hırsızlık ve kamu görevlisinin görevlerini ihlal etme suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.
Ruppel’e göre asıl soru da silahın devlet kontrolüne girdikten sonra nasıl kaybolduğu.
Ailesinin soruşturmasını yürüten De Mello “Bu silahın kırsal bir elektrikçinin evinde bulunması benim için şaşırtıcı değil. Asıl şaşırtıcı olan eyalet polislerinin silahı bulmak için yanlış bir gerekçeyle baskın düzenlemesi ve ne aradıklarını bilmeleriydi” iddiasında bulunuyor.
De Mello ayrıca silahın devletin kontrolüne alındığını ancak devletin daha sonra silahı bulamadığını belirterek, olayda tek bir polis memurunun ötesinde daha geniş bir soruşturma yapılması gerektiğini savunuyor.
Silah hâlâ bulunamadı
Davanın en dikkat çekici unsuru Hitler’e ait olduğu öne sürülen Luger’ın bugün nerede olduğunun bilinmemesi.
Ruppel silahın devlet kontrolünde kaybolduğunu savunurken Buenos Aires Güvenlik Bakanlığı’nın sorumluluğunun mahkeme tarafından kabul edilmesi davanın önemli aşamalarından biri oldu.
Ancak 42 milyon dolarlık değer henüz kesinleşmiş değil. Mahkeme silahın gerçek piyasa değerinin bağımsız bir uzman tarafından belirlenmesini bekliyor.
Luger’ın gerçekten Adolf Hitler’e ait olup olmadığına ilişkin iddia da davanın önemli tartışma başlıklarından biri. Silahın üzerindeki “Adolf Hitler” ibaresi, Interpol kaydı ve aileden aktarılan tarihçe bu iddiayı destekleyen unsurlar olarak gösteriliyor; ancak haberde bu bağlantının kesin biçimde kanıtlandığına ilişkin bağımsız bir doğrulama yer almıyor.
Silahın bulunması halinde ise yaklaşık 120 yıllık Luger’ın hem tarihi hem de koleksiyon değeri açısından dünyanın en önemli ateşli silahlarından biri olabileceği belirtiliyor.